“Hedefimiz çevresel sürdürülebilirlik uygulamasında lider şirket olmak”

“Hedefimiz çevresel sürdürülebilirlik uygulamasında lider şirket olmak”

Sürdürülebilir tarım konusunda sahadaki uygulamaların yanı sıra çiftçilerin eğitimi konusunda da önemli çalışmalar yürüten PepsiCo’nun Türkiye ve Büyük Balkanlar Kurumsal İlişkiler Kıdemli Direktörü Esra İren, Agro Akademi eğitimlerinden tescilli marka haline getirdikleri gübreleri Naturalis’e, sürdürülebilirlik vizyonlarını anlattı.

Sürdürülebilir tarım konusundaki çalışmalarınız neler? Çalışmalarınızla beraber geldiğiniz nokta hakkında bilgi verebilir misiniz?

Sürdürülebilir tarım konusunda sahadaki uygulamalarımızın yanı sıra çiftçilerin eğitimi konusunda da önemli çalışmalar yürütüyoruz. Her yıl tekrarladığımız Agro Akademi eğitimleriyle çiftçilerimizi dünyadaki son gelişmelerle buluşturuyoruz. Bu sayede cipslik ve tohumluk patates üretiminde en iyi uygulamaları paylaşmayı hedefliyor, çiftçilerle iletişimi artırarak, başarılı sonuçları kendilerine aktarıyoruz. Agro Akademi kapsamında 13 yılda, 3 binden fazla üreticiye ulaştık ve toplamda 16 bin 650 saat eğitim verdik.

Türkiye’deki güçlü tarım organizasyonumuz sebebiyle tarımsal sürdürülebilirlik alanında diğer PepsiCo ülkelerine örnek olan projeler gerçekleştiriyoruz. Bunları üç başlıkta ele alabiliriz: Tarımda teknoloji, tarımda yerelleşme ve döngüsel ekonomi uygulamaları.

Tarımda teknoloji kullanımı,verimli kaynak kullanımı için kritik önem taşıyor. Damla sulama, mini yağmurlama gibi sulama teknolojileri, Türkiye gibi su riskinin yüksek olduğu bir coğrafyada çok kritik. Bu nedenle birlikte çalıştığımız çiftçilerin bu teknolojileri kullanmaları için tarım ekibimizle destek oluyoruz. Agro Akademi adını verdiğimiz yılda bir defa gerçekleşen geniş katılımlı eğitimlerimizin yanı sıra düzenli olarak tarla ziyaretleri yaparak çiftçilerimizin en verimli, en az kaynak kullanımı yaparak üretim yapmalarını sağlıyoruz. Diğer kullandığımız bir teknoloji Cambridge Üniversitesi ile ortak olarak geliştirilen, tarlalara yerleştirilen sensörler aracılığı ile nem bilgisini alarak sulama optimizasyonunu yapabilen ve aynı zamanda bünyesinde erken uyarı sistemi ve meteorolojik verileri barındıran i-Crop. iCrop’u da Türkiye’de kullanmaya başladık ve test alanlarında yüzde 5 ila 10 arasında su verimliliğine ulaştık. 2010 yılından beri bu çalışmalarımız ve verim artışı sayesinde birim başına kullandığımız suyu yüzde 50 azalttık.

Yerelleşme bir diğer odak alanımız. Patates tohumlarının yerli olarak üretilebilmesi için uzun bir süredir çalışıyoruz. Zira elit tohumda yüksek standartlar talep etmekteyiz. Avrupa’dan bu koşullara uyan elit patates tohumu bulmada yaşanan zorluklar sebebiyle elit patates tohumu geliştirmek üzere, yerel şirketler ile iş ortaklıkları başlattık. Elit kademedeki patates tohumlarını 2012 yılında tamamen ithal ederken şu anda yüzde 60 oranında yerli üretim yapabiliyoruz. Hedefimiz 2022 yılında bütün elit tohum ihtiyacımızı yerli üretimle karşılamak.

Döngüsel ekonomi uygulamalarımızda değinilmesi gereken önemli noktalardan biri. Bu ajanda kapsamında ilk defa PepsiCo Türkiye tarafından geliştirilen tescilli organomineral gübremiz Naturalis ile yiyecek fabrikalarımızdan çıkan organik atıkları önce metan gazına dönüştürüp bunu elektrik ve ısı enerjisi olarak kullanıyor, kalan atıkları ise mineral olarak zenginleştirip organomineral gübre haline getiriyor ve patates tarlalarımızda kullanıyoruz.

PepsiCo Türkiye tarafından geliştirilen Naturalis’ten bahsedebilir misiniz?

Organik atıklarımızı etkin bir şekilde değerlendirmek ve aynı zamanda toprağa ihtiyaç duyduğu besinleri organik bazlı gübrelerle verebilmek için yiyecek fabrikalarımızdaki atıklarımızı önce enerjiye, sonra da gübreye dönüştürüyoruz. Dönüşüm sürecinin ilk aşamasında yiyecek fabrikalarımızdan çıkan patates kabuğu, mısır tanesi, nişasta, bitkisel yağ gibi organik atıkları fabrikalarımızda bulunan katı atık tesislerimizde çürüterek biyogaz elde ediyoruz. Ürettiğimiz biyogazı yakıt olarak kullanarak fabrikalarımızda elektrik ve ısı enerjisine çeviriyoruz. Bu enerji, yiyecek fabrikalarımızın enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ını karşılıyor. Biyogaz üretim işleminin sonucunda ortaya çıkan posayı ise kompostlama metoduyla kurutup içine patatesin ihtiyaç duyduğu mineralleri katarak PepsiCo’nun tescilli markası olan gübremiz Naturalis’i üretiyoruz. PepsiCo’nun gıda ve içecek haricindeki tek tescilli markası olan Naturalis, patates tarlalarımızın tamamında taban gübresi olarak kullanılıyor. Naturalis projesi PepsiCo’nun global olarak en prestijli ödülü olan Chairman’s Award’u almanın yanı sıra diğer PepsiCo ülkelerine de ihraç ediliyor.

Çiftçilere hangi alanlarda destek sağlıyorsunuz?

Çiftçilerimize Agro Akademi ve Sürdürülebilir Tarım Girişimi gibi gelişimlerine destek sağlayacak programlar sunmanın yanı sıra hammadde üretim süreçlerinde de destek veriyoruz. Sözleşmeli tarım ile yapılan üretimin garanti altına alınması adına mahsul öncesi anlaşmalar yapıyoruz. Böylelikle üreticiler için fiyat belirsizliğinin getirdiği olumsuz sonuçların önüne geçiyoruz. Aynı zamanda ürünlerden maksimum verimin alınabilmesi adına çiftçilerimize sınai ilaçlar ve kendi ürettiğimiz gübremiz Naturalis ile destek veriyoruz.

Çiftçilerin bilinçlendirilmesi için bir çalışmanız var mı?

Sürdürülebilir Tarım Girişimi (Sustainable Farming Initiative -SFI), birlikte çalıştığımız çiftçilerin çevreye duyarlı tarım yöntemleri kullanmalarının, ürün verimliliğinin artmasının ve çiftçilerin yaşam koşullarının iyileşmesinin teşvikine ve insan haklarına saygı gösterilmesine yoğunlaşan PepsiCo’nun global olarak yürütmekte olduğu bir projedir. SFI kapsamında Türkiye’de çalıştığımız çiftçilerle anketler yapıyor ve buradan çıkan ihtiyaçlara göre projeler geliştiriyoruz. Örneğin çiftçilerimize iyi tarım uygulamaları ve insan hakları eğitimleri verilen Agro Akademi, SFI anketleri sonucunda kuruldu. Agro Akademi eğitimlerinde, cipslik patates, mısır ve patates tohumu alanlarında en iyi uygulamaların aktarılmakta ve PepsiCo’nun tarım ve tarımda sürdürülebilirlik stratejisi çiftçilerimizle paylaşılıyor.

Yürüttüğünüz tarım faaliyetleriyle kaç kişiye istihdam sağlıyorsunuz?

Türkiye’de 22 farklı şehirde, 4 bin 400 hektar alanda, bin 100’den fazla çiftçiyle üretim yapıyoruz. Bu nedenle tedarikçilerimizin iyi tarım uygulamalarıyla daha az kaynak kullanarak daha fazla verim almaları öncelikli olarak çalıştığımız alanlardan biri. Bu çalışmalarımızla 2010 yılından beri net tarla verimlerimizi yüzde 30 artırdık, depo firelerimizi yüzde 26 azalttık. Birim patates üretimi için tüketilen su miktarını yüzde 47, birim patates üretiminde salınan CO2 seviyesini ise yüzde 42 azalttık.

Türkiye’de tarımın geleceğine yatırım yapmak neden önemli?

Doğa, çok az sektör üzerinde gıda ve içecek sektörünün üzerinde sahip olduğu etkiye sahip. Bu etkilerin birçoğu ülkemizin bulunduğu coğrafya itibariyle Türkiye’yi birçok ülkeden çok daha fazla etkiliyor. Doğal afetlerin sıklık ve etkilerinin artması, su kaynaklarının azalması, tarım alanlarının daralması ve artan atık sorunu bütün bireylerin yanı sıra özel işletmeler ve kamuya da büyük görevler veriyor. Bunun yanı sıra tarım faaliyetleri doğal kaynaklar üzerinde önemli baskı yaratıyor. Örneğin dünyada temiz su kaynaklarının yüzde 70’i tarım için kullanılıyor. Tarımı, toprağı korumayı düşünmeden, vahşi bir şekilde yaptığımızda ise toprak bozunumuyla karşı karşıya kalıyor, tarım alanlarını kaybediyoruz. Çevresel sürdürülebilirlik bu bağlamda işimizin sürdürülebilirliği açısından önemli. Sürdürülebilir kaynaklar kullanma hedefimiz de tam olarak bu sorundan yola çıkıyor. Tüketicilerin de bu alandaki duyarlılığın artması bizi çok memnun ediyor. Onlardan ve dolayısıyla müşterilerimizden gelen taleplere cevap vermemiz gerekiyor. Bu sorumluluğun bilincinde olarak sürdürülebilirlik vizyonumuzu iş yapışımızın merkezine koyuyoruz. Bu şekilde salt üretim süreçlerini değil, tüm değer zincirimizi kapsayan çevresel sürdürülebilirlik projeleri yürütüyoruz. Öte yandan projelerimiz sadece çevresel etkiye değil, yarattığımız toplumsal etkiye de odaklanıyor. Böylece geniş tedarik ağımız, çiftçilerimize dokunan değer zincirimiz ve Türkiye’nin her köşesine ulaşan satış ağımızla çevresel sürdürülebilirlik yönetimi ve uygulamasında lider şirket olmayı hedefliyoruz.

BM’in belirlediği 17 sürdürülebilir kalkınma hedefinin PepsiCo’nun vizyonundaki yeri nedir?

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, küresel aktörlerin kendi sürdürülebilirlik çabalarını yürütmeleri için paha biçilemez bir yol haritası. Bu yol haritası aynı zamanda bizim sürdürülebilirlik vizyonumuzun da temelini oluşturuyor. Bu vizyon PepsiCo olarak bize global amaçlara anlamlı bir katkıda bulunma imkanını sunuyor. PepsiCo olarak sürdürülebilirlik stratejimizi ilk olarak 2006 yılında açıkladık. 2016 yılının sonunda, yeni sorunlara doğru bir şekilde yanıt veren politikalara sahip olabilmek için 2025 hedeflerimiz belirlenerek yenilendi. En büyük etkiyi oluşturabilmek için de stratejimizin Küresel Hedeflerle kesiştiği noktalara odaklanmış haldeyiz. Bu kesişim kümesinin dünya alt başlığında 6’ncı, 12’nci ve 13’üncü hedefler olan “Temiz Su ve Sıhhi Koşullar”, “Sorumlu tüketim ve Üretim” ve “İklim Eylemi”; ürün alt başlığında 2’nci ve 3’üncü hedefler olan “Açlığa Son” ve “Sağlıklı Bireyler”; insan alt başlığında ise 8’inci hedef olan “İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme” bulunuyor.

Posts Carousel

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar "*" ile gösterilmektedir.

En Son Makaleler

Videolar