Gıdanın geleceği böcek proteini

Gıdanın geleceği böcek proteini

Alternatif protein, yiyecek ve içecek endüstrisinde niş ürün segmenti olarak kabul edilirken, şirketlerin dikkatini çeken yenilikler yavaş yavaş gerçekleşiyor. Süt ve et gibi geleneksel protein kaynaklarından bezelye ve patates proteini gibi bitki bazlı alternatiflere evrilen, geniş bir çözüm yelpazesi bulunuyor. Ancak hepsi eşit derecede verimli ve etkin olmadığı gibi, enerji tüketimi ve sürdürülebilirlik açısından bazı sorunları beraberinde getiriyor.

Biokütleyi bitki bazlı proteine dönüştürmek, karşı karşıya olduğumuz küresel çevre krizini destekleyecek daha fazla kaynak kullanır. Bu nedenle, böcek proteini ve gelecekte gıda sektörüne nasıl entegre edilebileceği konusuna artan ilgi göze çarpıyor.

Böcekleri üretim zincirine dahil etme

Hoş olmayan bir fikir olarak değerlendirilse de, tarım endüstrisinde çiftlik hayvanlarının yem içeriğinde bulunan ve tarım mahsullerinde gübre olarak kullanılan böcek proteini aslında yeni bir kavram değil. BM Gıda ve Tarım Örgütü’ne göre dünya genelinde 2,5 milyar insanın böcek yediği belirtiliyor ve yaklaşık bin 900 yüz tür gıdanın içeriğinde kullanılıyor.

Bu proteini endüstriyel ölçekte kullanma yönünde ilgi uyandırmak ve teşvik etmek daha geniş bir etki yaratmaya yardımcı olabiliyor.

Tebrito ve Tetra Pak gibi şirketlerin aşmaya çalıştığı engellerden biri, böcekler hakkındaki yanlış algılardır. Batı dünyası tarafından yalnızca haşere görülen böceklerin, hammadde olarak kullanılması fikrine geçiş yapmaya ikna etmek zor olabiliyor. Hammaddeyi haşereye benzemeyen kabul edilebilir bir formda üreticiye sunmak çözüm olarak düşünülebiliyor.

Üreticiler, bu yiyeceklerin kabul ve benimsenmesini kolaylaştırmak ve yaygınlaştırmak adına genç nesli hedefliyor. Ayrıca besleyici, çekici ve tüketimi kolay formda sunulmasını sağlamak için çözümler üretmeye çalışıyor.

Bitki bazlı ürünlere harika bir alternatif

Tebrito ve Tetra Pak halihazırda üç tür böcek üzerinde çalışıyor. Avrupa’ya özgü olan un kurtları, protein seviyeleri sığır etine benzer bir amino asit profiline sahip olduğundan öne çıkıyor. Çekirgeler yüksek protein kalitesi nedeniyle kullanılırken, siyah asker sineği dönüşümde verimlilik ve hız açısından umut vaat ediyor.

Protein gerekli bir besin maddesi olmasına rağmen, bazı insanlar et ve süt ürünleri gibi geleneksel protein kaynaklarını tüketirken sindirim ve glüten intoleransı sorunları yaşıyor. Araştırmalar, böcek proteininin, yağ asitleri, omega 3 ve 6 ve probiyotikler içerdiğine işaret ediyor.Enflamasyonu azaltmak ve bağırsak sağlığını iyileştirmek için çözüm olması amaçlanıyor.

Böcek proteinleri ile ilgili kanıtlanmış alerjik reaksiyon bulunmuyor. Bunun nedeni, yediğimiz mevcut yiyeceklerde izlerinin bulunmasıyla açıklanıyor. Ortalama bir birey her yıl 300 ila 500 gram böcek parçacığı tüketiyor ve bu birikimin alerjileri önlediği belirtiliyor.

Sürdürülebilirliği desteklemek      

Böcekleri üretimde kullanmak için işlemden geçirmek en düşük karbon ayak izine işaret ediyor. Su, enerji ve toprak gibi doğal kaynakların kullanımındaki israfın minimumda olduğu belirtiliyor.

Sürdürülebilirliği yönlendiren, tüketici odaklı inovasyondan ziyade endüstriyel çözümlerdir. Biyodönüşüm etkin bir iş modeli olduğundan, böcek proteiniyle yakından ilgilenen şirketlerin önümüzdeki yıllar için öngörüleri endüstriyel çözümlerdir. Hayvancılıkta kullanılan yemden, insan yiyeceğine doğru geçişini yönlendirmek, sektördeki şirketlerin vizyonuna göre şekillenecektir.

Kaynak:

Posts Carousel

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar "*" ile gösterilmektedir.

En Son Makaleler

Videolar