Greenpeace Türkiye’nin, Afşin-Elbistan A Termik Santrali’nin 4. ünitesine verilen çevre izni ve lisans belgesinin iptali istemiyle açtığı davada hazırlanan bilirkişi raporu, santralden kaynaklanan hava kirliliğinin insan sağlığı, tarımsal üretim, su kaynakları ve ekosistem üzerinde “ciddi ve sürekli risk“ oluşturduğu sonucuna vardı.
Bilirkişi heyeti raporunda, santralin hava emisyonları yönünden Çevre İzin ve Lisans Belgesi’nin asgari teknik koşullarını karşılamadığı ve yönetmelikte öngörülen entegre değerlendirme yükümlülüğünü yerine getirmediği belirtildi.
Mevcut eksikliklerin ‘’yapısal ve sürekli nitelikte’’ olduğunu vurgulayan bilirkişi heyeti, bugüne kadar alınan önlemlerin ulusal ve uluslararası standartların gerisinde kaldığını kaydetti. Rapora göre hava kirliliği, insan sağlığı, tarımsal üretim, su kaynakları ve ekosistem bütünlüğü üzerinde ‘’ciddi ve sürekli bir risk’’ oluşturuyor.
Yaklaşık 40 yıldır faaliyette olan ünitenin yüzde 30-33 verimlilikle çalıştığı ve teknolojik ömrünü doldurduğu, bu oranın modern termik santrallerin verimlilik seviyesinin oldukça gerisinde kaldığı ifade edildi. Tesiste azot oksit arıtma ünitesinin bulunmadığı, kükürt giderim sisteminin ise beklenen performansı göstermediği belirtildi.
Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Emel Türker Alpay, bilirkişi raporunun kurumun 2024 yılında ilk kez ulaştığı Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemi (SEÖS) verilerini doğruladığını söyledi.
Alpay, söz konusu verilerde ortalama emisyon değerlerinin yönetmelik sınırlarını 1,5 ila 8 kat aştığını hatırlatarak, hava kirliliği sorununun münferit değil, yapısal olduğunun raporla da ortaya konduğunu ifade etti. Alpay, bu nedenle Afşin-Elbistan’da yeni kömür yatırımları yerine kömürden çıkış tarihinin ve adil geçiş yol haritasının açıklanması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin COP31 süreci öncesinde yeni kömür yatırımları ve genişleme planlarından vazgeçmesi çağrısında bulundu.