COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Özel Sektör İstişareleri Serisi’nin ikinci buluşmasında, döngüsel ekonomiye geçişi hızlandıracak çözüm önerileri ve iş birliği modelleri masaya yatırıldı.
UN Global Compact Türkiye, Birleşmiş Milletler Türkiye ve Sıfır Atık Vakfı’nın iş birliğiyle düzenlenen COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Özel Sektör İstişareleri Serisinin ikinci toplantısı, 3 Temmuz 2026 tarihinde İstanbul’da yapıldı. “Döngüsel Ekonomi ve İnovasyon” temasıyla düzenlenen toplantıda, iş dünyasının sürdürülebilir dönüşümünü destekleyecek politika araçları, yenilikçi uygulamalar ve çok paydaşlı iş birliği modelleri ele alındı.
Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde gerçekleştirilen Özel Sektör İstişaleri Serisi, özel sektörün iklim eylemindeki rolünü güçlendirmeyi ve farklı paydaşlar arasında ortak hareket alanı oluşturmayı amaçlıyor.
Toplantının açılış konuşmalarını Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörlük Ofisi Başkanı Tom Delrue, COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Kıdemli Danışmanı ve Ekip Lideri Christian Mensah ile UN Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele gerçekleştirdi.
Tom Delrue, konuşmasında; ‘’COP31’e giden süreçte küresel iklim gündemi artık taahhütlerden uygulamaya geçiş aşamasında bulunuyor. Somut sonuçlar üretecek ortaklıklar ve uygulanabilir çözümler her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Döngüsel ekonomi, iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve kirlilik gibi birbirine bağlı çevresel sorunlara aynı anda çözüm sunan en etkili yaklaşımlardan biri. Türkiye ise güçlü sanayi altyapısı, gelişen inovasyon ekosistemi ve Sıfır Atık girişimi sayesinde bu dönüşüme öncülük edebilecek önemli fırsatlara sahip.
Birleşmiş Milletler Türkiye olarak, COP31’e giden süreçte kamu, özel sektör ve tüm paydaşlar arasındaki iş birliğini güçlendirmeye ve bu ortaklıkları somut iklim eylemine dönüştürmeye kararlıyız’’ ifadelerini kullandı.
Christian Mensah ise COP31 hazırlık sürecinde amaçlarının paydaşlara yol göstermekten çok, onları çözümün aktif bir parçası haline getirmek olduğunu söyledi. İklim krizinin artık geleceğe ait bir risk değil, bugünün gerçeği olduğuna işaret eden Mensah, teknik tartışmaların ötesine geçilerek uygulanabilir ve finansmanı mümkün çözümlere odaklanılması gerektiğini dile getirdi. İş dünyasının bu dönüşümün temel aktörlerinden biri olduğunu belirten Mensah, kamu, özel sektör ve diğer paydaşların ortak hareket etmesiyle etkili iklim eyleminin mümkün olacağını ifade etti.
Melda Çele ise Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31’in yalnızca uluslararası müzakerelerin yürütüleceği bir platform olmayacağını, aynı zamanda iş dünyasının dönüşüm kapasitesini ve çözüm üretme gücünü ortaya koyacağı önemli bir fırsat sunacağını belirtti.
Açılış konuşmalarının ardından UN Global Compact Türkiye üyesi şirketlerden, iş dünyası kuruluşlarından ve Birleşmiş Milletler’in Türkiye’de faaliyet gösteren ajanslarından temsilciler çalışma gruplarında bir araya geldi. Oturumlarda döngüsel iş modelleri, değer zincirlerinin dönüşümü, atık yönetimi ve kaynak geri kazanımı, yeşil teknolojiler, dijital çözümler ile döngüsel ekonomiyi destekleyecek finansman ve politika mekanizmaları değerlendirildi.
Toplantıda geliştirilen önerilerin, COP31 kapsamında özel sektörün katkısını güçlendirecek tematik çıktılara ve gönüllü taahhütlere zemin oluşturması hedefleniyor. Aynı zamanda, özel sektör ve uluslararası kuruluşlar arasında iş birliğinin geliştirilmesi, döngüsel ekonomi alanındaki iyi uygulamaların yaygınlaştırılması ve ölçeklenebilir çözümlerin desteklenmesi amaçlanıyor.
COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Özel Sektör İstişareleri Serisi, Ekim ayında düzenlenecek üçüncü toplantıyla devam edecek. Bu toplantıda doğanın korunması, biyolojik çeşitlilik, su yönetimi, adil geçiş ve sürdürülebilir değer zincirleri başlıkları ele alınacak.