Dünya Kupası finali öncesinde futbolun yalnızca sahada değil, gençlerin ruh sağlığını desteklemede de güçlü bir rol oynadığına dikkat çeken Birleşmiş Milletler, futbol gibi takım sporlarının gençlerin duygularını ifade etmelerini kolaylaştırdığını ve sosyal bağları güçlendirdiğini vurguladı.
BM Gençlik İşleri Ofisi, New Jersey’de oynanacak Erkekler Dünya Kupası finalinden iki gün önce düzenleyeceği “One World, One Game, One Goal” etkinliğiyle genç liderleri, sporcuları, sivil toplum temsilcilerini ve karar alıcıları bir araya getirerek sporun gençlerin psikolojik iyi oluşuna katkısını gündeme taşıyacak.
Futbol duygulara açılan bir kapı
Suudi Arabistan merkezli Shifā Art girişiminin kurucusu Dr. Sahira Al Nahari, sanat terapisi çalışmalarında özellikle erkeklerin duygularını ifade etmekte zorlandığını, ancak futbol söz konusu olduğunda bu çekingenliğin hızla ortadan kalktığını söyledi.
Katılımcıların çoğunun önce tuttukları takımların formalarını ya da futbol temalı çizimler yaptığını anlatan Al Nahari, bu çizimlerin kısa sürede kaygılar, korkular ve günlük yaşamın baskıları üzerine samimi sohbetlere dönüştüğünü belirtti.
“Futbol, insanların kendilerini ifade etmeleri için güvenli bir alan oluşturuyor” diyen Al Nahari, gençlerin ruh sağlığının da tıpkı bir futbol takımı gibi güçlü bir destek ağıyla korunabileceğini ifade etti.
Her 7 gençten 1’i ruh sağlığı sorunu yaşıyor
BM’nin şubat ayında yayımladığı rapor, gençlerin ruh sağlığı konusunda net bir tablo ortaya koyuyor.
Rapora göre 10-19 yaş grubundaki her yedi gençten biri ruh sağlığı sorunu yaşıyor.Yetişkinlerde görülen ruhsal hastalıkların dörtte üçü ise 25 yaşına gelmeden önce ortaya çıkıyor. Son yıllarda özellikle ergenler ve genç yetişkinler arasında depresyon vakalarında belirgin artış yaşanıyor.
Raporda eğitim, işsizlik, yoksulluk, aile yapısı, dijital yaşam, savaşlar, zorunlu göç ve toplumsal yalnızlığın gençlerin ruh sağlığını doğrudan etkileyen başlıca faktörler olduğu belirtiliyor.
Takım sporları depresyon ve kaygıyı azaltıyor
BM’nin paylaştığı verilere göre takım sporlarına katılan gençlerde depresyon ve kaygı bozukluğu görülme oranı daha düşük seyrediyor. Buna rağmen milyonlarca genç, ekonomik ve sosyal nedenlerle spora düzenli erişim sağlayamıyor.
Dünyanın en yaygın sporu olan futbol ise gençlere yalnızca fiziksel aktivite değil; aidiyet duygusu, sosyal bağlar, dayanışma, duygusal dayanıklılık ve toplumsal kapsayıcılık da kazandırıyor.
Bu kapsamda Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile UNICEF’in yürüttüğü Helping Adolescents Thrive (HAT) programı aracılığıyla okullarda bilimsel temelli psikososyal destek sistemlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Öte yandan finansman eksikliği önemli bir sorun olmaya devam ediyor. DSÖ verilerine göre ülkelerin büyük bölümü sağlık bütçelerinin yüzde 2’sinden daha azını ruh sağlığı hizmetlerine ayırıyor. Bu durum küresel ölçekte yaklaşık 200 milyar dolarlık bir finansman açığı yaratıyor.
Bu rakamların arkasında, acıları çoğu zaman görülmeyen, dile getirilmeyen ve yeterince desteklenmeyen milyonlarca genç bulunuyor.
Kaynak:
https://news.us15.list-manage.com/track/click?u=372753f560ef60c400f1a4f3f&id=8017bcbcef&e=8b42edf312