Bilim, karşılaştığımız zorluklara yenilikçi çözümler sunarak dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeye devam ediyor.
İşte umudu artıran beş bilimsel gelişme:
Kök hücre nakli diyabet hastalığını tersine çevirebilir
Dünya genelinde yarım milyar insan diyabetle yaşıyor. Hastalığın farklı türleri ve sebepleri olsa da genelikle kişilerin kanlarında aşırı miktarda şeker bulunmasına yol açıyor.
Kontrol edilemeyen veya tedavi edilemeyen diyabet hastalığı vücutta hasara yol açarak, diş eti hastalığı, sinir hasarı, böbrek hastalığı, körlük, ampütasyon, kalp krizi, felç ve kansere neden olabiliyor.
Halihazırda hastalar, ilaç, insülin ve yaşam tarzı değişiklikleriyle diyabeti yönetmeye çalışıyor. Ancak, yeni nesil tedaviler hastalığı tersine çevirebilir.
Geçtiğimiz aylarda, vücudundan alınan kök hücrelerle tip 1 diyabet tedavisi gören 25 yaşındaki kadın hastaya ilişkin detaylar açıklandı. Tedavi öncesinde, ciddi miktarda insülin almak zorunda olan hasta artık kendi insülinini üretebiliyor.
Nisan 2024’te, benzer bir hücre nakli, tip 2 diyabet hastası 59 yaşındaki bir erkek hastanın insülini bırakmasını sağladı.
Henüz erken aşamada olan çalışmaların yaygınlaştırılması konusundaki zorluklar devam ediyor, ancak şu ana kadar elde edilen sonuçlar umut oldukça verici.
Kanser aşıları
Aşılar, pandeminin en büyük başarı hikayelerinden biri olarak insanlık tarihinde yer aldı. Bilim insanları, Moderna ve Pfizer-BioNTech Covid-19 aşılarının temelini oluşturan aynı mRNA teknolojisini kullanarak bağışıklık sistemini, kanseri tanıyıp yok etmeye yönelik eğitmeyi amaçlıyor.
Bu aşılar, bağışıklık sistemini hedef alması için hastanın hüclerine belirli bir proteini üretmeleri için talimat veriyor. Bu durumda, bilim insanları, aşının tasarımını hastanın kanser hücrelerinin yüzeyindeki proteinlere göre özelleştiriyor.
Ağustos 2024’te, yüzlerce hasta dünyadaki ilk kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşısı denemesine katıldı. Bu deneme, melonomayı hedef alıyordu. Şu anda pankreas, bağırsak ve diğer kanser türleri için de denemeler devam ediyor.
Aşıların sağladığı koruma uzun süreli olabileceğinden, bu yaklaşım, meme veya yumurtalık kanseri gibi yüksek genetik risk taşıyan kişiler için koruyucu önlem olarak kullanılabilir ve kanserin yeniden gelişmesini engellemeye yardımcı olabilir.
Yapay Zeka kanser vakalarını daha hızlı yakalamaya yardımcı olacak
Önümüzdeki dört yılda, akciğer kanseri ve beyin tümörleri gibi ciddi hastalıkları teşhis etmek için yapay zekanın kullanımında hızlı bir ilerleme yaşanması bekleniyor. Bu da, daha uzun yaşamlar anlamına geliyor.
Bu teknoloji, kanserleri daha hızlı tespit etmek ve yaşam süresini uzatmak amacıyla, İngiltere’nin kuzeyindeki bazı hastanelerde dahil olmak üzere kullanılmaya başlandı.
South Tyneside ve Sunderland NHS Foundation Trust’a göre, röntgenleri tarayan ve insan kliniklerinin gözden kaçırabileceği şüpheli durumları önceliklendiren bu sistemin, tanı doğruluğunu %45 ve tanı verimliliğini %12 oranında artırdığı kanıtlandı.
James Webb teleskobu olağanüstü bulgular elde ediyor
James Webb Teleskobu fırlatılmasından bu yana geçen iki yılda, geceleri gökyüzünde oluşan durumları göz alıcı teknoloji harikası görüntülerle ortaya çıkarmaya devam ediyor.
Aynı zamanda, yıldızların, kara deliklerin, evrenin evrimi ve kozmosun diğer bölgelerinde yaşam olasılığı hakkında eşi benzeri görülmemiş keşiflere imkan tanıyor.
Teleskop o kadar güçlü ki, evrenin 300 milyon yaşından daha genç olduğu dönemlerde var olan galaksileri gözlemledi. Bu galaksilerin ışığı, bize ulaşabilmek için 14 milyar yıl boyunca yol almış ve bu süre nerdeyse evrenin yaşına eşdeğer.
Keşiflerin bazıları, geleneksel teorileri alt üst ediyor. İlk galaksiler, beklenenden çok daha parlak veya büyük görünüyor. İlk kara deliklerin, mevcut modellerle açıklanamayacak kadar hızlı bir şekilde büyüdüğü ortaya çıkıyor.
Bilimde, tuhaf ve beklenmedik bulgular hayal kırıklığı yaratmaz; aksine, bir sonraki devrimi ateşleyen yakıttır. Bu teleskop, evrenin tarihini ve biz insanların evrende yalnız olup olmadığımızı anlamayı vaat ediyor.
Yenilenebilir enerji hız kazanıyor
Dünyanın yeşil enerjiye geçişi hız kazanıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayınlanan son rapora göre, önümüzdeki altı yıl içinde yenilenebilir enerji projelerinin, önceki altı yıla göre üç kat daha hızlı bir şekilde hayata geçmesi bekleniyor.
Avrupa’da, güneş enerjisindeki patlama, bu yaz piyasa fiyatlarının rekor sayıda saat boyunca negatif olmasına yol açtı. Rüzgar enerjisi geliştiricileri ise, kıyıdan daha uzaklarda daha güçlü rüzgar hızlarını yakalayabilmek adına yeni nesil yüzer açık deniz rüzgar türbinlerini devreye sokmaya hazırlanıyor.
Yeşil elektrik patlaması, Çin ve Hindistan’ın temiz enerji programları tarafından yönlendirilecek ve bu da, dünyanın en kirletici iki ülkesinin fosil yakıt tüketimini azaltmaya yardımcı olacak.
IEA’ya göre, Çin, on yılın sonunda dünyanın yenilenebilir enerji kapasitesinin yarısından fazlasına sahip olacak. Bu durum, Çin’in gelecek planlarında var olan kömürle çalışan enerji santralleri inşasını şimdiden yavaşlatmış gibi görünüyor.
Kaynak: