Batı Afrika açıklarındaki Ekvator Ginesi’ne bağlı Bioko Adası, dünyanın en zengin primat çeşitliliğine ev sahipliği yapıyor. Ancak hızla büyüyen yaban eti (bushmeat) ticareti adanın eşşiz biyolojik çeşitliliğini tehdit ediyor.
National Geographic’in koruma kuruluşlarıyla birlikte yürüttüğü biyolojik çeşitlilik araştırması kapsamında adanın doğal yaşamı belgelendi. Araştırmalar, orman ekosisteminin büyük ölçüde sağlıklı kaldığını ancak özellikle maymun türlerinin yoğun av baskısı altında bulunduğunu ortaya koydu.
Yaklaşık 20 kilometre açıkta bulunan Bioko Adası, geçmişte Afrika ana karasına bağlı olması sayesinde benzersiz bir evrim süreci yaşadı. Bugün adada drill maymunu başta olmak üzere yedi maymun türü, galagolar, cüce antiloplar ve yalnızca bu adada görülen çok sayıda memeli, kuş ve sürüngen yaşıyor. Bu özelliğiyle Bioko, bilim insanları tarafından doğal bir evrim laboratuvarı olarak değerlendiriliyor.
Drexel Üniversitesi primatoloğu Gail Hearn liderliğinde yürütülen Bioko Biodiversity Protection Program (BBPP) kapsamında bilim insanları yıllardır adadaki yaban hayatını izliyor.
Son saha çalışmasında ekip, Gran Caldera bölgesinde kırmızı kulaklı maymunlar, siyah kolobuslar, kırmızı kolobuslar ve nesli tehlike altındaki drill maymunlarını gözlemledi.
Ancak bilim insanları, geçmişte insanlara karşı oldukça sakin davranan maymunların artık en ufak bir insan sesi duyduklarında hızla ormanın derinliklerine kaçtığını belirledi. Bu davranış değişikliği, yıllardır süren yoğun av baskısının en çarpıcı göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Araştırmalara göre 1986’ya kıyasla maymun popülasyonu belirgin biçimde geriledi. O dönemde kilometre başına yaklaşık iki maymun sürüsü gözlenirken, bugün bu sayı neredeyse yarıya düşmüş durumda.
Çalı eti ticareti popülasyonları azaltıyor
Bilim insanlarına göre bu düşüşün temel nedeni, Batı Afrika’da lüks tüketim ürünü olarak görülen yaban eti ticareti. Petrol sektörünün büyümesiyle birlikte adada gelir seviyesinin yükselmesi, yabani hayvan etine olan talebi de artırdı. Tavuktan çok daha pahalı olmasına rağmen maymun eti hâlâ önemli bir pazar oluşturuyor.
BBPP’nin on yılı aşkın süredir Malabo pazarında yürüttüğü izleme çalışmaları, yalnızca 2008 yılı Mart ayı sonuna kadar pazarlarda 20 binden fazla maymunun satıldığını ortaya koydu. Bunun yanı sıra binlerce antilop, pangolin, piton, kirpi ve diğer yabani hayvan da aynı ticaretin kurbanları arasında yer alıyor.
Hükümet primat etini yasakladı
Artan baskılar üzerine Ekvator Ginesi yönetimi, 2007 yılında primatların avlanmasını, satışını ve tüketimini yasaklayan bir kararname yayımladı. İlk haftalarda maymun eti pazarlardan tamamen çekildi.
Ancak saha gözlemleri, yasağın tek başına kalıcı sonuç vermediğini gösterdi. Bilim insanları Malabo’ya döndüklerinde pazarlarda yeniden drill ve kırmızı kolobus maymunlarının satıldığını tespit etti.
Umut hâlâ var
Uzmanlara göre Bioko’nun geleceği açısından en önemli umut kaynağı, doğal yaşam alanlarının büyük ölçüde bozulmamış olması.
Dünyanın birçok bölgesinde primatlar hem avcılık hem de habitat kaybı nedeniyle yok olurken, Bioko’da orman ekosistemi hâlâ ayakta. Bu durum, yasa dışı avcılığın önlenmesi halinde maymun popülasyonlarının yeniden eski yaşam alanlarına yayılabilmesi için önemli bir fırsat sunuyor.
Bilim insanları, etkin koruma önlemleri ve sürekli denetim sağlanması durumunda Bioko’nun eşsiz primatlarının yeniden eski yaşam alanlarına dönebileceğini ve bunun dünyanın en önemli doğal restorasyon örneklerinden biri olabileceğini ifade ediyor.
Kaynak:
https://www.nationalgeographic.com/animals/article/the-island-where-rare-primates-are-vanishing