James F. Moore: “En iyi işler bile mevcut şartlar yüzünden yok olabilir.”

James F. Moore: “En iyi işler bile mevcut şartlar yüzünden yok olabilir.”

Türkiye’de sosyal girişimcilik için koşullar ne kadar uygun, mevcut duruma dair hangi adımların, ne ölçüde atılması gerekli?

Sosyal girişimciliğin Türkiye’de önemli yol katettiği bir gerçek. Gençtur, Çöp(m)adam, Buğday, TOG gibi ilk kuşak sosyal girişimlerden günümüze uzanan serüvende toplumsal fayda esasıyla hareket eden ve özellikle gençlerin yoğun ilgisi ilham vermeye devam ediyor.

Ağırlıklı olarak çeşitli iş birlikleri ve sosyal medyadan yararlanılarak atılan ‘sosyal girişimcilik adımları’ arasında önemli başarılara ulaşan Givin, Bir Yudum Kitap, Kodluyoruz, Scode, Askıda Ne Var gibi yeni kuşak platformlar var. Daha fazlası için buraya tıklayarak ‘Sosyal Girişimler Listemizi’ ziyaret edebilirsiniz.

Öte yandan her ne kadar uzak durulsa da önemli bir sorunun akıllarda yer edinmediğini kabul etmek mümkün değil… Türkiye’de sosyal girişimcilik için koşullar ne kadar uygun?

Öncelikle bu yönde atılan birçok adım var, harika adımlar, etkinlikler ve birçok başarı hikayesi. Örneğin 2013’te ülkemizde düzenlenen Eurasia Sosyal İşletme Forumu gibi etkinlikler, Sabancı Üniversitesi gibi eğitim kurumlarındaki sosyal girişimcilik dersleri akıllardaki önemli çıkış noktaları.

2018’de Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde düzenlenen ‘sosyal girişimcilik’ özelindeki etkinlikler, lise ve üniversitelerdeki özel programlar, yüksek katılım, kavramın gittikçe daha sık duyuluyor olması, bazı girişimlerin elde ettikleri başarılarla ulusal hatta küresel basında kendilerine yer edinmeleri de bunlar arasında sayılabilir.

Örneğin Otsimo’nun Android platformunda yılın en iyi ‘sosyal etki’ uygulamaları arasında gösterilmesinden gurur duymadık mı?

Ancak yeterli mi? Şu çok açık ki daha fazla adıma gereksinim duyuluyor olabilir.

İş ekosistemi kavramının yaratıcısı olan stratejist James F. Moore’un ünlü sözü, “En iyi işler bile içinde bulundukları şartlar yüzünden yok olabilirler” ilk kez söylendiği 1993’ten günümüze dikkat çekici bir şekilde etkisini sürdürüyor.

Çok doğru bir söz olduğuna şüphe yok, pastaneye ihtiyaç duyulmayan düşük gelir ortamasının söz konusu olduğu bir yerde pastane açmak ne kadar doğru olabilir ki?

Sosyal girişimciler açısından da bu iş stratejisti Moore’un ünlü sözünün geçerli olduğuna şüphe yok. Mevcut koşulların enerjiyi yüksek seviyede kullanmayı elzem hale getirdiği de bir gerçek.

Peki ne gerekiyor?

Koşulların birçok yönden engeller içerdiğine tanıklık edilen sosyal girişimcilik ekosistemine bakış, başta yatırım kararları, iş birlikleri konusunda duyulan uzun süreli tereddütler, karar alış şekillerinin karmaşıklığı, iş yapış türlerine yönelik riskler, kötüye kullanım tehdidi, insanların bakış açısı, medyanın genel gündemin hareketliliği nedeniyle konuya çekimser yaklaşımı gibi çok sayıda neden öne sürülebilir.

Bunlar sosyal girişimcilerin pek de kolay olmayan ortam ve şartlarda başarı hedeflediklerine dair temel işaretler.

İşte tam da bu yüzden daha cesur adımların atılması, kamu ve özel sektörde daha çok, daha güçlü etkilerin yaratılması gerekiyor.

Bunun için profesyonel yaklaşım, daha yoğun araştırma, güçlü kararların alınması ve elbette gençlerin konuya kayıtsız kalmaması ve ‘düşünme sürelerini kısaltarak aksiyon almaları’ gibi kilit rol üstlenicilerle birlikte.

Posts Carousel

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar "*" ile gösterilmektedir.

En Son Makaleler

Videolar