“Güven inşası konusunda STK’lara önemli görevler düşüyor”

“Güven inşası konusunda STK’lara önemli görevler düşüyor”

Özgür, güvenli ve üretken bir çocukluk yaşamış sağlıklı bireylerden oluşan bir toplum hayaliyle kurulan Maya Vakfı’nın kaynak geliştirme ve iletişim koordinatorü Güneş Merve Akyol, vakfın faaliyetlerinden Türkiye’de gönüllülüğe, sivil toplum kuruluşlarının iletişim çalışmalarından güvenirliklerine kadar pek çok sorumuzu yanıtladı.

Türkiye’de sivil toplumu iletişim kampanyalarını yürütme açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Doğru ve etkili iletişimin sivil toplum kuruluşları açısından çok büyük bir önemi olduğunu düşünüyorum. STK’ların faydalanıcısından üyesine, destekçisinden gönüllüsüne tüm paydaşlarına doğru tonda doğru mesajları iletmesi gerekiyor. Günümüz dünyasında dijital medyanın kullanım kolaylığı, hızlı ve anlık iletişimde çok büyük fayda sağlıyor. Bir yandan da sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarını kısıtlı kaynaklarla yürüttüğünü biliyoruz. Bu sebeple her zaman bu alanda profesyonel ekiplerden destek alamıyor, gerekli yatırımları yapmakta zorluk çekebiliyorlar. Bu nedenle Marjinal Sosyal ve Facebook tarafından hayata geçirilen Sosyal Bağış Hareketi sivil toplum kuruluşlarının iletişim alanındaki çok büyük ihtiyaçlarına destek veren çok kıymetli bir proje. Maya Vakfı olarak da Sosyal Bağış Hareketi’nin (SBH) ikinci döneminde bir parçası olarak bulunmak bizi çok mutlu ediyor.

Maya Vakfı’ndan biraz bahsedebilir misiniz?

Maya Vakfı; özgür, güvenli ve üretken bir çocukluk yaşamış sağlıklı bireylerden oluşan bir toplum hayaliyle Eylül 2015’te kuruldu. Vakfımız her çocuğun insanca yaşamayı, gelecek umudu taşımayı, kendisine ve dünyaya inanmayı hak ettiği inancıyla 5-18 yaş arasındaki çocuk ve gençlerin psikolojik, zihinsel, fiziksel ve akademik gelişimine katkıda bulunuyor. Çocukların sahip oldukları potansiyeli ortaya koymalarına, kendilerini özgürce ifade etmelerine, yaratıcı düşünce geliştirip üretken olmalarına destek oluyoruz.  Programlarımızın odağına psikolojiktravmaya maruz kalan çocuk ve gençleri yerleştirerek onların etkileşim içinde olduğu kişi –anne, baba, aile bireyleri- ve kurumların da bu konudaki duyarlılığını artırmak ve kapasitesini geliştirmek üzere çalışıyoruz. 

Maya Vakfı olarak çocukların travmayla başa çıkmasına yardımcı olmak için, psikolojik iyileşme becerileri modelini temel alarak geliştirdiğimiz yaratıcı sanat terapisi metodlarını kullanarak zenginleştirilenprogramımız kapsamında; savaş, göç, kayıp, şiddet gibi nedenlerle travmaya maruz kalan çocuklara rehabilitasyon desteği veriyoruz. Bu kapsamda çalışmalarımızı Çocuk Merkezleri’nde çocuklara yönelik travma rehabilitasyon çalışmaları ve çocuk koruma programları, Travmaya Duyarlı Okul Programı ve Kapasite Geliştirme Programları’yla yürütüyoruz. Balat’ta haftanın her günü açık bir çocuk merkezimiz var. Orada çocuklar ihtiyaçlarına göre grup seanslarına ve bireysel seanslara katılıyorlar, çocuk koruma hizmetlerimizden faydalanıyorlar. Çocuk Koruma ekibimiz, eğitim, sağlık gibi temel haklarına erişmekte zorluk çeken çocuklara destek oluyor ve çocukların güvenliğini ve sağlığını olumsuz yönde etkileyecek riskler hakkında bilgilendirici ve güçlendirici çalışmalar yapıyor. Bu çalışmalar sırasında müzik, resim, dans gibi sanatın farklı dallarını kullanıyoruz.

2019 için yeni projeleriniz var mı? 

Öncelikle mevcut programlarımızın sürdürülebilirliği için çalışmalarımıza tüm hızla devam ediyoruz. Ulusal ve uluslararası birçok kurumla işbirliği yapıyor,bireysel bağış miktarı ve bağışçısayımızıartırmaya yönelik farklı kaynak geliştirme yöntemleri kullanmaya çalışıyoruz. Bununla birlikte 2019’da dezavantajlı ve risk altında bulunan daha fazla sayıda çocuğa ulaşmak için İstanbul’un başka bir ilçesinde yeni bir çocuk merkezikurmayı çok arzu ediyoruz. Travmaya Duyarlı Okul Programı ve Kapasite Geliştirme Programı kapsamında mevcut işbirliklerini sürdürürken yeni işbirlikleriyle kapsama alanımızıgenişletmeyi planlıyoruz. Bu yılın başında Travmaya Duyarlı Okul Programımızı Şanlıurfa’da da uygulamaya başladık. Eğitim-öğretim yılının sonuna kadar öğretmenlere travmaya duyarlılık atölyeleri düzenleyeceğiz. Travmaya duyarlılık atölyelerimiz kapsamında ilkokullarda çalışan öğretmenler temel travma hakkında psikoeğitim, travmatik deneyimleri olan çocuklara yönelik sınıf içi psikososyal destek aktiviteleri, travmatik deneyimleri olan çocukların bulunduğu sınıflarda sınıf yönetimi ve öğretmenler için öz bakım gibi çeşitli konularda dokuz saatlik atölye çalışmalarına katılacaklar ve travmatik deneyimleri olan çocuklarla çalışma becerilerilerini güçlendirecekler.Bununla birlikte Merkezi Finans ve İhale Birimi’ne başvurusunu yaptığımızbir projemiz var:PhotoLIFT. Proje başvurumuz olumlu sonuçlanırsa fotoğraf temelli bir psikososyal destek çalışmasıyürütmeyi ve çocukların sosyal uyumuna katkı sağlamayı planlıyoruz.

Sivil toplum ve güven ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sivil topluma güvenle ilgili çeşitli problemlerin olduğunu kaynak geliştirme ve iletişim süreçlerinde gözlemliyoruz. TÜSEV’in 2016 yılında yaptığı Bireysel Bağışçılık ve Hayırseverlik Raporu’nda da bu güven meselesine değinilmişti. Güven inşası konusunda sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düştüğünü düşünüyorum; çünkü sivil toplum kuruluşlarının, bağışçısına, gönüllüsüne ve faydalanıcısına ayrı ayrı sorumlulukları var.  Bu sebeple şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerine göre hareket etmelerinin önemli olduğuna inanıyorum; çünkü kişiler yaptıkları bağışın nereye gittiğini görmek istiyor. Bu sebeple STK’ların bağışçı haklarını tanıyan, finansal raporlarını açıklayan, çalışmalarını anlatan yapılarını sürdürmeleri gerekiyor. Bu noktada Açık Açık Platfomu’nun varlığını çok önemsiyoruz ve Maya Vakfı olarak da bu yapının bir parçası olduğumuz için çok mutluyuz.

Sizce Türkiye’de gönüllülük ne durumda?

Türkiye’de gönüllülük alanında yasal mevzuatın iyileştirilmesi ve gönüllülüğü destekleyecek politikaların oluşturulması konusunda halen atılması gereken adımlar mevcut. 2019 yılı itibarıyla Ulusal Gönüllülük Komitesi’nin bir üyesi olduk.Türkiye’de gönüllülük alanında oldukça önemli işler yapan kurumların bulunduğu bu komitede hep birlikte gönüllü katılımın artırılması ve gönüllülüğün yaygınlaştırılması noktasında önemli çalışmalar yapılacağına inancımız sonsuz.

Maya Vakfı olarak ilk günden bu yana aktif bir gönüllülük programı yürütüyoruz. 18 yaşını aşmış ve bu alanda çocuklara destek olmak isteyen herkese açık programımızda başvurularımızı https://www.mayavakfi.org/üzerinden alıyoruz. Uyguladığımız kapsamlı eğitimlerde travma ve etkileri, sahada çocuklarla çalışma gibi konularda bilgi veriyoruz. Etkinliklerimize büyük destek veren gönüllüler,programların yürütülmesine ve yaygınlaştırılmasına katkıda bulunuyor. Aynı zamanda kişisel olarak öğrenme, keşfetme ve gelişme olanağı bulduğu saha çalışmalarına başlayan gönüllülere bire bir destek ve süpervizyon desteği sağlanırken aidiyet ve motivasyonu pekiştirmeye yönelik sosyal etkinlikler yapıyoruz. 

Posts Carousel

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar "*" ile gösterilmektedir.

En Son Makaleler

Videolar