“Burs ekosistemini kökünden değiştirmek istiyoruz”

“Burs ekosistemini kökünden değiştirmek istiyoruz”

Türkiye’deki burs ekosisteminin karışıklığının yarattığı öğrenci mağduriyetini önlemek ve adil burs dağılımını sağlamak için kurulan E-Bursum sosyal girişiminin ortağı Ceyda Demirkurt’la, kitlesel fonlama projelerini, dönüşmek istedikleri gençlik platformunu, burs ekosistemini ve E-Bursum’u konuştuk.

Öncelikle, E-Bursum’u tanıyabilir miyiz?

E-Bursum, burs verenler ile öğrencileri bir araya getiren, öğrencilerin eğitim finansmanı problemini çözmelerini sağlayan bir sosyal girişim. Hem burs veren kurum hem de öğrenci tarafında çalışıyoruz. Öğrencilerin gelip tüm burs verenlere tek bir yerden ulaşarak hem burs başvurularını gerçekleştirdiği hem de burs olanaklarını öğrenebilecekleri bir sistem sunmanın yanı sıra burs veren kurumlar için de bir bursiyer yönetim sistemi sağlıyor. Ayrıca burs verme işlemlerini tamamen dijitalize ederek daha verimli, daha kolay burslarını verebilmelerini ve bursiyerleriyle iletişimlerini sürdürebilmelerine imkan veriyor.

Burs ekosistemini kökünden değiştirmek istiyoruz. Dijitalleşme süreciyle birlikte burs ekosisteminin daha adil, daha ulaşılabilir ve eşitlikçi olmasını sağlıyoruz. Üç senedir çok iyi bir network sağladık, bu yaptığımız bire bir görüşmeler sayesinde burs ekosistemini derinden biliyoruz. Burs ekosistemi çok kapalı, herkesin birbirinden bağımsız olduğu, zorlu bir alan. Kararlar kişilere bağlı ve duygusal hareket edilebiliyor. Topluluk yönetimi ve dijitalleşmeyle daha fazla büyümek istiyoruz. 

E-Bursum’un oluşum sürecinden ve başarıya ulaşırken yaşadığınız kırılma noktalarından bahseder misin?

E-Bursum, Mesut’un kurduğu bir sosyal girişim. Ailesinin Van depreminde zarar görmesiyle, üniversite hayatının ilk senesinde bursa ihtiyacı oluyor. Burs aramaya başlıyor ama hangi kurumlara başvuracağını bilmiyor, başvurularına yanıt alamıyor, belgeler konusunda karışıklık yaşıyor. Eylül ayında yaptığı başvurudan, ocak ayında 150 liralık burs alabiliyor. Her sene bu sıkıntıları yaşamak zorunda kalması onu harekete geçiriyor. Sorunun değil, çözümün bir parçası olma hedefiyle E-Bursum’u kuruyor. İlk zamanlar, daha temel bir sistemle devam ederken, yabancı bir yatırımcıdan 50 bin avroluk bir sosyal etki yatırımı alıyor. İlk kırılımı burada yaşadığımızı söyleyebilirim. Can suyu niteliğindeki bu yatırım, bizim devam etmemizi sağladı. Yatırım konusu gerçekten çok önemli, o gün o yatırım olmasa, E-Bursum kaybolup gidebilirdi.

E-Bursum’a kuruluşundan 1,5 sene sonra dahil oldum. Altı aylık stajyer olarak girdim ama sonrasında hem ortak oldum hem de yapılanma sürecinin profesyonel hale gelmesinde katkıda bulundum. O dönemden itibaren yaklaşık iki sene, ürünümüzü iyileştirmeye odaklandık. Eski ürünümüz açıkçası kapalı bir sistemdi. Ocak 2019’da açtığımız sistem ise ondan çok daha farklı. Yeni açtığımız sistemimizle topluluk yönetimine geçiş yaparak, bursiyerlerin ve burs arayan öğrencilerin bir araya geldiği ve Türkiye’deki tüm burslara ulaşabildiği bir platform haline geldik. İkinci kırılım da bu bence. İnteraktivite ve sistemin modüler yapısı sayesinde, kurumların ve bursiyerlerin kullanımı daha elverişli hale geldi. Böylece, Aydın Doğan Vakfı ve Sabancı Vakfı gibi büyük kurumlarla çalışmaya başlayabildik.

Üç yıllık süre içinde yaptığımız en önemli şey paydaş odaklı olmamız. Hem vakıfların hem de öğrencilerin geri bildirimleriyle sistemi yürüttük. Eskiden öğrenciler sadece bizim üzerimizden başvurusunu alan kurumları buluyordu. Böyle olunca çoğu öğrenci eli boş dönüyordu. Çünkü sağlayabildiğimiz burs sayısı çok az oluyordu. Ama şimdi gelip Türkiye’deki tüm burslara ulaşıyorlar. Bizim üzerimizden başvuru alan kurumlara direkt başvuru yapıyorlar. Diğerlerinin de kolayca sistem üzerinden formlarını doldurabiliyorlar.  Burs koşullarını gösteriyoruz ve son aşamada kurumun sitesine veya başvuru formuna link veriyoruz. 

E-Bursum bugüne kadar kaç öğrenciye burs sağlanmasında aracılık etti?

Sistemde 500 bin tekil kullanıcı var. Bizim sistemimiz T.C. Kimlik numarasıyla çalışıyor. Bu sene ağustostan beri yaklaşık 12 milyon görüntülenme aldık. Bugüne kadar, bizim üzerimizden de 10 bin kişiye burs verildi ve 35 milyon lira bursun verilmesine aracılık edildi. 

Birçok dernek ve vakfın sizin aracılığınızla öğrencilere burs verdiğini görüyoruz. Sizce, bu kurumların sizi tercih nedenleri neler? E-Bursum, burs konusundaki hangi sorunları ortadan kaldırıyor?

Burs sistemi tamamen manuel işliyordu. Öğrenciler, internet veya kağıt üzerinden başvurularını vakfa iletiyordu. Biz vakıflara gittiğimizde dosya yığınlarıyla karşılaşıyorduk. Değerlendirme sonuçları konusunda da bir kaos vardı. Genelde, kurumlar olumsuz sonuç olduğunda geri dönmüyor veya burs başvurusundan dört ay sonra sonucu açıklıyordu. Biz bu süreci en uzun ihtimalle bir aya indirmelerini sağladık. Hatta iki haftada bile açıklayan vakıflar oluyor. Bunu sağlayan da sistemin dijital olması ve doğrulanmış bir belge sisteminin olması. Öğrenci belge eklediğinde belge güncel mi veya belge üzerinde bir değişiklik yapılmış mı diye kontrol ediyoruz. Sağladığımız şeffaflıkla sayesinde beş-altı kurumdan 400’er lira alan ‘burs kralları’nı da engellemiş oluyoruz. Bursun adil olarak dağıtılması konusundaki bir diğer çalışmamız, yarattığımız puanlama sistemi. Bu sistem, mülakata gelene kadarki değerlendirmenin objektif olarak yapılmasını sağlıyor. Her öğrencinin bir puanı oluyor ve bu puanlama kurumların önem arz ettiği konulara göre yapılıyor. Kurum, bize “50 puana kadar olan öğrencileri getir” dediğinde zaten en adil şekilde, insan eli olmadan öğrencilerin seçilmesini sağlıyor. 

E-Bursum’un bir de blogu var. Burada hayata geçirdiğiniz Libro projesi ve öğrencilerin blogdaki paylaşımları hakkında bilgi verir misin?

Libro projesi, şu an yaşam koçluğu yapan Banu Gürel’in fikriydi. Bize, “Ben bazı kitaplar keşfediyorum ve bunları nasıl okumadım diye üzülüyorum. Gençken bu kitapları okumak çok isterdim. Bu kitapları gençlere nasıl ulaştırırım?” diye gelmişti. Biz de alanında uzman kişilerin hem meslekleriyle ilgili kitaplar hem de romanlar tavsiye edebileceği bir blog yaratmayı düşündük. Libro’yu, öğrencilerin hem kendi alanlarında hem de farklı alanlarda hangi kitapları okuyabileceklerini gördüğü önemli bir proje olarak nitelendiriyoruz.

İleriki zamandaki projeleriniz neler?

E-Bursum, bir gençlik platformu olmaya doğru gidiyor. Yeni sistemimiz sayesinde topluluk yönetimi yaptığımızı fark ettik. Bu topluluk yönetimine fellowshiplerin de ihtiyacı var. Yenibirlider ve imecelab gibi öğrencilere programlar yaparak yaklaşan kurumların da böyle bir sisteme ihtiyaçları olduğunu gördük. Bu seneden itibaren, onlara da bir başvuru sistemi ve topluluk yönetimi sistemi sağlayacağız. Farklı bir yöne giden, böyle bir tarafımızın oluştuğunu söyleyebilirim. Bir de kitlesel fonlamayla öğrencilerin burs bulmalarını sağlayacak bir projemiz var. Bireysel bağışçılar 10 ila 100 lira destek sağlayarak, bir öğrencinin bir yıllık burs ihtiyacını karşılayabilecek. Bunu yapmamızdaki en büyük amacımız, burs verilmeyen ama ihtiyacı olan öğrenciler. Mesela, mimarlık öğrencilerinin masrafları çok oluyor ama aldıkları burslar yeterli olmayabiliyor. Başka seçeneği olmadığı için yarım burslu okuyan ama burs ihtiyacı olanlar da var. İlk bine girip derece yapamasa da seminerlere, etkinliklere kendini geliştirmek için katılmak isteyen öğrenciler var. Bu kişiler için kitlesel fonlama formülünü düşündük. Öğrenci bir tıkla kendine destek sayfası oluşturabilecek. Destek sayfasını kendi yakınlarıyla, arkadaşlarıyla, öğretmenleriyle paylaşıp onlardan para toplayarak sene içindeki burs ihtiyacını karşılayabilecek. Bu projede Adım Adım’dan ilham aldık. Tek fark, burada her öğrenci kendi için destek toplayacak. Bu da bizi çok heyecanlandıran bir proje.

Topluluk yönetimiyle evrilmek istediğiniz gençlik platformundan bahseder misin?

Her öğrencinin, hem kişisel gelişim konusunda eğitimler alabildiği hem de iş, staj veya burs başvurusunu yapabileceği bir gençlik platformu haline gelmeyi hedefliyoruz. Türkiye’de öğrenciler dağınık şekilde destekleniyor. Onları desteklemek için araçlar var ama hepsini tek bir yerde görüp, kafa karışıklıklarını giderebilecek bir platforma ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Özellikle üniversiteye geçildiğinde allak bullak bir dönem yaşanıyor. Birçok yeniliğe adapte olmaya çalışılıyor. Şu an öğrenciler çok daha zeki ve istekli. Her şeyi çok daha fazla biliyorlar ve çok daha fazla katılmak istiyorlar. Bu ihtiyaçlarını karşılayacak bir platforma dönüşmek istiyoruz. Bu sene aralıktan itibaren adım adım buna gideceğiz.

Posts Carousel

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar "*" ile gösterilmektedir.

En Son Makaleler

Videolar