Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Trump’ın Grönland ısrarı iklim gerçeğini ele veriyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’a yönelik yoğun ilgisi, iklim değişikliğini inkâr eden söylemleriyle çelişiyor. Uzmanlara göre bu ilgi, eriyen buzulların açtığı ticaret yolları ve kritik madenlere erişimle doğrudan bağlantılı.

Dünya, çevresel koşullarda sarsıcı bir dönüşümden geçerken Arktik bölgesinde yeni deniz ticaret yolları açılıyor, buzulların altındaki nadir toprak elementlerine erişim giderek kolaylaşıyor. Bu gelişmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerindeki ısrarcı tutumunu yeniden gündeme taşıdı.

Analistler, Trump’ın Grönland’ın ABD kontrolüne geçmesi yönündeki çıkışlarının, resmi söylemlerde dile getirilen güvenlik kaygılarından çok; yenilenebilir enerji, dijital teknolojiler ve savunma sanayii için kritik öneme sahip madenlere erişim hedefiyle bağlantılı olduğunu savunuyor.

Uluslararası Enerji Ajansı’na göre Grönland’da henüz çıkarılmamış durumda bulunan kritik mineraller, yeşil enerjiye geçiş sürecinde temel rol oynuyor. Bu mineraller, başta lityum iyon piller olmak üzere akıllı cihazlar ve enerji depolama teknolojilerinin üretiminde kullanılıyor. Söz konusu pazarın bu yıl 6,4 milyar euroya ulaşması, önümüzdeki on yılda ise katlanarak büyümesi bekleniyor.

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu’nun verilerine göre ABD, ulusal güvenlik ve ekonomik üstünlük açısından kritik sayılan 12 mineralde tamamen ithalata bağımlı durumda. Bu durum, dünyanın en büyük rezervlerinden birine sahip olması nedeniyle Grönland’ı Washington için stratejik bir konuma taşıyor.

Çin’in şu anda bu minerallerin işlenmesinin yüzde 90’ından fazlasını kontrol etmesi de küresel tedarik zincirine ilişkin endişeleri artırıyor. Bilim insanları, Arktik’te buz tabakalarının incelmesiyle bu kaynaklara erişimin daha da kolaylaşacağını belirtiyor. 

Grönland merkezli danışmanlık şirketi Kaya Partners’ın kıdemli ortağı Nick Bæk Heilmann, Euronews’e yaptığı açıklamada, “ABD’nin Grönland’ı kontrol altına alma isteğinin ardındaki asıl itici gücün madenler olduğu görüşüne katılmıyorum. Grönland zaten yatırımlara ve madenciliğe açık. Toplumsal olarak madenciliğe yönelik bir onay var. ABD’nin Grönland’ı satın almasına gerek yok,” dedi.

İklim değişikliğinin bir diğer sonucu olarak Arktik’te yeni deniz yollarının açılması da kaçınılmaz görülüyor. 2022 yılında yapılan bir analiz, Kuzey Kutbu üzerinden açılacak rotaların Asya ile Avrupa arasındaki mesafeyi Süveyş ve Panama kanallarına kıyasla yaklaşık 9 bin kilometre kısaltabileceğini ortaya koydu.

Gözlemcilere göre Trump’ın Grönland’a olan ilgisi, kendisinin ve yönetiminin akademik çalışmalardan kamu politikalarına kadar birçok alandan silmeye çalıştığı iklim değişikliğinin fiilen yaşandığının dolaylı bir kabulü niteliğinde. 

New York Times’a konuşan İklim Değişikliği Merkezi danışmanı John Conger, “Trump’ın Grönland takıntısı, iklim değişikliğinin gerçek olduğunun bir itirafıdır,” değerlendirmesinde bulundu.

İklim ve güvenlik alanında çalışan araştırmacılar, bu ilginin Arktik’te yaşanan çevresel dönüşümün fiilen kabulü anlamına geldiğine dikkat çekiyor.

Kaynak:

https://environmentjournal.online/climate-change/trump-cant-be-this-obsessed-with-greenland-and-deny-climate-change/