Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Sera gazları atmosferde tutulan ısıyı 31 yılda yüzde 49 artırdı

NOAA verileri, insan faaliyetlerinin iklim üzerindeki etkisinin hız kesmeden büyüdüğünü ortaya koyuyor.  2021’de sera gazlarının atmosferde tuttuğu ısı, 1990’a göre yüzde 49 daha yüksek seviyeye ulaştı. Artışın yüzde 80’inden sorumlu olan gaz ise karbondioksit!

ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) bilim insanları, insan faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı kirliliğinin 2021 yılında atmosferde 1990’a göre yüzde 49 daha fazla ısı tutulmasına neden olduğunu açıkladı.

NOAA’nın her yıl yayımladığı Yıllık Sera Gazı Endeksi (AGGI) verileri, fosil yakıt kullanımı, sanayi, ulaşım, tarım ve ormansızlaşma gibi faaliyetlerin küresel ısınma üzerindeki etkisinin artmaya devam ettiğini gösteriyor.

1990 yılı referans alınarak hazırlanan AGGI, karbondioksit (CO2), metan (CH4), nitröz oksit (N2O) ve diğer uzun ömürlü sera gazlarının atmosferdeki ısı tutma etkisini tek bir gösterge üzerinden izliyor.

Küresel ısınmada en büyük paya sahip sera gazı açık arayla karbondioksit (CO2)

NOAA ölçümlerine göre atmosferdeki küresel ortalama karbondioksit yoğunluğu 2021’de 414,7 ppm seviyesine çıktı. Yalnızca o yıl 2,6 ppm artan karbondioksit yoğunluğu, 1990’dan bu yana 61 ppm yükseldi.

Bu artış, AGGI’nin 1990’dan bu yana ölçtüğü ilave ısı tutulumunun yüzde 80’ini oluşturuyor.

Bunun temel nedeni, karbondioksit’in atmosferde son derece uzun süre kalması. İnsan faaliyetleriyle atmosfere salınan karbondioksitin önemli bir bölümü 1.000 yıldan fazla süreatmosferde varlığını sürdürebiliyor.

Metan artışı endişe yaratıyor

Karbondioksitin ardından küresel ısınmaya en fazla katkı sağlayan sera gazının metan olduğu belirlendi.

2021’de atmosferdeki metan yoğunluğu ortalama 1.895,7 ppb oldu. Yıllık 16,9 ppb’lik artış, 1980’lerin başında daha kapsamlı ölçümlerin başlamasından bu yana kaydedilen en hızlı yükseliş olarak öne çıktı.

Atmosferdeki metan miktarı sanayi öncesi döneme göre yaklaşık yüzde 162 daha yüksek.

NOAA bilim insanları, özellikle 2007 sonrasında metan seviyelerinde görülen hızlı artışın nedenlerinin tam olarak çözülemediğini belirtiyor. Ancak ölçümler, sulak alanlar, tarım ve atık depolama alanları gibi mikrobiyal kaynaklarınbu artışta önemli rol oynadığına işaret ediyor.

Fosil yakıt kaynaklı metan emisyonlarının azaltılması ise teknolojik olarak mümkün görülüyor.

Gıda üretiminin görünmeyen etkisi: Nitröz oksit

Üçüncü önemli sera gazı olan nitröz oksit (N2O) açısından ise tablo farklı.

N2O emisyonlarının temel kaynağını tarımsal üretimde kullanılan gübreler oluşturuyor. Küresel nüfusun ve gıda talebinin artması, bu gazın emisyonlarının yükselmesine neden oluyor.

NOAA bilim insanlarına göre fosil yakıtların yerine alternatif enerji kaynakları kaymak mümkün olsa da gıda üretiminden kaynaklanan emsiyonları azaltmak çok daha karmaşık bir mesele. 

Binlerce hava örneğinden hesaplanıyor

NOAA, AGGI’yi ilk kez 2006’da politika yapıcıların, eğitimcilerin ve kamuoyunun sera gazlarının iklim üzerindeki birikimli etkisini daha kolay takip edebilmesi amacıyla geliştirdi.

Endeks, 1990 yılını 1,0 olarak kabul ediyor. 2021’de 1,49’a ulaşması ise insan kaynaklı sera gazlarının ısı tutma etkisinin o tarihten bu yana yüzde 49 arttığı anlamına geliyor.

Endeks, dünyanın farklı bölgelerinden düzenli olarak toplanan binlerce hava örneğinin analizine dayanıyor. NOAA, bu ölçümler aracılığıyla atmosferdeki sera gazı yoğunluklarını ve bunların Dünya sisteminde tuttuğu ilave ısıyı hesaplıyor.

İklim krizinin etkilerini daha görünür hale getiren bu veriler, krizin temelini oluşturan sera gazı birikiminin de artmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.

Kaynak:

https://www.climate.gov/news-features/feed/greenhouse-gas-pollution-trapped-49-more-heat-2021-1990