Potsdam İklim Etkileri Araştırma Enstitüsü Direktörü Johan Rockström, küresel ısınmanın hızlandığını ve Amazon Ormanları, mercan resifleri ile Atlantik Okyanusu’ndaki akıntı sisteminin geri dönüşü zor değişimlerlekarşı karşıya olduğunu belirtti. Bilimsel veriler,küresel sıcaklık artışının önümüzdeki birkaç yıl içinde 1,5 dereceyi aşabileceğine işaret ediyor.
Fosil yakıt kullanımından kaynaklanan emisyonların yol açtığı küresel ısınma hızlanırken, Dünya’nın iklim dengesini koruyan en önemli ekosistemler kritik eşiklere yaklaşıyor. Johan Rockström, 20 Ekim’de düzenlenen Reuters Avrupa Sürdürülebilirlik Konferansı’nda yaptığı konuşmada, Amazon Ormanları ve mercan resiflerindeki tahribatın geri döndürülemez duruma gelme riskine dikkat çekti.
Rockström, Atlantik Okyanusu’ndaki dolaşım sisteminin bazı bölümlerinin de çöküş tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Rockström’e göre son bilimsel bulgular, küresel ortalama yüzey sıcaklığındaki artışın önümüzdeki birkaç yıl içinde sanayi öncesi döneme kıyasla 1,5 dereceyi aşabileceğine işaret ediyor. Bu eşik aşıldıkça aşırı hava olaylarının daha sık ve şiddetli yaşanması bekleniyor.
İklim kriziyle mücadele doğayı korumadan mümkün değil
Rockström, şirketlerin iklim değişikliğine karşı direnç kazanabilmesi için iklim ve doğa krizlerini ayrı başlıklar altında değerlendirmekten vazgeçmesi gerektiğini ifade etti. Karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik adımların yanı sıra biyolojik çeşitliliği koruyan, bozulan doğal alanları iyileştiren ve tatlı su kaynaklarını güvence altına alan yatırımların da öncelik kazanması gerektiğini söyledi.
Fosil yakıtlardan çıkışın yavaşlatılmasına yönelik girişimleri de eleştiren Rockström, içten yanmalı motorlu araçların aşamalı olarak kullanımdan kaldırılmasını öngören düzenlemelerin gevşetilmesi için yürütülen lobi faaliyetlerini “son derece rahatsız edici” olarak nitelendirdi. Benzin ve motorine sağlanan sübvansiyonların elektrikli araçlara yönelik tüketici talebini zayıflattığına dikkat çekti.
Rockström’ün uyarısı, iklim krizinin yalnızca sıcaklık artışından ibaret olmadığını bir kez daha ortaya koyuyor. Doğal sistemlerin kritik eşikleri aşması, iklimin düzenlenmesinden su kaynaklarına ve biyolojik çeşitliliğe kadar yaşamı destekleyen ve dengeleyen süreçlerde kalıcı değişimlere yol açıyor.
Kaynak: