İklim krizine karşı dayanıklı kentler inşa etmek ve doğayla uyumlu şehir yaşamı oluşturmak için geliştirilen yerel çözümler, 2028’in ödüllü kentlerini belirledi.
İspanya’dan Zaragoza, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kent yönetimi alanındaki çalışmalarıyla 2028 Avrupa Yeşil Başkenti seçildi. İspanya’nın Benidorm ve Portekiz’in Estarreja kentleri ise çevre alanındaki başarılarıyla Avrupa Yeşil Yaprak ödülünü kazandı. Üç kent, daha yeşil ve iklim dirençli şehirlerin nasıl inşa edileceğine örnek gösteriliyor.
Avrupa Yeşil Başkent ve Avrupa Yeşil Yaprak 2028 ödüllerinin kazananları, 8 Ekim’de Portekiz’in Guimarães kentinde düzenlenen törenle açıklandı. İspanya’dan Zaragoza, 2028 Avrupa Yeşil Başkenti ünvanını alırken, Benidorm ve Estarreja, küçük ve orta ölçekli kentlerin çevre alanındaki başarılarını ödüllendiren Avrupa Yeşil Yaprak unvanına layık görüldü.
Zaragoza iklim risklerine karşı uzun vadeli yaklaşımıyla öne çıktı
Jüri, Zaragoza’yı iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik uzun vadeli politikaları, güçlü yerel yönetimi ve toplumsal dayanıklılığı destekleyen çalışmaları nedeniyle ödüle layık gördü.
Benidorm, yoğun turizmin çevre üzerinde yarattığı baskıyı yönetirken sürdürülebilir kent gelişimi ile çevrenin korunması arasında denge kurmasıyla öne çıktı. Estarreja ise sanayi geçmişinden yeşil dönüşüme uzanan süreci iş birliğine dayalı bir yaklaşımla yürütmesiyle takdir topladı.
Avrupa Komisyonunun Çevre, Su Dayanıklılığı ve Rekabetçi Döngüsel Ekonomi Komiseri Jessika Roswall, kentlerin çevresel dönüşümün merkezinde yer aldığını belirtti. Roswall’a göre kentlerde doğaya daha fazla alan açmak, sokakların serinlemesine, hava, su ve gürültü kirliliğinin azalmasına ve atık yönetiminin iyileşmesine katkı sağlayabilir.
Zaragoza, Benidorm ve Estarreja’nın deneyimleri, çevre politikalarının toplumsal katılımla desteklendiğinde yerel düzeyde somut sonuçlar sağlayabileceğini ortaya koyuyor.
Avrupa 2030’a kadar kentlerde yeşil alan kaybını durdurmayı hedefliyor
Üç kentin başarıları, farklı büyüklükteki yerleşimlerin çevre sorunlarına çözüm üretebileceğini ortaya koyuyor. Bu çalışmalar, Avrupa’nın doğayı koruma ve kentleri iklim değişikliğinin etkilerine karşı daha dirençli hâle getirme hedefleriyle de örtüşüyor.
AB’nin Doğa Restorasyonu Tüzüğü, kentsel alanlarda 2030’a kadar yeşil alan ve ağaç örtüsünde net kayıp yaşanmamasını, sonraki yıllarda ise bu alanların artırılmasını öngörüyor. 2028 ödüllerinin sahipleri, biyolojik çeşitliliği koruyan ve iklim risklerine karşı daha dirençli kentler oluşturmanın geleceğe yönelik bir hedef olmadığını, bugün atılacak adımlarla mümkün olduğunu gösteriyor.
Avrupa Yeşil Başkent Ödülü, sürdürülebilirlik alanında uzun vadeli taahhütlerini ortaya koyan ve nüfusu 100 binin üzerinde olan kentlere veriliyor. Avrupa Yeşil Yaprak Ödülü ise nüfusu 20 bin ile 100 bin arasında değişen küçük ve orta ölçekli kentlerin çevre alanındaki başarılarını ödüllendiriyor.
Ödüller, kentlerin çevre çalışmalarını geliştirmelerine yönelik mali destek de sağlıyor. Zaragoza, Avrupa Yeşil Başkenti seçilmesiyle 600 bin avro alacak. Benidorm ve Estarreja ise Avrupa Yeşil Yaprak ödülü kapsamında 200’er bin avro destek kazanacak.
Kaynak: