Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik yarışı hızlanıyor

Otomotiv sektörü, elektrikli araç dönüşümünün yanı sıra karbon emisyonlarını azaltma, döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştırma ve tedarik zincirlerini daha sürdürülebilir hale getirme hedefleri doğrultusunda kapsamlı bir dönüşümden geçiyor. Sustainability Magazine’in hazırladığı “Sürdürülebilirlik Stratejileriyle Öne Çıkan En İyi 10 Otomotiv Şirketi” listesinde Tesla ilk sıraya yerleşirken, BMW ikinci, Volkswagen Group ise üçüncü oldu.

Otomotiv sektörü, iklim kriziyle mücadele ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş doğrultusunda tarihin en büyük dönüşümlerinden birini yaşıyor. Rekabet artık yalnızca yeni modeller, satış rakamları ya da performansla sınırlı kalmıyor; şirketlerin karbon emisyonlarını azaltma hızları, tedarik zincirlerindeki şeffaflık, kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi uygulamaları da başarı kriterleri arasında öne çıkıyor.

Tesla ilk sırada

Listenin ilk sırasında yer alan Tesla, sürdürülebilirliği yalnızca elektrikli otomobil üretimiyle sınırlı görmüyor. Şirket, elektrikli araç üretimini hızlandıracak teknolojiler geliştirirken enerji dönüşümünü destekleyen çözümlere de yatırım yapıyor.

Şirket, enerji depolama sistemleri, temiz enerji çözümleri ve üretim süreçlerinde verimliliği artıran teknolojilerle düşük karbonlu dönüşümün önemli aktörlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Tesla Küresel Sürdürülebilirlik ve Etki Başkanı Sam Harris, sürdürülebilirlik ile teknolojinin birbirini tamamlayan iki temel unsur olduğunu vurgulayarak şirketin bu alandaki yatırımlarını büyütmeye devam edeceğini belirtiyor.

BMW ve Volkswagen takip ediyor

İkinci sıradaki BMW, üretim süreçlerinde geri dönüşümü ön plana çıkarıyor. Şirket, üretimden arta kalan alüminyum ve çelik malzemelerin yaklaşık yüzde 70’ini yeniden kullanırken, 2030 hedefleri doğrultusunda tüm değer zincirinde karbon emisyonlarını azaltmayı amaçlıyor.

Üçüncü sıradaki Volkswagen Group ise regenerate+stratejisi kapsamında karbonsuzlaşma, döngüsel ekonomi ve sorumlu tedarik zinciri uygulamalarını tüm faaliyetlerine entegre ediyor. Grup, sürdürülebilirliği ürün geliştirmeden üretime, çalışan politikalarından iş ortaklıklarına kadar geniş bir çerçevede ele alıyor.

Elektrifikasyon ortak hedef haline geldi

Dördüncü sıradaki Volvo Group, emisyon azaltımı, elektrikli ulaşım ve yenilenebilir enerji yatırımlarına odaklanırken, beşinci sıradaki Ford ticari araçlarını hızla elektrikliye dönüştürüyor. Özellikle F-150 Lightning modeli, şirketin elektrikli mobilite stratejisinin önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.

General Motors, geliştirdiği Ultium elektrikli araç platformuyla tüm ürün gamını elektrikli hale getirebilecek ölçeklenebilir bir üretim altyapısı oluşturdu. Şirket, üretim süreçlerini sadeleştirirken elektrikli araçların performans ve kullanım açısından geleneksel içten yanmalı motorlu araçlarla rekabet edebileceğini göstermeyi hedefliyor.

Tamamen elektrikli araç üreticisi olan Rivian, sürdürülebilirlik yaklaşımını yalnızca araçlarıyla sınırlamıyor. Ürün yaşam döngüsü boyunca oluşan emisyonları azaltmaya odaklanırken, çevre koruma projeleri ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla da dikkat çekiyor.

Karbon nötr hedefler öne çıkıyor

Listenin sekizinci sırasında bulunan Stellantis, araçlarından fabrikalarına ve tedarik zincirine kadar tüm faaliyetlerinde emisyonları azaltmaya odaklanıyor. Şirket, 2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı, 2030’a kadar ise Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarında önemli düşüş sağlamayı hedefliyor. Yenilenebilir elektrik kullanımını artırmayı ve çalışanlar ile yerel topluluklar için adil dönüşümü desteklemeyi de stratejisinin önemli parçaları arasında görüyor.

Dokuzuncu sıradaki Mercedes-Benz ise Ambition 2039 programıyla tüm araç filosunu karbon nötr hale getirmeyi planlıyor. Şirket aynı zamanda operasyonlarından kaynaklanan emisyonları azaltmayı ve sürdürülebilirliği tüm değer zincirine yaymayı hedefliyor.

Listenin onuncu sırasında yer alan Toyota ise sürdürülebilirliği kurumsal yönetimin temel unsurlarından biri olarak ele alıyor. 

Şirket, ESG çalışmalarını ayrıntılı biçimde paylaştığı Sustainability Data Book ile çevresel performansını sayısal verilerle kamuoyuna sunuyor. Ulusal ve uluslararası çevre standartlarına uyumu esas alan Toyota, daha düşük karbonlu bir gelecek için üretim ve yönetim süreçlerini sürekli geliştiriyor.

Otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik artık yalnızca çevresel sorumluluk kapsamında değerlendirilmiyor. Elektrifikasyon, yenilenebilir enerji kullanımı, geri dönüşüm, döngüsel ekonomi ve sorumlu tedarik zinciri yönetimi; şirketlerin yatırım kararlarını, rekabet gücünü ve uzun vadeli büyüme stratejilerini belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.

Kaynak:

https://email.sustainabilitymag.com/c/1156EKb0x6dZH6S6nXu8B9CjAyc