Earth.com yazarı Jordan Joseph’ın haberine göre, küresel ölçekte yürütülen temizlik çalışmaları, okyanus ve nehirlerden 45 milyon kilogramdan fazla plastiğin toplanmasıyla yeni bir rekora ulaştı.
The Ocean Cleanup tarafından açıklanan veriler, tek bir girişimin şimdiye kadar elde ettiği en büyük doğrulanmış temizlik miktarı olarak kayda geçti. Başarı, teknolojik sistemlerin ulaştığı kapasiteyi gözler önüne sererken, denizlere karışmaya devam eden plastik akışının büyüklüğünü de bir kez daha gündeme taşıdı.
Toplanan veriler, plastik kirliliğinin rastgele dağılmadığını; nehirler, kıyı hatları ve özellikle Great Pacific Garbage Patch (Büyük Pasifik Çöp Alanı) gibi yoğunlaşma alanlarında biriktiğini ortaya koydu. Projede görev alan mühendis ve bilim insanları, sürüklenen atıkları yakalamak için geliştirilen bariyer sistemleri ve açık deniz platformlarıyla bu birikim noktalarını haritalandırdı. Yıllar süren çalışmaların ardından toplam miktarın 45 milyon kilogramı aşması, temizlik faaliyetlerinde yeni bir ölçeğe işaret ediyor.
Uzmanlara göre sorunun kaynağı büyük ölçüde karada başlıyor. Yoğun nüfuslu şehirlerden çıkan plastik atıklar, nehirler aracılığıyla denizlere taşınıyor. 2021’de yayımlanan bir araştırma, dünya genelinde plastik kirliliğinin yüzde 80’inin 1.000’den fazla nehirden kaynaklandığını ortaya koymuştu. Bu nedenle stratejisini değiştiren The Ocean Cleanup, tekil müdahaleler yerine şehir ölçeğinde çözümlere yöneldi.
Mumbai’den Los Angeles’a uzanan “30 Şehir Programı”, plastik kirliliğini besleyen su yollarını, kıyıları ve atık sistemlerini hedef alıyor. Özellikle mangrovlar, plajlar ve mercan resifleri gibi alanlarda biriken atıklar, denize ulaşmadan önce müdahale edilmesi gereken kritik noktalar arasında yer alıyor.
Açık denizde durum
Kıyılardan uzakta, Hawaii ile Kaliforniya arasında yer alan Büyük Pasifik Çöp Alanı yaklaşık 100 milyon kilogram yüzen plastik barındırıyor. Uzun süre suda kalan büyük parçalar zamanla parçalanarak mikroplastiklere dönüşüyor ve bu durum kirliliğin izlenmesini daha da zorlaştırıyor.
Elde edilen rekor, tek bir teknolojik atılımdan ziyade yıllar süren çalışmaların sonucu olarak öne çıkıyor. Nehirlerde daha dayanıklı sistemler, açık denizde daha verimli toplama yöntemleri ve gelişmiş ayrıştırma süreçleri bu başarıyı mümkün kıldı. Yetkililer, çevresel sorunların yalnızca büyük yatırımlarla değil, sürekli iyileştirme ve planlama ile çözülebileceğine dikkat çekiyor.
Toplanan plastiklerin akıbeti de projenin önemli bir parçası. Sahada ayrıştırılan atıkların bir bölümü geri dönüştürülerek yeniden üretime kazandırılıyor. Yapılan açıklamalara göre ekipler, dakikada ortalama 53 kilogram çöp toplarken, bu atıkların önemli bir kısmı plastik granül haline getirilerek yeni ürünlerde kullanılıyor.
Ancak temizlik çalışmaları bazı tartışmaları da beraberinde getiriyor. Yüzeyde yaşayan deniz canlılarının temizlik sistemlerine takılma riski, bilim dünyasında dikkatle izleniyor. 2025 yılında yayımlanan bir araştırma, bu riskin plastik kirliliğinin verdiği zarardan daha düşük olduğunu ortaya koysa da, uzmanlar temkinli olunması gerektiğini vurguluyor.
Tüm bu gelişmelere rağmen uzmanlar, asıl çözümün kirliliği kaynağında önlemekten geçtiği görüşünde. Rekor seviyedeki temizlik çalışmaları bile, her gün denizlere karışan yeni plastik miktarıyla karşılaştırıldığında sınırlı kalıyor. Bu nedenle hükümetlerin, şirketlerin ve yerel yönetimlerin plastik kullanımını azaltmaya yönelik adımlar atması kritik önem taşıyor.
Sonuç olarak ulaşılan 45 milyon kilogramlık temizlik miktarı, okyanus temizliğinin artık sembolik bir çaba olmaktan çıktığını gösteriyor. Bu sorunun çözümü için temizlik kadar önleyici politikaların da hayata geçirilmesi gerektiği önemle vurgulanıyor.
https://www.earth.com/news/record-ocean-cleanup-removes-45-million-kilograms-of-plastic