Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
İklim mücadelesinde başarı bireysel tercihlerden çok sistem değişimiyle mümkün

Dünya Kaynakları Enstitüsü’nün (WRI) yayımladığı yeni araştırma, sera gazı emisyonlarını azaltmada bireysel davranış değişikliklerinin tek başına sınırlı kaldığını, en büyük etkinin hükümetler, şirketler ve kurumların düşük karbonlu tercihleri kolaylaştıran politikalarından geldiğini ortaya koydu. Enstitü, hangi uygulamaların en yüksek iklim faydası sağlayacağını hesaplayan yeni bir analiz aracı geliştirdi.

İklim değişikliğiyle mücadelede bireylerin daha sürdürülebilir tercihler yapması önemini korurken, bu tercihleri mümkün kılan sistemlerin dönüştürülmesi çok daha büyük emisyon azaltımları sağlayabiliyor.

WRI’nin araştırmasına göre, bireyler destekleyici politikalar ve altyapılar olmadan davranışlarını değiştirmeye çalıştığında, teorik olarak mümkün olan emisyon azaltımının yalnızca yüzde 10’u gerçekleştirilebiliyor. Geri kalan yüzde 90’lık potansiyel ise kamu politikaları, kurumsal kararlar ve düşük karbonlu seçenekleri erişilebilir hale getiren uygulamalar sayesinde ortaya çıkıyor. 

Sistemler bireysel tercihlerden daha etkili

Araştırmaya göre elektrikli araç kullanımı, yenilenebilir enerjiye geçiş veya daha az et tüketimi gibi iklim dostu davranışların yaygınlaşması, küresel sera gazı emisyonlarının büyük bölümünü ortadan kaldırabilecek potansiyele sahip. Ancak bunun gerçekleşebilmesi bireylerin değil, bu tercihleri kolaylaştıran sistemlerin dönüştürülmesine bağlı.

Araştırmada, sistem odaklı yaklaşımın etkisini gösteren örneklerden biri New York kentindeki kamu hastaneleri oldu.

Kentin kamu sağlık sisteminde başlatılan bir uygulamayla bitki bazlı yemekler yatan hastalara sunuldu. Mart 2022’den bu yana 2,8 milyondan fazla bitki bazlı öğün servis edildi ve gıda kaynaklı karbon emisyonları yüzde 36 azaldı. Uygulama aynı zamanda öğün başına maliyeti 59 sent düşürürken hasta memnuniyet oranını yüzde 98 seviyesine taşıdı.

Araştırmaya göre bu sonuç, geniş kapsamlı farkındalık kampanyalarından daha güçlü bir etki yaratan sistemsel müdahalelerin önemini ortaya koyuyor.

Araştırmacılar, şehir planlamacılar, politika yapıcılar ve şirket yöneticilerinin sınırlı kaynaklarını en yüksek iklim etkisi yaratacak uygulamalara yönlendirebilmeleri amacıyla yeni bir hesaplama aracı da geliştirdi.

Araç, düşük karbonlu davranışları teşvik etmeyi amaçlayan politika ve programların potansiyel emisyon azaltım etkisini karşılaştırabiliyor. Böylece yalnızca bireysel karbon ayak izini hesaplayan mevcut uygulamalardan farklı olarak milyonlarca kişiyi etkileyebilecek kararların sonuçları analiz edilebiliyor.

Davranış değişikliğinde en etkili yöntemler

Araştırmada davranış değişikliğini destekleyen yöntemler; bilgilendirme, geri bildirim, mali teşvikler, taahhüt mekanizmaları, sosyal normlar ve “tercih mimarisi” olarak altı başlık altında incelendi.

Araştırmaya göre en yüksek başarıyı, sürdürülebilir seçenekleri varsayılan hale getiren tercih mimarisi ile bireyleri önceden taahhütte bulunmaya yönlendiren mekanizmalar en başarılı yöntemler arasında yer aldı.  

Buna karşılık yalnızca bilgi vermeye dayanan kampanyaların ortalama etkisinin daha sınırlı olduğu belirlendi. 

Benzer şekilde elektrikli araçlar veya ısı pompaları gibi yüksek maliyetli yatırımları önemli ölçüde ucuzlatan güçlü mali teşviklerin de davranış değişikliğini hızlandırabileceği belirtiliyor.

Dünya Kaynakları Enstitüsü’ne göre geliştirilen yeni hesaplama aracı, hükümetler, yerel yönetimler, şirketler ve sürdürülebilirlik alanında çalışan kuruluşların sınırlı kaynaklarını en yüksek iklim etkisi yaratacak politikalara yönlendirmesine yardımcı olmayı amaçlıyor.

Kaynak:

https://engage.wri.org/