Avrupa’da etkisini artıran sıcaklıklar nedeniyle üç büyük sendika federasyonu, işçilerin aşırı sıcağa karşı korunması için Avrupa Birliği genelinde bağlayıcı yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini istedi. Hazırlanan yeni rapora göre her yıl 130 milyon çalışan sıcaklık stresiyle karşı karşıya kalıyor ve yüz binlerce iş kazası ile birlikte yüzlerce can kaybı bu riskle ilişkilendiriliyor.
Avrupa Gıda, Tarım ve Turizm Sendikaları Federasyonu (EFFAT), Avrupa Kamu Hizmetleri Sendikaları Federasyonu (EPSU) ve Avrupa İnşaat ve Ağaç İşçileri Federasyonu (EFBWW), Avrupa Komisyonu’na yaklaşan Kaliteli İşler Yasası (Quality Jobs Act) kapsamında iş yerlerinde aşırı sıcağa karşı bağlayıcı AB mevzuatı hazırlanması çağrısında bulundu.
Avrupa Sendikalar Enstitüsü’nün (ETUI) katkısıyla hazırlanan rapor ve “Model Direktif”, çalışanların iklim değişikliği nedeniyle giderek artan sıcaklık risklerinden korunmasını amaçlıyor. Brüksel’de düzenlenen “Çalışanların İş Yerindeki Aşırı Sıcağa Karşı Korunması: Etkiler ve Çözümler” başlıklı konferansta araştırmacılar, sendika temsilcileri, politika yapıcılar ve çalışanlar, iklim değişikliğiyle birlikte büyüyen sıcaklık riskleri ile bu alandaki yasal boşlukları değerlendirdi.
Sıcaklık kaynaklı riskler Avrupa genelinde yayılıyor
Rapora göre iş yerlerinde aşırı sıcak artık yalnızca yaz aylarında yaşanan geçici bir sorun değil, Avrupa genelinde giderek büyüyen bir iş sağlığı riski haline geldi.
Araştırma, her yıl yaklaşık 130 milyon çalışanın sıcaklık stresine maruz kaldığını, bunun da 277 bin iş kazası ve 230 ölümle bağlantılı olduğunu ortaya koydu.
İnşaat ve tarım gibi açık havada yürütülen işlerin yanı sıra depo çalışanları, mutfak ve turizm sektörü personeli ile bakım hizmetlerinde görev yapanlar da yeterli havalandırmanın bulunmadığı kapalı alanlarda artan riskle karşı karşıya bulunuyor. Güney Avrupa’nın yanı sıra Orta ve Kuzey Avrupa’da da uzun süreli yüksek sıcaklıkların iş yaşamını daha fazla etkilemeye başladığına dikkat çekiliyor.
Sendikalara göre Avrupa Birliği’nin mevcut iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı aşırı sıcak konusunu dolaylı biçimde ele alıyor. AB genelinde sıcaklığa maruz kalma sınırlarını belirleyen ortak bir düzenleme ya da uygulanması zorunlu asgari standartlar bulunmaması nedeniyle çalışanların korunmasının ülkeden ülkeye değişen uygulamalara ve çoğu zaman işverenlerin inisiyatifine bırakıldığı ifade ediliyor.
Aşırı sıcakların sağlık üzerindeki etkilerinin yanı sıra kaybedilen çalışma saatleri, iptal edilen vardiyalar ve üretkenlik düşüşü nedeniyle çalışanların gelirlerini de olumsuz etkilediğine dikkat çekilen raporda, sıcaklığa bağlı ekonomik kayıpların 2030’a kadar Avrupa’nın büyük bölümünde önemli ölçüde artması bekleniyor.
EFFAT, EPSU ve EFBWW tarafından hazırlanan Model Direktif’te AB mevzuatında yer alması istenen başlıca düzenlemeler şöyle sıralandı:
- Bilimsel ölçütlere dayalı bağlayıcı azami çalışma sıcaklıkları ve maruz kalma sınırlarının belirlenmesi,
- İşverenler için zorunlu sıcaklık risk değerlendirmesi yapılması,
- Ücretli dinlenme molaları, gölgelik alan, içme suyu, serinleme imkânı ve sıcak dönemlerde çalışma saatlerinin düzenlenmesini içeren zorunlu çalışma kuralları oluşturulması,
- İnşaat, tarım, ulaşım, atık yönetimi, turizm ve yetersiz soğutulan kapalı alanlarda çalışanlar başta olmak üzere yüksek risk altındaki sektörlere özel koruma sağlanması,
- Çalışma saatlerinin değiştirilmesi veya işin durdurulması gibi önleyici tedbirlerin çalışanların ücret ve iş güvencesini etkilememesi,
- İş yerlerinde alınacak önlemlerin belirlenmesi ve uygulanmasına çalışan temsilcileri ile sendikaların katılımının sağlanması.
Sendikalar, Avrupa Komisyonu’na çağrıda bulunarak hazırlanan Model Direktif’in yaklaşan Kaliteli İşler Yasası kapsamında resmi yasa teklifine dönüştürülmesini ve bir sonraki aşırı sıcak hava dalgası yaşanmadan önce yürürlüğe girecek bağlayıcı düzenlemelerin gecikmeden hazırlanmasını talep ediyor.
Kaynak:
https://us.list-manage.com/15fP8yfK1cp?e=fcd0c7c40e&c2id=ff885ef41b4f7665d94113d3c829b6fa