Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
İsveç’te gençler doğayı koruyarak maaş alıyor

İsveç’te hayata geçirilen “Genç Gezegen Koruyucuları” programı, yaz döneminde gençlere istihdam sağlarken kendi geliştirdikleri çevre projelerini uygulama fırsatı sunuyor. Program, yüksek genç işsizliğine çözüm üretmeyi ve iklim umudunu güçlendirmeyi hedefliyor.

İsveç’te başlatılan “Genç Gezegen Koruyucuları” (Young Planetary Stewards-YPS) programı, genç işsizliğiyle mücadeleyi iklim eylemiyle buluşturan yenilikçi yaklaşımıyla öne çıkıyor. Program kapsamında seçilen gençler, yaz aylarında ücret karşılığında çalışırken çevreyi korumaya yönelik kendi projelerini geliştirip uyguluyor.

Programın ilk katılımcıları arasında yer alan 18 yaşındaki Oona Verveld ve Clara Vikberg, akranlarının çoğunun perakende ya da fast-food sektöründe ilk iş deneyimleri yaşarken, doğa ve sürdürülebilirlik odaklı projelerde görev alan ilk “genç gezegen koruyucuları” oldu.

Stockholm’ün kuzeyinde faaliyet gösteren kâr amacı gütmeyen Upplandsbygd kuruluşunun Proje Yöneticisi My Sellberg, programın çıkış noktasını, “Gençlerin işe ihtiyacı vardı. Biz de neden doğayı koruyan işler oluşturmayalım diye düşündük. Asıl hedefimiz ise gençlerin geleceğe umutla bakmasını sağlamaktı” sözleriyle anlattı.

Genç işsizliğine çevreci çözüm

Avrupa Birliği’nin en yüksek genç işsizlik oranlarından birine sahip ülkeleri arasındaki İsveç’te, 15-24 yaş grubundaki gençlerin yaklaşık yüzde 24’ü işsiz olarak sınıflandırılıyor. Bu oran, AB ortalaması olan yüzde 15 seviyesinin oldukça üzerinde seyrediyor.

Beş belediye ile Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Upplandsbygd, sürdürülebilir kalkınma odaklı yerel projeleri destekliyor. Program kapsamında gençler, çiftliklerden doğa koruma kuruluşlarına kadar farklı kurumlarla eşleştiriliyor, proje yönetimi eğitimi alıyor ve kişi başına 40 bin İsveç kronuna kadar finansman desteğiyle projelerini hayata geçiriyor.

Programın en ayırt edici yönü ise fikirlerin tamamen gençlerden çıkması.

YPS programına seçilen 10 gençten biri olan Clara Vikberg, “Bugün dünyanın pek çok sorunu karşısında insanlar kendini çaresiz hissediyor. Kendi fikrinizi geliştirip bunun gerçekten olumlu bir değişim yarattığını görmek ise insana umut veriyor.” dedi.

Doğayla bağı güçlendiren yürüyüş rotaları

Verveld ve Vikberg’in geliştirdiği proje, gençlerin doğayla bağını güçlendirmeyi amaçlıyor. İkili, Stockholm’ün kuzeyindeki tarihi Eda Lägergård yaz kampındaki yürüyüş rotalarına QR kodlu dijital bilgilendirme panoları yerleştiriyor.

1913 yılından bu yana faaliyet gösteren kamp, İsveç’in yüzyılı aşkın geçmişe sahip “kollo” geleneğini sürdürüyor. Kentlerde yaşayan çocukların yaz aylarını doğada geçirmesi amacıyla hayata geçirilen bu kamplar, bugün ülkenin en köklü açık hava eğitim geleneklerinden biri olarak kabul ediliyor.

Gençlerin hazırladığı dijital panolarda biyolojik çeşitlilik, mantarlar, böcekler, ölü ağaç gövdelerinin ekosistemdeki rolü ve kampın tarihi hakkında sürekli güncellenebilecek bilgiler yer alıyor.

Kurbağa göleti, böcek oteli, iklim atölyeleri

Program kapsamında hayata geçirilen diğer projeler arasında istilacı bitki türlerinin temizlenmesi, biyolojik çeşitliliği artıracak kurbağa göletleri oluşturulması, meşe ağaçlarının envanterinin çıkarılması, kuş yuvaları ve böcek otelleri kurulması, yeni yürüyüş rotalarının oluşturulması ile kütüphanelerde iklim ve sürdürülebilirlik üzerine toplumsal farkındalık atölyeleri düzenlenmesi yer alıyor.

Programın ilerleyen yıllarda daha geniş bir bölgede uygulanması hedefleniyor.

Projeye katılmanın geleceğe bakışını değiştirdiğini söyleyen Oona Verveld ise, “Dünyaya oldukça karamsar bakıyorum. Ancak bu proje sayesinde gerçekten etkisi olacak katkılar sunabildiğimi ve geleceği iyileştirecek çözümlerin bir parçası olduğumu hissediyorum.’’ dedi.

İzcilik geçmişi sayesinde doğaya ilgi duyduğunu anlatan Clara Vikberg de, “Bugünün gençleri doğadan giderek uzaklaşıyor. Açık havada vakit geçirmenin mutluluğunu daha fazla kişiye ulaştırmak istiyorum. İnsan doğayı sevdiğinde onu korumaya da daha fazla önem veriyor.’’ değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak.

https://ablink.editorial.theguardian.com/