“Türkiye’de gönüllülük oranı araştırmalara göre yüzde altı, yedi oranında”

“Türkiye’de gönüllülük oranı araştırmalara göre yüzde altı, yedi oranında”

“Gönüllü Ol, Harekete Geç” sloganıyla faaliyet gösteren Gönüllü Hareketi Derneği’nin Başkanı Sertaç Şipka, 10 Aralık’ta Radyo Gedik’te yayınlanan İyilik Elçileri’nin konuğu oldu. Şipka, gönüllülük kavramını, Engelsiz Kütüphane ve Benim Adım Gelecek projelerini, hoşgörüyle gönüllülük ilişkisini ve e-gönüllülüğü anlattı.

Derneğin hikayesinin üniversite yıllarında Avrupa Birliği programıyla Almanya’da bir gençlik bilgi merkezinde gönüllü programa katılmasıyla başladığını ifade eden Gönüllü Hareketi Derneği’nin Başkanı Sertaç Şipka, “Bir yıl süreyle gençlik merkezleri, izci kuruluşları, gençlik bilgi merkezleri gibi farklı kurumlarda gönüllülük yaptım ve döndüğümde kendi şehrimde bu konuda bir açık olduğunu gördüm. Ben bu faaliyetlere Ankara merkezli bir dernek sayesinde dahil oldum ve kendi cebimden masraf yapmam gerekmedi. Döndüğümde gençlerin katılımına biraz daha fırsat tanımak adına ne yapabileceğim konusunu araştırırken şehrimdeki uluslararası gönüllü programları olan birkaç kurumla iletişime geçtim. Geri dönüş alamamam neticesinde 2009 yılında Gönüllü Hareketi Derneği’ni kurduk ve ilk çalışmalarımızda gençleri yurtdışına göndermeye yönelik programlar yaratmaya başladık. Gönüllülüğün bilgiyle ilişkili bir tarafı olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda gönüllü, toplumu ilgilendiren herhangi bir konuda kendinden verir, ihtiyaç neredeyse orada bulunur, ihtiyaçları öncesinden görüp o doğrultuda hareket eder fakat bunları sessizce, kendisini belli etmeden yapar. Baykuş da bilge ve hâkim ama fazla kendisini belli etmeyen bir hayvandır. Bu sebeplerle logomuzu baykuş olarak belirledik” dedi.

“Afet dönemlerinde gönüllülüğü dayanışmayla ilişkilendiriyoruz”

Türkiye’de gönüllülüğün tanımını yapmanın zor olduğunu ifade eden Şipka, “Gönüllülük herkesin fikrinin olduğu ama genel bir uzlaşının sağlanamadığı bir konu. Ancak, dünyada kabul gören, STK’ların nezdinde neyin gönüllülük olduğu neyin olmadığı konusunda genel geçer bazı uzlaşılar mevcut. Gönüllülüğün bireyin özgür iradesiyle gerçekleşiyor olması, bunun maddiyata dayalı olmaması ve başkasının yararına olması lazım. Gönüllülüğü bu üç hususla beraber tanımlıyoruz ve diğer çalışmalardan ayrıştırmış oluyoruz. Türkiye’de gönüllülük oranı araştırmalara göre yüzde altı, yedi oranında değişiyor. Gelişmiş ülkelerde ise oranlar çok daha yüksek. Mesela Norveç’in istatistikleri Norveç nüfusunun üç buçuk katının derneklere üye olduğunu gösteriyor. Bu, bir kişinin üçten fazla STK’nın üyesi anlamına geliyor. Türkiye’de gönüllü faaliyetler ve aktif katılımcılık konusunda almamız gereken mesafe var. Afet dönemlerinde gönüllülüğü dayanışmayla ilişkilendiriyoruz fakat, afetlerin olmadığı dönemlerde çok fazla içselleştiremiyoruz. Sivil toplumun en büyük gelişim ataklarından bir tanesi 1999 depreminden sonra gerçekleşti. Olumsuz durumlar insanların kenetlenmesini sağlıyor ama önemli olan bunu günlük yaşama yayabiliyor olmak” şeklinde konuştu.

“Görme engelli bireyler kitap talebinde bulunabiliyor”

Eğitimde Fırsat Eşitliği programı kapsamındaki Engelsiz Kütüphane projelerini aktaran Şipka, “Türkiye’de 280 bin üzerinde görme engelli birey var. Her yıl bir milyon 200 bin öğrenci üniversite sınavlarını kazanıyor. Görme engelli öğrencilerin ise bini ya da biraz üstünün her yıl üniversiteyi kazanıyor. Aynı zamanda, üniversite sınavına hazırlanan görme engelli gençlere CD gönderiliyor fakat bu sürdürülebilir değil. Görme engelliler için kaynakların az oluşu eğitimde fırsat eşitsizliği doğuruyor. Bu sebeplerle, 3 Aralık Engelliler Günü’nde test ve ders kitaplarını seslendirebilmek adına Engelsiz Kütüphane projesine başladık. Görme engelli bireyler kitap talebinde bulunabiliyor. Şu an için sadece stüdyomuzda seslendirme yapılabiliyor. Evinde seslendirme yapmak isteyenleri de sürece dahil etmek istiyoruz” dedi.

“30’a yakın ülkeye gönüllü gönderdik”

Benim Adım Gelecek projelerinin bir usta-çırak projesi olduğunu belirten Şipka, “Özel sektörde en az yedi yılını tamamlamış orta ve üst düzey yöneticiler bu projenin gönüllüsü olabiliyor. Onlar usta olarak yer alıyor, üniversite öğrencileri de bu projeye çırak olarak katılıyor. Seçtiğimiz usta-çıraklar sekiz aylık bir yolculuğa başlayarak her ay en az iki saat birbirleriyle görüşüyorlar. Nesiller arası öğrenmeyi bu tarz bir projeyle uygulanabilir hale getirmeye çalıştık. Aynı zamanda, Uluslararası Gönüllülük Programını yürütüyoruz. Program kapsamında 17-30 yaş arasındaki gençleri yurtdışına ücretsiz bir şekilde gönderebiliyoruz. Gençlerin programlara katılabilmeleri için proje yazıp hibe alıyoruz ya da yurtdışındaki hibe almış projelere ortak oluyoruz ve gençlerin o projelere katılımını sağlıyoruz. Şimdiye kadar 30’a yakın ülkeye gönüllü gönderdik” ifadesinde bulundu.

“Hoşgörünün anlaşılması için insanlar dayanışma çemberinin içine çekilmeli”

Derneğin “Hoşgörü uygarlığın ilk basamağıdır” sözünü açıklayan Şipka, “Gönüllülük içinde dayanışmayı yansıtıyor. Sorumlu olmadığımız halde başkasının hayatındaki sorunlara duyarlı olmamız hoşgörünün en kolay ve rahat öğrenilebileceği alan. Mesela Oyuncak Kütüphanesi çalışmamızın yararlanıcısı olan aileler buradan oyuncak ödünç alabiliyorlar. İnsanların oraya bağış yaptığını görünce hayatlarında gönüllülük geçmişi olmayan ailelerin içleri ısınıyor. Daha sonra gönüllü faaliyetler yapmak üzere motive oluyorlar. O yüzden hoşgörüyü anlamanın en önemli yollarından bir tanesi de insanları dayanışma çemberinin içine çekmek. İnsanlar önce alan taraf olsa da sonrasında vermeye başlayabiliyor” şeklinde konuştu.

“E-gönüllülük uzmanlık alanlarıyla ilişkili”

E-gönüllülük kavramına da değinen Şipka, “E-gönüllülük aslında uzun zamandır var olsa da dijitalleşme ihtiyacının hissedildiği pandemi döneminde daha fazla gündeme geldi. Gönüllülük aslında uzmanlık alanıyla ilişkili. Bir kişinin dijital gönüllülük yapabilmesi için bazı becerilerinin olması gerekiyor. Grafik tasarımı bilmesi, yazılım bilmesi, dokümantasyon tutmayı, arşivlemeyi, temel programları bilmesi, çeviri yapacaksa dil bilgisine sahip olması lazım. Türkiye’de son dönemlerde hızla gelişti, daha da gelişeceğine inanıyorum” dedi.

Daha iyi bir dünyayı birlikte yaratmak dileğiyle” sloganıyla Serpil Güzel Ün’ün gönüllü olarak hazırlayıp sunduğu Radyo Gedik’te yayımlanan “İyilik Elçileri” programının, Gönüllü Hareketi Derneği ile gerçekleşen yayınının podcastine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Posts Carousel

En Son Makaleler

Videolar