“Birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor”

“Birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor”

Genç Hayat Vakfı, çocukların en önemli dönemi olarak nitelendirdikleri ergenlik süreçlerinde çocuklara eğitimler vererek, kendilerine ve topluma yararlı bireyler olmaları için çalışıyor. Özellikle Güneydoğu’da gerçekleştirdikleri projelerle, ülkemizde yaşayan mültecilerin uyum süreçlerine de katkıda bulunmayı hedefleyen Genç Hayat Vakfı’nın Genel Müdürü Uğur Gülderer, projelerini, işbirliklerini ve kamu kurumlarının projelere katkısının önemini anlattı.

Genç Hayat Vakfı olarak yürüttüğünüz projeler neler?

Genç Hayat Vakfı olarak 12 yıldır 11-18 yaş grubuyla çalışıyoruz. Bu yaş grubunda hayatlarının en önemli dönemlerinden biri olarak kabul edebileceğimiz ergen gençler var. Ergenlerde başlayan hormonal değişimler ve beynin farklı çalışması aileleriyle kurdukları iletişimi de etkiliyor. Aileler ergenlik süreciyle ilgili bilgi sahibi olsa da kimi zaman işin içinden çıkılmaz durumlar doğabiliyor. Aynı durum okullar için de söz konusu. Bazı öğretmenler “Bu çocuk ortaokulda ne kadar uysaldı. Lisede ne olmuş?” diyebiliyor. Bu durum ergenliğin sürekli değişen ve gelişen bir yaş dönemi olmasından kaynaklanıyor. Bu dönemde gençlere, kendilerini tanımaları, etraflarını anlamaları için katkı sağlayacak ne kadar çok ortam yaratabilirsek o kadar faydalı olur. “Bugünün küçüğü, yarının büyüğü” denilir, fakat küçüklerin bugün de bir hayatı var. Bugün ne yapacak? Bugün nasıl geliştirecek kendini? O yüzden bugünü önemsiyoruz, çocukların ve gençlerin potansiyellerinin ortaya çıkması için aktif çalışmalar yapıyoruz.

Nasıl çalışmalar yapıyorsunuz?

Türkiye’de bizim alanımızda maalesef çok fazla araştırma yok. O yüzden araştırmalar yapıyoruz. Liselilerin profili, düşünce tarzları, şiddetle bakışları, okul terki gibi konuları araştırıyoruz. Eğitim, çocuklar için bir fırsat. O yüzden mümkün olduğunca çok çocuğun eğitimini desteklemeye çalışıyoruz. Bunu da burs vererek ve çeşitli programlara onları dahil ederek yapmaya çalışıyoruz. Farklı bakanlıklarla, yerel yönetimlerle daha kalıcı ve dönüştürücü etkileri olan sürdürülebilir çalışmalar yapmaya çalışıyoruz. En çok önemsediğimiz konu, çocukların ve gençlerin eğitimlerine devam etmesi. Bunun için okulu bırakmayı kolaylaştıran durumlardan biri olan çocuk işçiliği olmasın diye uğraşıyoruz. Çocuk işçilerin tarımda hasat için geldiği Şanlıurfa, Mardin, Şırnak gibi Güneydoğu illerinde çeşitli çalışmalarımız var. Bu göç veren illerde çalışmalarımızın yanı sıra, hasatın olduğu illerde çalışmalarımız var. 2014 yılından beri Karadeniz Bölgesi’nde çalışıyoruz, 2019 yılında Eskişehir’de de  çalışmaya başladık. Bunun dışında mültecilerle ilgili çalışmalarımız var. En temel değerimiz, hiçbir ayrım gözetmeden herkesle çalışmak. Hedef kitlemiz olan bu çocukların kayıp nesil olmaması için, Türkiye’de kalsalar da gitseler de faydalı birer insan olması için sosyal uyum çalışmaları yapıyoruz. Farklı kültürlerden insanlar olarak, yemeklerimizden dinlediğimiz müziklere ve giyinme şekillerimize dek pek çok farklılığımız olabilir. Ancak birlikte yaşamamız ve birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Aslında, en büyük yatırımımızı birlikte yaşama kültürünün gelişmesine yapıyoruz.

Özel sektör ve devlet kurumlarıyla nasıl iş birlikleri yapıyorsunuz?

Yoğun olarak özel sektörle çalışıyoruz. Özellikle mevsimlik gezici tarım işçiliği konusunda Nestle, Unilever, Lindt gibi uluslararası firmalarla çalıştık. Bunların dışında, Adidas ile çalışmaya başladık. Sosyal uyum için Şanlıurfa’daki Güneydoğulu ve mülteci çocukların birlikte spor ve müzik yaptıkları ortamlar oluşturduk. Ancak tabii ki devlet kurumlarıyla çalışmak bizim için öncelikli. Çünkü biz bir model üretiyoruz ve örneğin o modelin Milli Eğitim Bakanlığı’nca uygulanması bir anda 18 milyon çocuğu etkileyebiliyor. Bir sivil toplum kuruluşu olarak, 18 milyon çocuğa tek tek ulaşamayız. Ancak onlara ulaşabilecek yerlere oluşturduğumuz modelleri aktarabilirsek, o yapı içinde dönüşüm gerçekleşebilir.

Peki gönüllülük çalışmalarınız nasıl? Gönüllü olmak isteyenler size nasıl başvuruyorlar?

Projelerimiz suya sabuna dokunan projeler. Elinizi taşın altına koymanız gerekiyor. Gönüllü, çocukla bir araya gelecekse çocuk koruma politikamız doğrultusunda bizden bir eğitim alması gerekiyor. Pek çok STK da bunu yapmaya çalışıyor. Ancak burada önemli olan hem gönüllüyü hem de onun çalıştığı grubu korumak adına verilen eğitimlerin sürdürülebilir olması. Mesela, tarım alanlarında hasat dönemi açtığımız yaz okulları var. Yaklaşık 100 çocukla 25 gönüllü bir ay boyunca çalışıyor. Bunun için ilan açıyoruz ve binlerce başvuru alıyoruz. Buralarda, farklı deneyimler elde etmek isteyenlerin, özellikle çocuk çalışmaları alanında uzmanlaşmak isteyenlerin daha önce bulamadığı özel bir ortam oluşuyor.

Çalışmalarınızı nereden takip edebilirler?

Çalışmalarımızı genchayat.org adresinden ayrıca sosyal medya hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz: https://www.instagram.com/genchayatvakfi
https://tr-tr.facebook.com/genchayatvakfi
https://twitter.com/genchayatvakfi

Posts Carousel

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar "*" ile gösterilmektedir.

En Son Makaleler

Videolar