İngiltere’nin önde gelen perakende zincirlerinden Marks & Spencer (M&S), dikey tarım teknolojisiyle üretilen üç yeni salata çeşidini mağazalarında satışa sundu. Geleneksel tarıma göre daha az su, gübre ve pestisit kullanan ürünler, tarımın geleceğine dair umut veren bir örnek sunuyor.
M&S, İtalyan dikey tarım şirketi Planet Farms ile iş birliği kapsamında geliştirilen salata çeşitleri market raflarında yerini aldı.
Tamamen kapalı ve kontrollü tesislerde yetiştirilen ürünler arasında Citrus Sorrel Baby Leaves, Spicy Baby Leaves ve Baby Garlic Kalebulunuyor. Bitkiler, güneş ışığı yerine özel LED ve UV sistemleri altında büyütülürken, sıcaklık, nem, besin ve su miktarı bilgisayar destekli sistemlerle yönetiliyor.
Şirkete göre bu yöntem sayesinde ürünler, geleneksel süpermarket salatalarına kıyasla yaklaşık beş gün daha uzun süre tazeliğini koruyor.
Uzmanlar, özellikle kuraklık riskinin arttığı bir dönemde bu tür teknolojilerin tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Kapalı sistem sayesinde ürünler mevsim koşullarından etkilenmeden yıl boyunca üretilebiliyor. Böylece aşırı sıcaklar, don olayları veya uzun süreli kuraklıklar gibi iklim kaynaklı riskler de büyük ölçüde ortadan kalkıyor.
Hasattan bir dakika sonra paketleniyor
Yeni salataların dikkat çeken özelliklerinden biri de lojistik süreçleri. Ürünler hasattan yaklaşık 60 saniye sonra paketlenerek tazeliklerini koruyor. Şirket, bu sayede salataların raf ömrünün geleneksel ürünlere göre yaklaşık beş gün daha uzun olduğunu belirtiyor.
Yıkanmadan tüketilebilen ürünlerin gıda israfını azaltma potansiyeli de bulunuyor. Uzun raf ömrü hem perakendecilerin hem de tüketicilerin daha az ürün kaybetmesine yardımcı oluyor.
Dikey tarım sektörü son yıllarda yüksek enerji maliyetleri ve yatırım baskıları nedeniyle zorlu bir süreçten geçse de, şirketler artık daha özel ve yüksek katma değerli ürünlere yöneliyor. M&S’nin bu ürünleri kendi markası altında satışa sunması, teknolojinin ticari ölçekte kabul görmeye başladığının işareti olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre dikey tarım tek başına küresel gıda sorununu çözmeyecek olsa da, özellikle su kaynaklarının korunması, pestisit kullanımının azaltılması ve iklim değişikliğine dayanıklı üretim sistemlerinin geliştirilmesi açısından önemli bir araç olabilir.
Kaynak: