UN Women ve Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) ortaklaşa yayımladığı sarsıcı rapora göre, 2023 yılında her gün 140 kadın ve kız çocuğu partneri ya da yakın akrabası tarafından öldürüldü. Bu da her 10 dakikada bir kadının hayatını kaybettiği anlamına geliyor. Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması Uluslararası Günü (25 Kasım) kapsamında yayımlanan rapor, küresel
UN Women ve Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) ortaklaşa yayımladığı sarsıcı rapora göre, 2023 yılında her gün 140 kadın ve kız çocuğu partneri ya da yakın akrabası tarafından öldürüldü. Bu da her 10 dakikada bir kadının hayatını kaybettiği anlamına geliyor.
Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması Uluslararası Günü (25 Kasım) kapsamında yayımlanan rapor, küresel bir kriz haline gelen kadın cinayetlerine dikkat çekiyor ve acil eylem çağrısında bulunuyor.
‘’Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet salgını insanlığı utandırıyor’’ diyen Genel Sekreter Antonio Guterres, ‘’Dünya bu çağrıya kayıtsız kalmamalı. Adaletin sağlanması, hesap verilebilirliğin güçlendirilmesi ve savunuculuk çalışmalarına destek için acilen harekete geçmeliyiz’’ şeklinde düşüncelerini ifade etti.
UNITE kampanyası, ‘’Her 10 dakikada bir kadın öldürülüyor. #Mazeret yok’’ temasıyla, kadınlara yönelik şiddetin endişe verici artışına dikkat çekiyor.
Evrensel bir sorun
Kadın cinayetleri sınırları, sosyoekonomik statüleri ve kültürleri aşan bir sorun olmasına rağmen, gösterilen şiddet bölgelere göre değişiyor.
Rapora göre, 2023 yılında Afrika, 21.700 kadının öldürüldüğü ve en yüksek partner ve aile kaynaklı kadın cinayeti oranlarına sahipken bunu, Afrika ve ardından Amerika kıtası ve Okyanusya izledi.
Avrupa ve Amerika kıtalarında, mağdurların çoğu yakın partnerleri tarafından öldürüldü. Bu oran sırasıyla vakaların %64’ü ve %58’ini oluşturuyor. Buna karşın, Afrika ve Asya’daki kadınlar, partnerlerinden daha fazla aile üyeleri tarafından öldürülme eğiliminde. Bu durum, ayrımcılığa yol açan kültürel ve sosyal dinamiklerin çeşitliliğini yansıtıyor.
Kadına yönelik şiddetle ilgili endişe verici sayıları gösteren rapor, tutarlı ve kapsamlı veri eksikliğinin önemli bir engel olduğunu vurguluyor. Bu veri boşluğu, sorunun etkili şekilde ele alınmasını zorlaştırırken, faillerin hesap verebilirliğini engelliyor.
2023’te yalnızca 37 ülke, yakın partner ve aileye dayalı kadın cinayetleriyle ilgili veri bildirdi. Buna karşın, 2020’de 75 ülkenin verileri alınmıştı. Bu rakam konuya olan hassasiyette belirgin bir düşüşü temsil ediyor. Veri eksikliği kadın cinayetlerinin izlenmesini zorlaştırıyor.
UN Women ve UNODC, kadına yönelik şiddetle mücadele için daha geniş bir stratejinin parçası olarak sistematik veri toplamanın önemini vurguluyor. Doğru ve şeffaf veriler, politika oluşturmak, ilerlemeyi izlemek ve hükümetlerin cinsiyet eşitliği taahhütlerine bağlı kalmalarını sağlamak için önemli.
Güçlü yasalara, veri toplamanın iyileştirilmesine, hükümetlerin daha fazla hesap verebilir olmasına, sıfır tolerans kültürünün ve kadın hakları örgütleri ile kurumsal yapılar için daha fazla fon sağlanması gerekliliğine dikkat çeken UN Women Genel Sekreteri Sima Bahous, ‘’Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet kaçınılmaz değildir, önlenebilir’’ diyerek düşüncelerini aktardı.
Kaynak:
https://news.us15.list-manage.com/track/click?u=372753f560ef60c400f1a4f3f&id=2d65c9bf1f&e=8b42edf312
















