Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, iklim ve gıda krizine karşı geliştirdiği ‘’Çözüm Agroekoloji’’ Programı‘nı İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi’nde düzenlediği lansman toplantısında kamuoyuna duyurdu. Üreticiler, uzmanlar, akademisyenler ve iş dünyası temsilcilerini bir araya getiren toplantıda; mevcut gıda sisteminin yarattığı ekolojik, ekonomik ve sosyal sorunlar ile agroekolojik dönüşümün sunduğu çözümler ele alındı.
Toplantıda paylaşılan verilere göre, iklim değişikliğine neden olan karbon salımının neredeyse üçte birinden mevcut gıda sistemi sorumlu. Üretilen her 3 ton gıdanın 1 tonu tarladan sofraya ulaşamadan kaybediliyor. Tarımda kullanılan kimyasallar toprağı, suyu ve insan sağlığını tehdit ediyor.
Ayrıca iklim değişikliği tarımsal üretimde kayıplara yol açıyor. Emeğinin karşılığını alamayan çiftçi nüfusu giderek yaşlanıyor. Üretilen gıdaların besin değeri azalıyor.
Mevcut sorunların yalnızca çiftçiler ya da sivil toplumun çabalarıyla çözülemeyeceğine dikkat çeken Buğday Derneği, üreticiler, uzmanlar, karar vericiler, özel sektör ve sivil toplum arasında ortak bir iş birliği zemini kurulması gerektiğini vurguluyor.
Bu gereklilikten yola çıkan Buğday Derneği, İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği Çözüm Agroekoloji başlıklı toplantıda, konunun uzmanları ile iş dünyası temsilcilerini bir araya getirdi.
Toplantıda konuşan CERES Tarım Okulu Kurucusu Mine Pakkaner, üreticilerin güç kaybetmesiyle gıda sisteminin kırılgan hale geldiğini belirtti.
Pakkaner, agroekolojik dönüşümün özellikle küçük çiftçiler aracılığıyla hızlanabileceğini ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Topraktaki organik madde miktarı %1’in altına indi. Topraktan yeniden verim alabilmek için toprağın organik madde miktarını artırmalıyız. Bunu ancak agroekolojik üretim yöntemleriyle başarabiliriz.”
Üretimden tedarike ve tüketime uzanan yolda agroekolojik yaklaşımların benimsenmesi gerektiğini belirten Pakkaner, “Agroekolojik üretim yaklaşımını en kolay benimseyip dönüşümü en hızlı gerçekleştirecek olanlar da yine küçük çiftçiler” dedi.
Agroekoloji neyi öneriyor?
Sürdürülebilir tarım uygulamaları ile sosyal hareketleri bir araya getiren agroekoloji, sürdürülebilir gıda sistemleri için bir anlayış değişikliği öneriyor ve uzun vadeli çözümler sunuyor.
Toplantıda ele alınan agroekolojik yaklaşım;
- dış girdilere bağımlılığı azaltmayı,
- ürün çeşitliliğini artırmayı,
- küçük üreticileri güçlendirmeyi,
- doğal yaşam alanlarının korunmasını,
- iklim krizinin etkilerinin azaltılmasını
hedefleyen sürdürülebilir bir üretim modeli olarak tanımlandı.
Buğday Derneği’nin %100 Ekolojik Pazarlardan Ekolojik Çiftlik Ziyaretleriprogramına, Zehirsiz Sofralarkampanyasından Gıda Toplulukları’na kadar yürüttüğü pek çok model proje, sağlıklı gıda üretimini destekliyor ve binlerce insanın sağlıklı gıdaya erişmesini sağlıyor.
Son olarak Hatay’da başlatılan Tarımsal Üretimde Onarıcı Dönüşüm projesi; iklim krizinin etkilerini derinden yaşamamız ve aynı zamanda deprem kuşağında bulunmamız nedeniyle ihtiyaç duyduğumuz Afetlere ve Krizlere Dayanıklı Gıda Sistemleri konusunda, Türkiye’nin diğer bölgelerinde de uygulanabilir bir model oluşturdu.
Buğday Derneği; üretimden tedarik zincirine kadar gıda sisteminin hemen tüm halkalarında yaşanan bozulma ve kırılmaları onarıp sürdürülebilir sistemler kurmanın çözüm yolu olarak agroekolojiyi öneriyor.