İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana küresel savaşlar ve jeopolitik gerilimlerin en yüksek seviyeye ulaştığı bir dönemde, İzlanda, Yeni Zelanda ve İsviçre gibi ülkeler barış ve güvenlik alanındaki yerlerini koruyor.
Ekonomi ve Barış Enstitüsü (Institute for Economics & Peace) tarafından hazırlanan endeks, 163 ülkeyi askeri harcamalar, devam eden çatışmalar, cinayet oranları, toplumsal güvenlik ve güven algısı gibi 23 farklı kriter üzerinden değerlendirdi.
Rapora göre, 2026 yılında 99 ülkede barış düzeyi gerilerken, dünyada aktif çatışmaların sayısı II. Dünya Savaşı’nın sona ermesinden bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Buna rağmen listenin zirvesindeki ülkeler, düşük şiddet oranları, güçlü kamu kurumları, yüksek toplumsal güven ve istikrarlı yaşam koşullarıyla küresel tablodan olumlu yönde ayrıştı.
İzlanda 19 yıldır zirvede
Küresel Barış Endeksi’nde 2008 yılından bu yana ilk sırada yer alan İzlanda, 2026’da da dünyanın en güvenli ülkesi olmayı sürdürdü. Rapora göre İzlanda’nın barış düzeyi şiddet içerikli protestolardaki düşüşün etkisiyle geçen yıla kıyasla %2 arttı. Ülkenin daimi ordusunun bulunmaması, düşük suç oranları, güçlü sosyal dayanışma, kapsamlı sosyal refah sistemi ve kamu kurumlarına duyulan güven bu sonucun temel nedenleri arasında gösterildi.
Uzmanlara göre İzlanda’nın başarısında yalnızca güvenlik politikaları değil; toplumsal eşitlik anlayışı, güçlü sosyal devlet yapısı, yenilenebilir enerji kullanımı ve vatandaşlar arasındaki yüksek güven duygusu da belirleyici rol oynuyor.
İzlanda’nın coğrafi izolasyonu da küresel gerilimlerden daha az etkilenmesini sağlıyor. Geniş doğal alanlar, temiz hava ve zengin su kaynakları ülkenin huzurlu atmosferini güçlendiren unsurlar arasında gösteriliyor.
Yeni Zelanda’da güvenlik günlük yaşamın doğal bir parçası
2025’te üçüncü sırada bulunan Yeni Zelanda, bu yıl ikinci sıraya yükselerek, Asya-Pasifik bölgesinin en güvenli ülkesi oldu. Ülke aynı zamanda bölgenin en düşük çatışma riskine sahip ülkesi olarak öne çıkıyor.
Ülkede yaşayanlar, güvenliğin günlük yaşamın olağan bir parçası haline geldiğini, mahalle kültürünün ve toplumsal dayanışmanın güçlü biçimde korunduğunu ifade ediyor. Yaklaşık 5 milyon nüfusa sahip ülkede insanların birbirini tanıması ve birbirine sahip çıkması, güven ortamını güçlendiren unsurlar arasında gösteriliyor.
İsviçre’de huzurun temelinde güven ve uzlaşma var
Geçen yıl beşinci sırada yer alan İsviçre, bu yıl üçüncülüğe yükseldi.
Ülke, düşük suç oranları ve uzun yıllardır sürdürdüğü askeri tarafsızlık politikasıyla dünyanın en güvenli ülkeleri arasındaki yerini koruyor.
Toplumun farklı kesimleri arasındaki uzlaşma kültürü ve karşılıklı güven, günlük yaşamın en önemli özelliklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Kaybolan cüzdanların ya da kredi kartlarının sahiplerine eksiksiz şekilde ulaştırılmasının sıradan bir durum olduğu belirtilen ülkede, bunun toplumsal güvenin en somut göstergelerinden biri olduğu ifade ediliyor.
Slovenya ilk beş ülke arasında
2026 raporunun dikkat çeken ülkelerinden biri de Slovenya oldu.
İlk kez ilk beşte yer alan ülke; düşük askeri harcamaları, yüksek güvenlik seviyesi, doğayla iç içe yaşam kültürü ve iş-yaşam dengesine verdiği önem sayesinde sıralamada yükseldi.
Ülkede aile ve sosyal ilişkilerin güçlü olması ile açık hava yaşamının yaygınlığı da toplumsal huzuru destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor.
İrlanda’da huzur kültürel mirasla besleniyor
Listenin beşinci sırasında yer alan İrlanda, düşük şiddet oranları ve uluslararası çatışmalara sınırlı katılımıyla öne çıkıyor.
Uzmanlar, ülkenin tarih boyunca yaşadığı zorlukların toplumda hoşgörü, dayanışma ve misafirperverlik kültürünü güçlendirdiğini belirtiyor. İrlanda’nın uzun yıllardır sürdürdüğü tarafsızlık politikası da ülkenin güvenliğine katkı sağlayan başlıca faktörler arasında yer alıyor.
2026’nın en barışçıl 10 ülkesi
1. İzlanda
2. Yeni Zelanda
3. İsviçre
4. Slovenya
5. İrlanda
6. Avusturya
7. Portekiz
8. Singapur
9. Finlandiya
10. Japonya
Uzmanlara göre bu ülkelerin ortak noktası yalnızca düşük suç oranları değil; güçlü sosyal bağlar, kapsayıcı kurumlar, toplumsal güven ve doğayla kurdukları yakın ilişki. Küresel belirsizliklerin arttığı günümüzde bu özellikler, huzurlu yaşamın en önemli yapı taşları olarak öne çıkıyor.
Kaynak:
.