Avrupa Merkez Bankası (ECB), iklim değişikliği ve ekosistem kaybının küresel ekonomi ve finansal sistem açısından giderek büyüyen riskler oluşturduğu uyarısında bulundu.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Kurulu üyesi Frank Elderson, iklim krizinin yol açtığı afetler ve ekosistemlerdeki hızlı bozulmanın kredi riskinden enflasyona kadar küresel ekonomik dengeleri etkileyecek büyük bir tehdit oluşturduğunu söyledi.
Elderson, insan yaşamını ve ekonomik faaliyetleri destekleyen doğal süreçler ile varlıklar olarak tanımlanan “ekosistem hizmetlerinin” bozulmasının finansal sistem açısından yeni ve önemli riskler yarattığını belirtti.
Fransa ve İspanya’da rekor sıcaklıkların eşlik ettiği orman yangınlarının geniş alanları, işletmeleri ve yerleşim yerlerini tahrip ettiği bir dönemde gelen uyarı, iklim kaynaklı afetlerin ekonomik maliyetinin giderek ağırlaştığına işaret ediyor.
Doğanın çöküşünün ekonomik faturası
Ekosistem hizmetleri, doğal yapı ve süreçlerden elde edilen her türlü faydayı kapsıyor. Örneğin su; hammadde olarak kullanılabiliyor, hidroelektrik yoluyla enerji üretiyor ve taşımacılıkta rol oynuyor. Aynı zamanda gıda üretimi açısından kritik öneme sahip deniz canlılarına yaşam alanı sağlıyor ve rekreasyon faaliyetlerinin temelini oluşturuyor.
Bu bağımlılığın finansal sisteme yansımasını ölçmek ise tek bir sel, kuraklık ya da sıcak hava dalgasının maliyetini hesaplamaktan çok daha karmaşık. Çünkü doğadaki bozulma, şirketlerin üretim kapasitesini ve gelirlerini etkileyerek kredi geri ödemelerinden bankaların bilançolarına kadar uzanan zincirleme sonuçlar doğurabiliyor.
ECB verilerine göre Euro Bölgesi’ndeki bankaların şirketlere kullandırdığı kredilerin yaklaşık yüzde 75’i, en az bir ekosistem hizmetine yüksek derecede bağımlı firmalara verilmiş durumda.
Elderson, doğayla bağlantılı risklerin kredi riskini, ekonomik büyümeyi ve enflasyonu etkileyebileceğini, uzun vadede ise finansal istikrarsızlığa yol açabileceğini söylüyor.
ECB’den yeni risk analizi
Avrupa’nın en büyük bankalarının denetiminden sorumlu kurum olan ECB, ekosistemlerdeki bozulmanın finansal sisteme nasıl yansıyabileceğini değerlendirmek üzere yeni bir çalışma programı yürütüyor.
Merkez bankasının, bu yılın ilerleyen dönemlerinde yayımlamayı planladığı analizde, doğa kaynaklı risklerin bankacılık sistemine aktarılma mekanizmalarına ilişkin daha kapsamlı bir çerçeve sunması bekleniyor.
Hollandalı hukukçu ve merkez bankacı Elderson, 2017’de İngiltere Merkez Bankası Başkanı Mark Carney ve Fransa Merkez Bankası Başkanı François Villeroy de Galhau ile birlikte, iklim risklerinin finansal sistem açısından yönetilmesi üzerine çalışmalar yürüten Network for Greening the Financial System (NGFS) oluşumunun kurulmasına öncülük etmişti.
Ancak son yıllarda, yeşil finans gündemi özellikle ABD’de siyasi baskıyla karşı karşıya kaldı.
Trump yönetiminin geçen yıl ABD’yi NGFS’den çekmesiyle, iklim kaynaklı finansal risklerin yönetilmesinde Avrupa’nın uluslararası düzeydeki rolü daha da öne çıktı.
Elderson’a göre, Avrupa bankacılık sektöründe iklim ve doğa kaynaklı risklerin göz ardı edilemeyeceği yönünde güçlü bir farkındalık oluşmuş durumda.
Avrupa bankacılık sektöründe iklim ve doğa kaynaklı risklerin tali bir mesele olarak görüldüğü dönemin artık geride kaldığını savunan Elderson, bankaların büyük bölümünün bu risklerin ekonomiye ve bilançolarına doğrudan yansıyabileceğinin farkında olduklarını ifade etti.
Kaynak: