Binlerce yıldır insanlarda kullanılan akupunktur, bu kez beklenmedik bir hastanın hayatını değiştirdi. Hindistan merkezli koruma kuruluşu Wildlife SOS barınağına ağır yaralı halde getirilen fil yavrusu Bani, uygulanan akupunktur ve elektro-akupunktur tedavileri sayesinde yeniden yürümeye başladı. Uzmanlara göre bu kadim yöntem, yaban hayatı rehabilitasyonunda yeni bir kapı aralıyor. 2024 kışında, henüz bir yaşını bile doldurmamış olan
Binlerce yıldır insanlarda kullanılan akupunktur, bu kez beklenmedik bir hastanın hayatını değiştirdi. Hindistan merkezli koruma kuruluşu Wildlife SOS barınağına ağır yaralı halde getirilen fil yavrusu Bani, uygulanan akupunktur ve elektro-akupunktur tedavileri sayesinde yeniden yürümeye başladı. Uzmanlara göre bu kadim yöntem, yaban hayatı rehabilitasyonunda yeni bir kapı aralıyor.
2024 kışında, henüz bir yaşını bile doldurmamış olan Asya fili Bani, sürüsüyle birlikte demiryolu hattını geçerken bir trenin çarpması sonucu yaralandı. Kazada annesini kaybeden yavru, yamaçtan aşağı savrularak felç kaldı. Korku içinde ormanda yalnız kalan Bani, günler sonra kurtarılarak Wildlife SOS’un Hindistan’daki barınağına getirildi. Veteriner ekip, durumunun kritik olduğunu açıkça dile getirmese de hayati risk son derece yüksekti.
Barınağa getirildikten sonra haftalar boyunca ayağa kalkamayan Bani’de küçük ama umut verici belirtiler görüldü. Kuyruğunu oynatabilmesi omurilik hasarının tam olmadığını gösteriyordu; iştahı açılmış, yaşama isteği geri dönmeye başlamıştı. Ancak arka bacaklarındaki sertlik ve hareketsizlik devam edince ekip, alternatif tedavi yöntemlerine yöneldi.
Bu süreçte devreye, Geleneksel Çin Veteriner Hekimliği’nin önemli bir parçası olan akupunktur girdi. Bilimsel çalışmalar, akupunkturun sinir iletimini uyarabildiğini, dolaşımı artırdığını ve iltihabı azaltabildiğini ortaya koyuyor. Elektro-akupunktur yöntemi ise doğal ağrı kesicilerin salınımını artırarak iyileşme sürecini hızlandırabiliyor.
Üç günlük müdahale, aylar süren değişim
Hindistan’da filler konusunda uzman bir akupunkturcu bulunmadığından, Taylandlı uzman Dr. Poraakote Rungsri gönüllü olarak ülkeye gelerek Bani’yi tedavi etti. Sadece üç gün süren uygulamanın etkisi aylar içinde ortaya çıktı. Bani önce ayağa kalktı, ardından kısa mesafeler yürümeye başladı. Zamanla oyun oynamaya, çevresini keşfetmeye ve sağlıklı yavrulara özgü davranışları yeniden sergilemeye başladı.
Bani’nin iyileşmesi, Wildlife SOS ekibini akupunkturu diğer filler için de uygulamaya teşvik etti. Kuruluşun veterinerleri, Mumbai’de düzenlenen bir sertifika programına katılarak bu alanda eğitim aldı. Artrit, kronik ayak rahatsızlıkları ve sindirim sorunları yaşayan yaşlı filler üzerinde yapılan uygulamalarda da olumlu sonuçlar elde edildi.
Uzmanlar, dünyanın en büyük kara memelileri olan fillerde akupunktur uygulamasının teknik zorluklar barındırdığını kabul ediyor. Ancak temel ilkelerin başarıyla uyarlanabildiği ve özellikle kronik rahatsızlıklarda etkili olduğu vurgulanıyor.
Bugün Bani, hafif bir aksaklıkla da olsa koşup oynayabilen, sağlıklı bir genç fil. Veterinerler, tedavinin devam etmesiyle bu sorunun da büyük ölçüde ortadan kalkmasını umut ediyor.
Akupunktur, Bani’nin hikâyesinde yalnızca bir tedavi yöntemi değil; yaban hayatı koruma çalışmalarında, umudun ve iyileşmenin yeni bir sembolü olarak öne çıkıyor.
Kaynak:
https://earth.us3.list-manage.com/track/click?u=01326b3db2cbfb01105b88a5d&id=0b0ff94d6e&e=7fe4053e85















