UNEP: İklim değişikliğine sektörel çözümler

UNEP: İklim değişikliğine sektörel çözümler

Dünya, kayıtlı tarihindeki en yüksek sıcaklıklarını yaşıyor ve durum gittikçe kötüleşiyor.

Bu durum, Dünya’nın iklimini kökten değiştiriyor. Orman yangınları, kasırgalar, seller ve kuraklıklar da dahil olmak üzere aşırı hava olaylarına yol açıyor.

Bununla birlikte, insanlık iklim krizinin olumsuz etkilerinden kaçınmak için hala bir şeyler yapabilir. Bunu yapmak için, Dünya’nın sıcaklığının sanayi öncesi seviyelerin 1,5C derece üzerine çıkmasını engellemek gerekiyor.

Felaket boyutundaki iklim değişikliğini önlemenin tek yolu, karbondioksit dahil gezegeni ısıtan sera gazı emisyonlarını hızla azaltmak.

Büyük ölçüde fosil yakıt kullanımından kaynaklanan bu emisyonlar, Paris Anlaşması gibi bir dizi uluslararası anlaşmaya rağmen son yıllarda artmaya devam ediyor.

1,5C sıcaklık hedefini canlı tutmak için dünyanın 2030 emisyonlarını yüzde 42 oranında azaltması gerekiyor.

Basit bir matematik hesabı bu hedefe ulaşmak için yıllık emisyonlarımızı 22 gigaton ya da 22 milyar ton karbondioksit eşdeğeri azaltmamız gerektiğini söylüyor. Bu çok fazla gibi görünebilir. Ancak kilit sektörlere odaklanarak bu başarılabilir.

Düşük karbonlu ve dirençli bir geleceğe giden yol haritası

Odaklanılması gereken kilit sektörler hangileri? Her birinden nasıl ve kaç gigaton emisyon azaltımı sağlanabilir?

Tarım, Ormancılık ve Diğer Arazi kullanımları

Bu sektör, sera gazı emisyonlarının yüzde 22’sinden sorumlu ve yıllık 13,6 gigatonluk bir emisyon azaltma potansiyeline sahip. Tarım ise bu emisyonların ortalama yüzde 91’ini oluşturuyor.

Tarım, ormancılık ve diğer toprağa dayalı endüstrilerin iklim değişikliğine önemli katkıları bulunuyor.

Ormansızlaşma ve ekosistem bozulması durdurulur ve ekosistemler eski haline getirilirse yılda 7,3 gigaton emisyon azaltımı sağlanabilir.

Bu eylemler aynı zamanda hava kalitesinin iyileşmesine, gıda ve su güvenliğinin desteklenmesine ve kırsal ekonomilerin güçlenmesine yardımcı olabilir. Bunlara ek olarak biyolojik çeşitlilik kaybına da katkı sağlayabilir.

Enerji Sistemleri

Elektrik ve ısı üretimini kapsayan küresel enerji tedarik sistemi, yılda 20 gigaton CO2-eq salınımıyla sera gazı emisyonlarının en büyük tek kaynağı.

Yenilenebilir enerji kapasitesinin kısmen artırılması ve enerji verimliliğinin iyileştirilmesi sektörden kaynaklanan yıllık 12,6 gigaton emisyonu azaltabilir. Bu da 7 milyar otomobilin yollardan çekilmesine eşdeğer anlamına geliyor..

Temiz enerjiye geçiş aynı zamanda milyonlarca çalışana istihdam yaratabilir, hava kalitesini iyleştirir, tüketicilerin elektrik faturalarında tasarruf sağlayabilir ve dünyanın dört bir yanındaki insanların elektriğe erişimine olanak sağlar.

Yenilenebilir enerji, iklim değişikliğine uyum sağlamak için de hayati önem taşıyabilir. Çeşitli temiz enerji kaynaklarının kullanılması, iklim etkilerinden kaynaklanabilecek olası aksaklıklara karşı tampon görevi görebilir ve istikrarlı bir enerji arzı sağlayabilir.

Sanayi 

Sanayi sektöründen kaynaklanan sera gazı emisyonları 2019 yılında 14,1 gigatona diğer bir deyişle toplam emisyonların yüzde 24’üne ulaştı.

Sanayi sektörü emisyonlarını yılda 5,4 gigaton azaltma potansiyeline sahip. Bunu başarabilmek için, üretim süreçlerini kısmen elektrikli hale getirmek, yeni yakıtları benimsemek, yüksek emisyonlu sektörlerde (çelik, çimento, alümünyum) inovasyon geliştirerek ve metan azaltım ve karbon yönetimi teknolojileri yoluyla petrol ve gazı karbonsuzlaştırmak gibi yolları seçebilir. 

Sektörler, iklim risklerini ve projeksiyonlarını iş planlarına ve gelecekteki yatırımlarına dahil ederek iklim etkilerine karşı dirençlerini artırabilirler.

Nakliye

Ulaştırma sektörü, küresel olarak fosil yakıtlara bağımlılığı en yüksek olan sektör. Dünya genelindeki emisyonların yüzde 15’ini temsil eden 8,7 gigaton emisyondan sorumlu.

Bu emisyonların iki katına çıkması ve diğer tüm sektörlerden daha hızlı büyümesi bekleniyor. Büyümenin çoğu Küresel Güney’de, yüksek petrol yakıt fiyatlarından orantısız şekilde etkilenen ülkelerde gerçekleşecek.

Elektrikli araçlara geçerek, toplu taşımayı daha fazla benimseyerek ve vatandaşların ulaşım araçlarına daha az ihtiyaç duyacağı şehirler tasarlayarak ulaşım sektöründeki emisyonlar yılda 3,8 gigaton azaltılabilir.

Dayanıklılık oluşturmak için, iklim riski ve kırılganlık değerlendirmeleri, aşırı hava koşullarına dayanacak şekilde ulaşım altyapısının tasarım, inşaat ve işletme planlamasına dahil edilmesi gerekir.

Binalar:

Dünya genelindeki binaların inşası ve işletilmesi yılda 12 gigaton sera gazı emisyonundan sorumlu. 

Aynı zamanda, küresel enerji talebinin yüzde 34’ünden ve enerji ve süreçle ilgili karbondioksit emisyonlarının yüzde 37’sinden sorumlu.

IPCC’ye göre, inşaat sektörü azaltım politikaları sera gazı emisyonlarını gelişmiş ülkelerde yüzde 90’a kadar, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 80’e kadar azaltabilir. Ayrıca, gelişmekte olan ülkelerde 2,8 milyar insanın enerji yoksulluğundan kurtulmasına yardımcı olabilir.

İnşaat sektöründeki emisyonları azaltmak için, uyum ve azaltıma yönelik entegre bir yaklaşım esas alınarak; iklim adaptasyonu ile tasarlanan binalar inşa edilmesi önemli bir fark yaratabilir. Böylelikle, azalan enerji tüketimi yoluyla emisyonların hafifletilmesine katkı sağlanabilir.

Kaynak:

https://www.unep.org/interactive/sectoral-solution-climate-change/

Posts Carousel

En Son Makaleler

Videolar