Birleşmiş Milletler destekli yeni bir rapora göre, hava kirliliği ve iklim değişikliğiyle eş zamanlı mücadele için harcanan her 1 dolar karşılığında yaklaşık 15 dolarlık ekonomik fayda sağlanabilir.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ile İklim ve Temiz Hava Koalisyonu (Climate and Clean Air Coalition, CCAC) tarafından hazırlanan yeni değerlendirme, hava kirliliği ve iklim krizinin ortak nedenlerine yönelik politikaların eş zamanlı uygulanmasının, bu iki sorunla ayrı ayrı mücadele edilmesinden çok daha yüksek fayda sağlayabileceğini ortaya koydu.
“Gizli kazanımlar: İklim ve temiz hava eyleminin ekonomik ve sağlık getirileri” başlıklı raporda, yenilenebilir enerji kullanımından elektrikli araçlara, temiz pişirme yakıtlarından enerji verimliliğine kadar 25 somut önlem ve politika reformu ele alındı.
Çalışmaya göre, bu çözümlere yatırılacak her 1 ABD doları, 15 dolar getiri sağlayabilir, milyonlarca hayat kurtarabilir ve iklim değişikliğine neden olan seragazı emisyonlarını önemli ölçüde azaltabilir.
Önlemlerin hemen ve tamamen uygulanması hâlinde 2050’ye kadar hava kirliliğiyle bağlantılı 144 milyon erken ölüm önlenebilir; küresel karbondioksit emisyonları yüzde 50, metan emisyonları ise yüzde 60 azaltılabilir.
Raporda yer alan hesaplamalara göre, 25 önlemin uygulanmasından elde edilecek yıllık faydalar 2035’te küresel GSYH’nin yüzde 2,8’ine, 2050’de yüzde 4,5’ine ve 2100’de yüzde 11,4’üne ulaşabilir.
Rapora göre, insanların daha uzun ve sağlıklı yaşamasından kaynaklanan piyasa dışı ekonomik kazanımlar hesaba katılmasa dahi, önerilen politikalar yatırılan her 1 dolar karşılığında yaklaşık 4 dolar getiri sağlayabiliyor.
Hava kirliliği 2025’te 8,4 milyon erken ölümle ilişkilendirildi
Rapor, hava kirliliğinin sağlık üzerindeki ağır bedelini de ortaya koyuyor.
İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan dış ortam hava kirliliğinin, 2025 yılında dünya genelinde 6,4 milyon erken ölümle bağlantılı olduğu tahmin ediliyor.
Ev içi hava kirliliği de yaklaşık 2 milyon erken ölümden sorumlu tutuluyor. Bu ölümlerin yaklaşık 300 binini çocuklar oluşturuyor.
Ancak sağlık üzerindeki yük yalnızca ölüm oranlarıyla sınırlı değil. Dış ortam hava kirliliğinin 2025 yılında çocuklarda 5,5 milyon yeni astım vakasına, yaklaşık 2 milyon yeni demans vakasına ve milyonlarca kalp krizi, akciğer hastalığı, diyabet, inme ve akciğer kanseri vakasına katkıda bulunduğu belirtiliyor.
Enerji, ulaşım ve tarım öncelikli
Önerilen politika paketi altı temel sektöre odaklanıyor: Enerji ve fosil yakıtlar, sanayi, ulaşım, tarım ve gıda sistemleri, konutlarda pişirme ve ısınma ile atık yönetimi.
Yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji verimliliğinin yükseltilmesi, temiz pişirme ve ısınma sistemlerinin yaygınlaştırılması ve araç emisyon standartlarının sıkılaştırılması başlıca adımlar arasında yer alıyor.
Elektrikli araçların yaygınlaştırılması, denizcilikte düşük kükürtlü yakıt kullanımı, petrol ve gaz operasyonlarındaki metan sızıntılarının azaltılması, hayvancılık ve gübre yönetiminin iyileştirilmesi ile gübre kullanımında verimliliğin artırılması da öneriler arasında.
Rapora göre, önerilen önlemlerin hemen uygulanması, mevcut senaryoya kıyasla 2050’ye kadar küresel karbondioksit emisyonlarını yarıya indirebilir. Metan emisyonlarında yüzde 60, siyah karbon, kükürt dioksit ve azot oksitler gibi başlıca hava kirleticilerinde ise yaklaşık yüzde 70 oranında azalma sağlanabilir.
Bu politikaların uygulanmasıyla küresel sıcaklık artışının 2050’de yaklaşık 0,34 derece, 2100’de ise 1,4 derece azaltılabileceği öngörülüyor.
Rapora göre, gerekli adımların hayata geçirilmesinin önündeki en önemli engeller arasında kurumlar arasındaki koordinasyon eksikliği, parçalı karar alma süreçleri ve yetersiz denetim kapasitesi bulunuyor.
Bu sorunların, dünya genelinde politikaların tam olarak uygulanmasını yaklaşık sekiz yıl geciktirebileceği belirtiliyor.
Bu nedenle rapor, iklim, hava kalitesi, sağlık ve ekonomi politikalarının birbirinden ayrı yürütülmesi yerine ortak bir planlama çerçevesinde ele alınmasını öneriyor.
Kaynak: