Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
AÇEV: Erken çocukluk dönemi iklim dirençli bir dünyanın inşasında ilk adım

Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), kurulduğu günden bu yana erken çocukluk döneminin önemini bilerek ve bu konuda etkin farkındalık çalışmaları yaparak toplumu bilinçlendirmeye devam ediyor.

Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), erken çocukluk dönemine yapılan yatırımın yalnızca çocukların gelişimi için değil, iklim krizine karşı daha dirençli toplumlar oluşturmak açısından da kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Vakıf, bu yaklaşımı uluslararası iklim gündemine taşımak amacıyla Global Alliance for Care (GAC) ile birlikte 13-15 Kasım tarihlerinde Antalya’da Bakım Pavilyonu düzenleyecek ve erken çocukluk döneminin iklim eylemlerinde önceliklendirilmesi için savunuculuk yapacak.

AÇEV, 33 yıllık deneyiminden hareketle çocukların ve ailelerin desteklenmesinin iklim krizine karşı daha dayanıklı toplumların oluşturulmasında önemli bir rol oynadığına dikkat çekiyor. İklim krizi; aşırı sıcaklar, seller, kuraklık ve diğer afetlerle yalnızca çevreyi değil, çocukların sağlığını, gelişimini ve ailelerin yaşam koşullarını da doğrudan etkiliyor. Bu tablo, erken çocukluk döneminde nitelikli bakım, eğitim ve aile destek hizmetlerine yatırım yapılmasının önemini ortaya koyuyor.

Çocukların sağlığını, beslenmesini, güvenliğini, eğitimini destekleyen ve aileleriyle kurdukları ilişkileri güçlendiren hizmetler, yaşam boyu gelişimin temelini oluşturuyor. AÇEV’e göre bu hizmetler, çocukların ve ailelerinin değişen koşullara uyum sağlama kapasitesinin güçlenmesine katkıda bulunuyor.

AÇEV, erken çocukluk dönemine yönelik nitelikli ve erişilebilir hizmetlerin ulusal ve uluslararası iklim politikalarında daha görünür hale gelmesini istiyor ve bu hizmetlerin küresel iklim finansmanı mekanizmalarında önceliklendirilmesini önemsiyor.

AÇEV Genel Müdürü Nalan Yalçın, 1993 yılından bu yana erken yaşlardaki çocukları ve ailelerini destekleyen Vakfın bugüne kadar yaklaşık 1,5 milyon çocuğa, anne babaya ve kadına ulaştığını, programlarını sahada uygulamak üzere 15 bin gönüllü eğitimci yetiştirdiğini belirtti. Yalçın, iklim krizinin toplumsal eşitsizlikleri derinleştirdiğine işaret ederek şunları söyledi:

‘’Dünya bugün çoklu krizlerle karşı karşıya ve iklim krizi bunların başında geliyor. Bu küresel kriz toplumdaki eşitsizlikleri derinleştiriyor, özellikle sosyoekonomik koşullar nedeniyle gelişimleri risk altında olan erken yaşlardaki çocukları ve ailelerini etkiliyor. Erken yaşlardaki çocuklara ve ailelerine, gelişimi destekleyen bakım verdiğimizde, iklim krizinin etkilerine karşı daha dayanıklı hale gelirler. Bu yatırım, topluma ve tüm dünyaya iklim uyumu ve iklim eylemi olarak geri döner.’’

Deprem bölgesinde her 1 liralık yatırım 6,82 liralık sosyal değer yarattı

AÇEV’in 6 Şubat depremlerinin ardından Adıyaman, Gaziantep ve Hatay’da kurduğu Çocuk ve Aile Merkezleri, kriz dönemlerinde çocukların ve bakımevlerinin desteklenmesinin önemini ortaya koyan önemli örnekler arasında yer alıyor.  AÇEV’in Koç Üniversitesi Sosyal Etki Forumu ile birlikte yürüttüğü sosyal yatırım getirisi analizi, deprem bölgesindeki programlara yatırılan her 1 liranın 6,82 liralık sosyal değer yarattığını gösteriyor.

Bütün bunların yanında, özellikle gelişimleri risk altında olan çocuklara erken yaşlarda sağlanan destekler, mevcut eşitsizliklerin daha da derinleşmesini önlemek açısından da önem taşıyor.

Maine Üniversitesi Erken Çocukluk Dönemi ve Sürdürülebilir Kalkınma Araştırma Girişimi Kurucusu ve Yale Üniversitesi Erken çocukluk Çalışmaları Merkezi CHILD Kıdemli Araştırmacısı Dr. Adrian Cerezo da yaptığı konuşmasında erken çocukluk hizmetlerinin iklim politikalarındaki yerine ve bu alandaki finansman ihtiyacına dikkat çekti.

‘’Erken yaşlardaki çocuklar ve ailelerine sunduğumuz temel bakım, toplulukları daha dayanıklı kılmak için kanıtlanmış, maliyet-etkin, hemen uygulanabilir bir yöntemdir. Kapsamlı ve iyi finanse edilmiş, gelişimi destekleyen bir bakım paketi, sera gazı emisyonlarını net olarak azaltan bir etki yaratabilir. Ülkelerin çoğu için, özellikle de iklim açısından kırılgan ülkeler için, bu bir irade ya da kanıt meselesi değil. Bu bir finansman meselesi. İklim müzakerelerinde, erken çocukluk gelişiminin, iklim uyumunun ve iklim risklerinin azaltılmasının temel yapı taşlarından biri olarak tanınmasını teşvik ediyoruz.’’

Erken çocukluk döneminde bakım sağlamanın sera gazı emisyonlarını azaltabileceğine ilişkin yeni araştırmalara da değinen Cerezo, hiçbir şey yapmamanın maliyetinin çok yüksek olduğunu hatırlattı. Cerezo, bebeklerin mama yerine anne sütüyle beslenmesinin bebek başına 95 kilogram karbondioksit emisyonunu önlediğini ortaya koyan veriyi bir örnek olarak aktardı.

AÇEV Kurumsal İşbirlikleri, Savunu ve Babalık Çalışmaları Direktörü Hasan Deniz, ‘’Bakım Pavilyonu, bakımı tüm boyutlarıyla ele alan geniş kapsamlı bir buluşma olacak. Erken çocukluk bakımından yaşlı ve engelli bakımına, bakımın finansmanından çocuk ve aile dostu şehirlerin tasarımına kadar pek çok başlığı iklim krizi ile birlikte konuşacağız. AÇEV olarak biz de bu geniş tablonun içinde, uzmanlık alanımız olan erken çocukluk ile yer alacağız. Üstelik bu pavilyonu yalnız başımıza değil, güçlü bir iş birliğiyle hayata geçiriyoruz. Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden 50’den fazla ulusal ve uluslararası paydaşı aynı çatı altında buluşturuyor, uluslararası ortaklarımızla güç birliği yapıyoruz’’ dedi.

AÇEV, ‘’Bakım da Bir İklim Eylemidir’’ yaklaşımıyla erken çocukluk döneminin iklim krizine karşı toplumsal dayanıklılığın güçlendirilmesindeki rolünü Antalya’daki Bakım Pavilyonu aracılığıyla uluslararası gündeme taşıyor.