Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Greenpeace dip trolüne karşı deniz tabanına dev kayalar yerleştirdi

Deniz koruma alanları, endüstriyel balıkçılığın deniz tabanında yarattığı tahribatı önlemekte yetersiz kalıyor. Greenpeace, İngiltere’de dip trolü avcılığının en yoğun yapıldığı deniz koruma alanlarından birinde 116 kilometrekarelik sahaya dev kayalar yerleştirerek yıkıcı avlanma yöntemine karşı su altında fiziksel bir bariyer oluşturdu.

Greenpeace aktivistleri, Kuzey Denizi’nin güneyinde, ülkenin en yoğun dip trolü yapılan deniz koruma alanında bu tahribata karşı harekete geçti. Arctic Sunrise gemisinden denize indirilen dev kayalar, İngiltere’nin doğu kıyısı açıklarında 116 kilometrekarelik bir alanda su altı bariyeri oluşturdu. Amaç, deniz tabanını tarayarak ilerleyen dip trolü teknelerinin bölgedeki avlanma faaliyetlerini engellemek.

İngiliz milletvekilleri ile oyuncular Simon Pegg ve Benedict Cumberbatch gibi tanınmış isimlerin imzalarını taşıyan kayalarla gerçekleştirilen operasyon, deniz koruma alanlarında süregelen denetim ve koruma eksikliğine dikkat çekiyor. 

Greenpeace İngiltere’nin yeni analizine göre, yalnızca 2025 yılında dip trolü tekneleri Güney Kuzey Denizi Deniz Koruma Alanı’nda en az 37 bin 200 saat boyunca avlandı. Liman yunuslarını korumak amacıyla ilan edilen bölgede yapılan balıkçılık faaliyetlerinin büyük bölümü herhangi bir kısıtlamaya tabi değil. Bu durum, koruma statüsündeki alanın başta yunuslar olmak üzere pek çok deniz canlısı için tehdit oluşturan endüstriyel balıkçılığa açık kalmasına yol açıyor.

Deniz tabanında Hırvatistan büyüklüğünde tahribat

Tehlike yalnızca Kuzey Denizi’yle sınırlı değil. Greenpeace İngiltere’nin verileri, 2025 yılında dip trolü ve tarama faaliyetlerinin ülkenin deniz koruma alanlarında toplam 55 bin 600 kilometrekarelik deniz tabanını etkilediğini ortaya koyuyor. Bu büyüklük, neredeyse Hırvatistan’ın yüzölçümüne eşdeğer.

Aynı dönemde bu gemiler, av araçlarını deniz tabanında sürükleyerek koruma alanlarında en az 115 bin saat avlandı. Bu süre, 13 yılı aşkın kesintisiz balıkçılık faaliyetine eşdeğer.

Greenpeace İngiltere Eş Direktörü McCallum, deniz koruma alanlarında yaşanan geniş çaplı tahribatın kamuoyunun gözünden uzak şekilde devam ettiğini belirtti. Endüstriyel balıkçı gemilerinin denizlerdeki balık stoklarını tükettiğini belirten McCallum, bu faaliyetlerin yunuslar, köpekbalıkları ve deniz kuşları gibi pek çok yaban hayatı türünü tehdit ettiğini vurguladı.

Hükümetlerin bu tahribatı önlemek için gerekli adımları atmadığını belirten McCallum, İngiltere’nin koruma altındaki deniz alanlarında yıkıcı balıkçılık yöntemlerinin yasaklanması ve Atlantik Okyanusu boyunca geniş kapsamlı bir deniz koruma alanları ağı kurulması çağrısı yaptı. 

Okyanusların yüzde 30’unu korumak 265 yıl sürebilir

Greenpeace International’ın yayımladığı yeni bir rapor, okyanusların korunmasına yönelik küresel çabaların giderek yavaşladığını ortaya koyuyor. Bugünkü hızla devam edilmesi halinde, okyanusların en az yüzde 30’unu koruma hedefine ulaşmak 265 yıl alabilir. Bilim insanları, bu oranın deniz ekosistemlerinin kendini yenileyebilmesi için gerekli olduğunu belirtiyor.

Halihazırda okyanusların yalnızca yüzde 3,5’i tam veya yüksek düzeyde koruma altında. İngiltere sularında ise bu oran sadece yüzde 1’de kalıyor. Ülkedeki 378 deniz koruma alanının sadece 43’ü, dip trolü gibi yıkıcı avlanma faaliyetlerine karşı yasal güvenceye sahip.

Greenpeace’in Arctic Sunrise gemisi, bölgede deniz ekosistemlerine zarar veren diğer endüstriyel balıkçılık faaliyetlerini izlemek üzere çalışmalarına devam edecek.

Kaynak:

https://www.greenpeace.org/international/press-release/86854/greenpeace-boulder-barrier-uk-bottom-trawling-offshore-marine-protected-area-mpa-arctic-sunrise/