Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Kentlerde aşırı sıcağa karşı yeni yaklaşım: Termal adalet

Aşırı sıcaklar kentlerde giderek büyüyen bir halk sağlığı tehdidine dönüşürken, ağaçlandırma, serinleme merkezleri ve klima gibi çözümlerin herkese eşit fayda sağlamadığına dikkat çekiliyor. 

Kentlerde aşırı sıcakların etkilerini azaltmak amacıyla ağaçlandırma, yeşil alanların artırılması, serinleme merkezlerinin kurulması, binaların yenilenmesi ve klima kullanımının yaygınlaştırılması gibi önlemler giderek önem kazanıyor. Ancak bu uygulamaların her zaman adil sonuçlar yaratmadığı belirtiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Avrupa Birliği ve bağlantılı ülkelerde son dört yılda aşırı sıcaklar nedeniyle 200 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Gölgelendirme, serinleme merkezleri, yaşlılara yönelik destek ve açık alanda çalışanların korunması gibi önlemlerin bu kayıpların önemli bölümünü önleyeceği belirtiliyor. 

Ancak sıcaklığın etkisi herkes için aynı değil. Klimalı bir evde yaşayan biri için yönetilebilir olan sıcaklık, kötü koşullardaki bir konutta yaşayan, yaşlı veya açık havada çalışan biri için ciddi bir sağlık riskine dönüşebiliyor. Bu nedenle sıcaklık riskinin; gelir, konut kalitesi, yaş, çalışma koşulları ve serinleme olanaklarına erişimle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Klima aşırı sıcaklarda hayati bir koruma sağlasa da bu imkana erişim gelir ve güvenilir elektrik arzıyla yakından bağlantılı. Artan klima kullanımı aynı zamanda elektrik şebekeleri üzerindeki yükü artırıyor.

Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre 2024’te, küresel elektrik talebinin yaklaşık yüzde 70’ini temsil eden 40’tan fazla ülkede sıcak hava dalgaları sırasında elektrik talebinde rekor seviyelere ulaşıldı. Bazı bölgelerde ise aşırı talep elektrik kesintilerine yol açtı.

Yeşil alanlar da benzer bir ikilem yaratabiliyor. Ağaçlar ve parklar kentleri serinletirken, yeni yeşil alanların bulunduğu bölgelerde emlak değerlerinin yükselmesi düşük gelirli sakinlerin yerinden edilmesi riskini artırabiliyor.

Kurak bölgelerde ise yeşil alanların sürdürülebilmesi için yüksek miktarda su ve uzun vadeli bakım gerekiyor.

Bu durum, araştırmacıların “termal yer değiştirme” olarak tanımladığı bir soruna işaret ediyor. Buna göre sıcaklığa bağlı riskler insanlar, bölgeler, altyapılar, ekosistemler veya nesiller arasında aktarılabiliyor.

Termal adalet için beş soru

ETH Zürih, İsviçre Federal Su Bilimleri ve Teknoloji Enstitüsü (Eawag) ve farklı ülkelerden araştırmacıların geliştirdiği termal adalet yaklaşımı, kentlerin sıcaklık politakalarını beş ana başlık altında değerlendirmesini öneriyor:

Dağılım: Serinletme yatırımlarından kim yararlanıyor, maliyetleri kim üstleniyor? Yatırımlar en yüksek risk altındaki bölgelere ulaşıyor mu?

Tanıma: Kimler daha fazla risk altında ve neden? Gelir, konut koşulları, yaş, sağlık ve çalışma şartları dikkate alınıyor mu?

Yaşamsal kapasite: İnsanlar sıcak havalarda günlük yaşamlarını güvenle sürdürebiliyor mu? Açık alanda çalışanlar mola verebiliyor, yaşlılar serin alanlara ulaşabiliyor mu?

Katılım: Kent sakinleri, çalışanlar ve bakım verenler karar alma süreçlerine dahil ediliyor mu?

Ekolojik adalet: Bir bölgede sağlanan serinlik başka bir yerde daha fazla enerji, su tüketimi, atık ısı veya ekolojik zarar yaratıyor mu?

Uzmanlara göre hedef yalnızca daha serin kentler oluşturmak değil, insanların aşırı sıcaklarda güvenle yaşayabildiği, çalışabildiği ve hareket edebildiği kentler kurmak.

Bu nedenle klima ve yeşillendirme gibi çözümlerin yanı sıra pasif bina tasarımı, temiz ve dayanıklı enerji sistemleri, uygun maliyetli serinleme imkanları ve uzun vadeli bakım politikalarının birlikte planlanması gerekiyor.

Termal adalet yaklaşımı, kentlerin yalnızca daha serin olmasını değil, insanların aşırı sıcaklarda güvenle yaşayabilmesini, çalışabilmesini ve hareket edebilmesini hedefliyor. Bu yaklaşım, kaç ağacın dikildiği veya sıcaklığın kaç derece düştüğü kadar, “Bu çözüm kim için işe yaradı, kimin maliyetine ve ne kadar süreyle?” sorularının da sorulmasını gündeme getiriyor.

Kaynak:

http://click.e.weforum.org/?qs=ABB7InYiOjEsImQiOjQ5OTZ9AAYAAAAABPKMYlNVzjnBZcfNbuzny0TOFjF0g3iYFE2A3Uss1YrDpacZ4JqzD3K-6izpCXcu4AkcrODXmvwzHtesDHo0X4qFAlesRFBpRUWtRhM