Mangrov fidanlıklarından manta vatozlarını korumaya kadar, Fiji’deki bu 6 otel misafirlerine doğayı koruma deneyimi sunuyor. Fiji’nin masmavi suları, parıldayan kumsalları ve rengarenk yağmur ormanları, burayı hayal gibi bir tatil rotası haline getiriyor. Ancak her cennet rotası gibi, Fiji de tehdit altında. Takımadalar, iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele ediyor: Yükselen deniz seviyeleri alçak bölgelerdeki yaşam alanlarını zorlarken,
Mangrov fidanlıklarından manta vatozlarını korumaya kadar, Fiji’deki bu 6 otel misafirlerine doğayı koruma deneyimi sunuyor.
Fiji’nin masmavi suları, parıldayan kumsalları ve rengarenk yağmur ormanları, burayı hayal gibi bir tatil rotası haline getiriyor. Ancak her cennet rotası gibi, Fiji de tehdit altında. Takımadalar, iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele ediyor: Yükselen deniz seviyeleri alçak bölgelerdeki yaşam alanlarını zorlarken, mercan beyazlaması deniz yaşamını besleyen ve kıyıları erozyona karşı koruyan resiflere ciddi zarar veriyor.
İşte tüm bu nedenlerle, Fiji genelindeki oteller misafirlerini çözümün bir parçası olmaya davet ediyor. Doğa koruma çalışmaları, tatil deneyiminin içinde yer alıyor ve bu hareket giderek ivme kazanıyor.
7 Nisan’da Tourism Fiji, yerel halkın “sevgiyle ve cömertlikle hareket etmek” anlamında kullandığı “loloma” kavramından ilham alan yeni bir girişimi hayata geçirdi: Loloma Hour. Bu yeni uygulama, misafirleri konakladıkları süre boyunca doğaya katkıda bulunmaya teşvik etmeyi amaçlıyor.
Fiji’nin nefes kesen güzelliklerini tatilcilerle birlikte koruma hareketini başlatan oteller aşağıda sıralanıyor:
1.Kokomo Private Island
Dünyanın dördüncü en büyük resif sistemi olan Great Astrolabe Reef’in tam merkezinde bulunan bu ultra lüks tatil beldesi, konuklarına benzersiz bir deneyim sunuyor.
Lüks olanakların ötesinde, Kokomo, doğa koruma konusunda derin bir taahhüde sahip ve en özgün girişim olarak, misafirlerini yerel manta vatozlarını koruma sürecine dahil etmeye davet ediyor. Ortalama 18 fitin üzerinde kanat açıklığına sahip bu canlıların nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Şnorkelle dalış turları sırasında, misafirler vatozları fotoğraflayarak karınlarındaki parmak izi benzeri benek desenlerini kaydedebiliyor. Bu fotoğraflar bir veritabanına yüklendiğinde, bilim insanları vatozların hareketlerini izleyebiliyor. Toplanan veriler, balıkların yaşam alanlarının korunmasına yardımcı oluyor.
2. Six Senses Fiji
İnci gibi parlayan plajlar, orman içindeki spa ve su sporları maceralarıyla dolu bir gün geçirmek, Six Senses Fiji’de kolay bir seçim değil. Ancak gün batımından sonra, kesinlikle katılmanız gereken etkinlik, Fiji Yılanlı Kertenkelesi’ni izlemek için sürdürülebilirlik ekibine katılmak.
Bu nadir nane yeşili rengindeki sürüngenlerin popülasyonlarını izlemek son derece önemli; çünkü bu sadece sayılarının tespiti ile ilgili değil, aynı zamanda sağlık durumları, davranışları ve üreme alışkanlıklarını da değerlendirmeyi kapsıyor. Elde edilen verilerle bilim insanları, bu türün hayatta kalmasını sağlamak için yaşam alanı restorasyonu ve diğer stratejiler hakkında bilinçli kararlar alabiliyor.
3. Nanuku Resort
Nanuku Resort’taki her konaklama birimi, süit ve villa, yükselen hasır tavanları ve özenle işlenmiş el yapımı ahşap detaylarıyla Fiji’nin geleneksel zanaatkar becerisini gözler önüne seriyor.
Tesisin tam merkezinde yer alan açık hava lobi ve restoran alanı, hem misafirlerin buluşma noktası hem de doğa koruma çalışmalarına odaklanan bir merkez olarak işlev görüyor. Biraz ilerde ise Nanuku’nun mangrov fidanlığı bulunuyor. Bu alan, doğanın en etkili karbon emici ağaçlarından biri olan mangrov ağaçlarının yetiştirilmesine yardımcı oluyor.
Gelgit ağaçlarının kökleri, yavru balıklara yaşam alanı sağlıyor ve kıyıların korunmasında önemli bir rol oynuyor. Dalgaların ve akıntıların erozyon etkilerine karşı kıyıları stabilize ediyor. Fidanlar yeterince büyüdüğünde Serua kıyısına davet edilen misafirler, bu genç mangrov ağaçlarını dikme sürecine dahil oluyor. Şu ana kadar, Nanuku ekibi 15.000’den fazla mangrov ağacını başarıyla dikmeyi başardı.
4. InterContinental Fiji Golf Resort & Spa
Natadola Bay’in ince kumları boyunca uzanan InterContinental Fiji Golf Resort & Spa, geniş bir alana yayılmış, sayısız süit ve villa, bir dizi özel restoran ve bar, tam donanımlı bir spa ve hareketli bir çocuk kulübüyle dikkat çeken büyük bir tatil kompleksi. Ancak bu lüks olanakların ötesinde, resortun en dikkat çekici özelliklerinden biri kıyıya çok yakın bir noktada bulunuyor: kaleidoskopik deniz yaşamıyla dolup taşan, canlı bir ev resifi. Fiji, 1.200’den fazla tropikal balık türü, 75 çeşit köpekbalığı ve vatoz, ayrıca dünyanın yedi deniz kaplumbağası türünden beşine ev sahipliği yapıyor.
Su altı ekosisteminin bu kadar sağlıklı olmasının başlıca nedenlerinden biri, personel ve misafirlerin aktif katılımıyla yapılan restorasyon çalışmaları. Seyahat edenler, deniz tabanına dağılmaya yüz tutmuş küçük mercan parçalarını toplayarak, bu canlı mercanları özel tasarlanmış çerçevelere veya resif yapılarının üzerine dikkatlice yerleştirerek, resiflerin yeniden hayat bulmasına katkı sağlıyor.
5. Tavarua Resort
Dünyaca ünlü sekiz sörf dalgasıyla çevrili olan Tavarua Island Resort, aralarındaki efsanevi Cloudbreak ile gezegenin en ikonik barrel dalgalarından birine ev sahipliği yapıyor. Bu özellik, burayı sörfçüler için adeta bir cennet haline getiriyor.
Pasifik boyunca görülen aşırı avlanma, resiflerdeki canlıları ve hassas deniz ekosistemlerini tehdit ediyor. Ancak, deniz biyologları, genç midyeleri kara üzerindeki bir yavru yetiştirme alanında koruyarak bu durumu tersine çevirmeye çalışıyor. Yavrular, yeterince güçlendiğinde önce korunaklı bir lagüne, ardından çevredeki resiflere ve daha uzak bölgelere yerleştiriliyor.
Misafirler, midyeleri işgalci sümüklüböceklerden ve larvalardan temizleyerek, bu canlıların popülasyonlarını tehdit edebilecek zararlılardan korumaya yardımcı oluyor. Bu süreçte, misafirler midyelerin yaşam döngüsünü, yırtıcılarını ve resif sağlığını koruma konusunda oynadıkları hayati rolü yaşayarak öğreniyor.
6. Turtle Island
Pasifik Okyanusu’nda yer alan ve 500 dönümlük geniş alanıyla yalnızca 14 çifti ağırlayan, genellikle balayı çiftlerinin tercih ettiği bir yer. Bu özel yapısıyla konuklarına tamamen mahrem bir tatil sunuyor. Her çift, kendine ait sahil kenarındaki geleneksel evlerde konaklıyor ve dilerse tüm günü geçirmek üzere özel bir plajı da rezerve edebiliyor.
Ancak Turtle Island yalnızca romantik bir kaçış noktası değil; aynı zamanda nesli tükenmekte olan yeşil deniz kaplumbağaları ve caretta carettelar için güvenli bir sığınak. Her yıl bu canlılar, yumurtlamak için adanın kumsallarına geri dönüyor.
Ada yönetimi, deniz biyologlarıyla iş birliği içinde, gönüllü olarak katılabilecek bir izleme programı yürütüyor. Ziyaretçiler, yuvalama alanlarını gözlemleyebiliyor, yeni doğan yavruların güvenliğini sağlamaya yardımcı olabiliyor. Hatta kurtarılan yetişkin kaplumbağalar, çip takılarak tekrar okyanusa salınmadan önce ziyaretçilerin elleriyle doğaya uğurlanıyor.
Kaynak:
















