Birleşmiş Milletler Kültürel Haklar Özel Raportörü Alexandra Xanthaki, devletlere, spordaki kalıp yargıları ortadan kaldırmaları ve yarışan herkes için ayrımcılığın önlenmesini sağlamak amacıyla harekete geçmeleri çağrısında bulundu.
Xanthaki, ‘’Devletler, cinsiyet, etnik kimlik, yasal statü, yaş ve dolaylı, keşisimsel ve yapısal faktörler de dahil olmak üzere herhangi bir faktöre dayalı ayrımcılığı ortadan kaldırmak için olumlu adımlar atmalı’’ ifadelerini kullandı.
Tarafsızlık bir seçenek değildir
Xanthaki, spor derneklerinin insan haklarına saygı gösterme yükümlülüğü olduğunu ve sporun özerkliğini dış denetimden kaçınmak için bir mazeret olarak kullanamayacaklarını vurguladı.
Mevcut ve tarihsel ihlallerin telafisi için net ve etkili bir yol haritası oluşturulması gerektiğini belirten Xanthaki, mağdurlar ile sivil toplumun bu sürece dahil edilmesinin önemli olduğunu ifade etti.
İnsan hakları uzmanı, sporda tarafsızlığın insan hakları sorunları, talepler ve kampanyalar söz konusu olduğunda geçerli olmadığını ifade etti, ancak “ne yazık ki, zorlu meselelerle ilgili çifte standartların yaygın olduğunu” belirtti.
Varsayımlar ve yasaklar
Devletlere sporda ayrımcılığı sona erdirme çağrısında bulunurken, aynı zamanda kendi topraklarında faaliyet gösteren kuruluşlar tarafından işlenen ihlalleri önlemek ve telafi etmek için harekete geçme yükümlülüklerini de hatırlattı.
Spora katılma hakkına getirilen her türlü kısıtlamanın orantılı olması ve geçerli bir amaca dayanması gerektiğini söyledi.
Milliyet veya tüm kadın trans bireyler temelinde getirilen genel yasaklar ve cinsiyet varyasyonlarına sahip kadın sporculara yönelik müdahaleci uygulamaların, mevcut insan hakları standartlarına aykırı olduğunu belirtti.
“Bir kadının kim olduğu veya nasıl davranması gerektiğiyle ilgili varsayımlara dayanan ve kadınların rekabet etmesini engelleyen kararlar derhal gözden geçirilmelidir” dedi.
Herkes için spor
Herkesin spora katılma hakkı olduğunu vurgulayan Xanthaki, devletler ve spor derneklerinin, bu hakkın hayata geçirilmesini sağlamak için güvenli ve olumlu bir ortam yaratacak önlemler ve politikalar geliştirmesi gerektiğini ifade etti.
Ayrıca, medya desteğiyle, sporun her seviyesinde çeşitliliği ve kapsayıcılığı teşvik eden, yanlış varsayımlar ve önyargılara karşı koyan kampanyalar yürütmeleri gerektiğinin de altını çizdi.
“Spordaki önyargıları tartışırken, sporun yönüne karar vermek için masada kimlerin oturduğunu, spordan kimlerin faydalandığını, kimlerin zarar gördüğünü, insan hakları ihlali risklerinin kültürel açıdan uygun bir şekilde nasıl azaltılacağını incelemek ve sporun bireyler ve toplumlar için sağlayabileceği faydaları güçlendirmek üzere kültürel haklar yaklaşımının kullanılması zorunludur’’ dedi.
Kaynak: