Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Yeni bir çalışmaya göre iklim değişikliği bebeklerin doğum ağırlığını etkileyebilir

Yeni bir araştırma, aşırı sıcaklıklara maruz kalmanın bebeklerin doğum ağırlığını etkileyebileceğini ortaya çıkardı.

Özellikle hamileliğin son dönemlerinde soğuk veya sıcak stresine maruz kalmak, gebelik haftalarına göre bebeklerin çok büyük veya çok küçük doğmalarına neden olabilir.

Doğum ağırlığı çocuğun gelişimini ve hayatta kalma şansını etkileyebilir. Ayrıca yetişkinlikte hastalık ve rahatsızlıklara karşı savunmasızlıklarının göstergesi olabilir.

Sıcak ve soğuk stresi doğum ağırlığını nasıl etkileyebilir?

Perth’deki Curtin Nüfus Sağlığı Okulu’ndan araştırmacılar tarafından yürütülen çalışmada, Batı Avustralya’da 2000-2015 yılları arasında gerçekleşen 385 binden fazla gebelik incelendi.

Belirli koşullar altında insan vücudunun fizyolojik konforunu tanımlayan Evrensel Termal İklim İndeksi (UTCI) metodu kullanılarak, sıcak ve soğuk strese maruz kalma durumuna bakıldı.

Araştırmada, gebe kalmadan 12 hafta öncesinden doğuma kadar dönemde maruz kalınan sıcak ve soğuk stresinin doğum ağırlığı üzerinde herhangi bir etkisi olup olmadığı analiz edildi.

Çalışma örneklemindeki bebeklerin yüzde 9,8’inin çok küçük, yüzde 9,9’unun ise gebelik yaşına göre çok büyük doğduğu tespit edildi.

Araştırmacılar hamilelik sırasında aşırı soğuk veya sıcak stresine maruz kalmanın anormal doğum ağırlığı riskini artırdığını ortaya koydu.

Bunun nedeninin, ‘termal strese maruz kalmanın dehidrasyonu artırması ve fetal sağlığı olumsuz etkileyebilecek oksidatif stres ve sistemik enflamatuar yanıtları tetiklemesi’ olabileceği bildiriliyor.

Sıcak ve soğuk stresinden en çok kimler etkileniyor?

Araştırmada incelenen ortalama biyotermal sıcağa maruz kalma 8.1 ile 30C arasındaydı. Buda, UTCI ölçeğinin alt ucunda hafif soğuk stresini ve üst ucunda ise orta derecede ısı stresini gösteriyor.

Bu sıcaklık ölçeğinin üst veya alt ucuna en çok maruz kalan yüzde 1’lik kesimde doğum ağırlığında değişiklik görülme olasılığının en yüksek olduğu belirtiliyor. Bu durumun özellikle hamileliğin son dönemlerinde sıcaklık stresine maruz kalanlar için geçerli olduğu bildiriliyor.

Beyaz olmayanlar, erkek doğumlar, 35 yaş ve üzeri gebelikler, kırsal bölgelerde yaşayanlar ve gebelik sırasında sigara içenler gibi belirli gruplar içinse risk daha da artıyor.

Bu bulgular, iklim değişikliğinin üreme sağlığına yönelik oluşturduğu tehdidin giderek arttığına dair kanıtlar sunuyor. Sıcak ve soğuk hava olaylarının daha yaygın hale gelmesi, vektör kaynaklı hastalıkları, doğal afetleri ve kaynak kıtlığını da körüklüyor ve bunların tümü sağlık üzerinde zararlı etkiler yaratıyor.

Kaynak:

https://www.euronews.com/green/2024/01/11/climate-change-could-be-impacting-babies-birth-weights-new-study-reveals#:~:text=study%20has%20found.-,Climate%20change%20could%20be%20impacting%20babies’%20birth%20weights%2C%20a%20new,development%20and%20chances%20of%20survival