Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi #5: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi #5: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

Dünya genelinde kadınların yüzde 35ʼi, eşlerinin, sevgililerinin ya da tanıdıklarının uyguladığı fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalıyor. Uygulanan yanlış politikalar ve eşitsizliğin yok sayılması sorunun giderek derinleşmesine yol açıyor. Birleşmiş Milletler’in 2030 yılına kadar ulaşılması amacıyla koyduğu hedeflerin beşincisi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, bu sorunların çözümüne odaklanıyor. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin beşincisi Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini detaylarıyla inceledik.

Günümüzde çok yaygın bir sorun olan toplumsal cinsiyet eşitsizliği, dünyadaki toplumsal gelişmenin en büyük engeli olarak önümüzde duruyor. İnsani gelişmeyi savunan tüm demokratik toplumlar için hayati önem taşıyan toplumsal cinsiyet eşitsizliği sorunuyla, kadınlar ve kız çocukları doğumlarından itibaren karşılaşabiliyor. Çağdışı gelenekler yüzünden kız çocukları, bazı ülkelerde sağlık hizmetleri ve yeterli beslenmeden mahrum bırakılabiliyor. Bunun sonucu olarak, kız çocukların ölüm oranı daha yüksek oluyor. Çocuk büyüdüğünde ise aynı sorunun farklı uygulaması olan erken yaşta evlilik sorunuyla karşılaşıyor. Dünyada her yıl yaklaşık 15 milyon 18 yaş altı kız çocuğu evlendiriliyor. Bu da günde 37 bin çocuğun gelin olduğu anlamına geliyor. Küçük yaşta evlenmek zorunda kalan çoğu kız çocuğu eğitimini de yarıda bırakarak, ataerkil toplum yapının bir parçası olarak yaşamını devam ettiriyor.

Erkek şiddetinden ölen kadınlar içen anitsayac.com gibi dijital anıta sahip olan Türkiye de bu sorunun yabancısı değil. Kadınlar toplumsal, ekonomik ve siyasal alanlarda eşit temsil edilme ve katılım konusunda halen büyük güçlüklerle karşılaşıyor. Özellikle çalışma hayatında kadınların maruz kaldığı eşitsizlikler, artık sadece kadın ölümlerinde bahsedilmeye başlanan toplumsal cinsiyet eşitsizliği meselesinin detaylarını gün yüzüne çıkartıyor. Geçtiğimiz sene PwC şirketinin Türkiye’de yaptığı Çalışma Hayatında Cinsiyet Eşitliği araştırmasına göre; bir iş başvurusu ya da iş görüşmesi sürecinde ayrımcılığa uğradığını düşünen kadınların oranı erkeklerin oranının iki katından fazla. Zihniyet ayrılığının en net şekilde gözler önüne serildiği nokta ise kadınların çalışma hayatına neden katılmadığı konusu. Erkekler çalışma hayatında kadın oranının daha az olmasını kadınların gönüllü olarak iş piyasasından çekilmesi nedeniyle olduğunu düşünürken, kadınlar ise bu durumu en çok aile ve/veya çocuk bakımına yönelik destekleyici hizmetlerin yeterince sağlanmaması ile açıklıyor ve çocuk sahibi olmayı kariyerlerinde bir engel olarak görmüyorlar.

Türkiye’deki toplumsal cinsiyet eşitliğine UNDP desteği
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) merkeze aldığı en önemli konu, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının güçlenmesi. Eğer bu konuda başarı sağlanırsa, diğer sürdürülebilir kalkınma hedeflerinden “yoksulluğun ortadan kaldırılması” ve “eşitsizliklerin azaltılması” konularında da ilerleme kaydedileceği düşünülüyor. UNDP, sürdürülebilir insani gelişmenin tam anlamıyla gerçekleşmesi için tüm faaliyetlerini, uygulamalarını ve yapılandırmalarını toplumsal cinsiyete duyarlı biçimlendiriyor. UNDP Türkiye kolektif bir anlayışla geliştirdiği, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Stratejisi 2017-2020” dokümanıyla toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin müdahalelerin başarıyla gerçekleştirilmesini sağlamayı hedefliyor. Kadın koalisyonunun güçlendirilmesi, üniversitelerde kadın araştırma merkezlerinin açılması ve Türkiye Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’nun kurulması ise strateji planının ana parçaları.

Toplumsal cinsiyet eşitliği meselesi, herhangi bir bölgenin veya kıtanın değil, dünyanın genelinde var olan bir sorun. Bu sorunu görmezden gelmek veya ertelemek yerine problemin üzerine gidip çözmeye çalışan şirketler de var. Bunlardan bir tanesi de Fransız telekomünikasyon şirketi Orange.

Temel hizmetlere dijital katkı
Fransız Orange grubu, özellikle Afrika ve Orta Doğu bölgesinde büyümeyi en iyi sağlayacak ürün ve hizmetleri tasarlamak için çalışıyor. Temel ihtiyaç yardımlarını dijital alanda gerçekleştirerek, kadınları dijital dünyaya dahil ediyor ve kadınları güçlendirerek sürdürülebilir sosyo-ekonomik kalkınmaya katkılarını artırmak için tasarlandı.

Kadınları hedef alan önlemler, yerel sağlık kuruluşlarıyla yapılan işbirlikleriyle hayata geçiriliyor. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde, Halk Sağlığı Bakanlığı’nın katkılarıyla 2016’dan beri kadınların adet döngülerini takip etmelerine yardımcı olmak için bir bildirim hizmeti olan Cycle M başlatıldı ve geliştirilmeye çalışılıyor. Kamerun’da, hamilelere ve genç annelere kişiselleştirilmiş bilgi sağlayan bir SMS platformu hayata geçirildi ve yakındaki hastaneleri bulmak için internet erişimi sağlanıyor.  Burkina Faso’da ise kadınlara önerilen tıbbi kontroller hakkında bilgilendirmek için SMS mesajlarının toplu dağıtımı Orange operatörü tarafından yapılıyor.

Toplumsal cinsiyet eşitliği için biz neler yapabiliriz?
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine mücadele etmek için UNDP bize farklı fikirler veriyor. Eğer bir kız çocuğuysanız okulunuza devam edip, diğer sınıf arkadaşlarınıza da aynı şekilde davranma konusunda destek olabilirsiniz. Cinsel ve üreme sağlığı hizmetlerine erişim hakkınız için mücadele verebilirsiniz. Eğer bir kadınsanız, fırsat eşitliğinin önüne engelleri ortadan kaldırmak için mücadele edebilirsiniz. Eğer bir erkek ya da oğlan çocuğuysanız kadınlar ve kız çocukları ile birlikte toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için çalışabilir, sağlıklı, saygılı bir ilişkiyi kucaklayabilirsiniz. Kız çocuklarının ve kadınların haklarını kısıtlayan ve tam potansiyellerini ortaya koymalarını engelleyen olumsuz yasaların kaldırılması için çalışabilirsiniz.

Posts Carousel

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar "*" ile gösterilmektedir.

En Son Makaleler

Videolar