Tamamı yenilenebilir enerji kaynaklarıyla oluşturulan çevre odaklı yeni bir projeyi hayata geçiren sanatçı Refik Anadol, bu yıl Kasım ayında Brezilya’da düzenlenecek BM İklim Değişikliği Zirvesi’nde (COP30) çalışmalarıyla yer alacak. Anadol’un yakın zaman önce duyurduğu ve yapay zeka dili modeli olan ‘’Living Encyclopedia: Large Nature Model (LNM)’’ adlı yeni projesi, doğaya dair devasa büyüklükte bir veri
Tamamı yenilenebilir enerji kaynaklarıyla oluşturulan çevre odaklı yeni bir projeyi hayata geçiren sanatçı Refik Anadol, bu yıl Kasım ayında Brezilya’da düzenlenecek BM İklim Değişikliği Zirvesi’nde (COP30) çalışmalarıyla yer alacak.
Anadol’un yakın zaman önce duyurduğu ve yapay zeka dili modeli olan ‘’Living Encyclopedia: Large Nature Model (LNM)’’ adlı yeni projesi, doğaya dair devasa büyüklükte bir veri seti barındırıyor.
Yapay zeka ve makine öğrenimi temelli bir sanat projesi olan LNM, dijital ortamda veri akışlarını ve yapay zekanın yaratıcı potansiyelini görselleştirerek yeni bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Bu çalışmalar, genellikle karmaşık algoritmaların, geçmiş verileri ve öğeleri analiz ederek geliştirdiği estetik formlar ve dinamik görseller içeriyor.
Dünyanın ilk yapay zeka sanatları müzesi ‘’Dataland’’in ilk projesi niteliğindeki LNM, doğaya dair zengin bir dijital bilgi arşivi sunarken aynı zamanda kullanıcıların, bu verilerle sanatsal bir deneyim yaşamalarını sağlıyor.
‘’Araştırma’’, ‘’yaratma’’ ve ‘’rüya’’ olmak üzere üç farklı şekilde kullanılabilen dil modeli, oluşturulmasından itibaren tüm süreçlerin yenilenebilir enerji kaynaklarıyla gerçekleştirilmesinden dolayı benzerlerinden farklı bir özellik taşıyor.
Doğa ile olan ilişkisinin çocukluk yıllarına dayandığını ve doğanın kendisi için her zaman ilham kaynağı olduğunu anlatan Refik Anadol, ‘’Büyüdükçe ve sanatçı olarak doğayı daha iyi anladıkça onun sonsuz bir ilham kaynağı olduğunu fark ettim. Doğa, Monet gibi birçok klasik sanatçının da ilham kaynağıydı. Bu, bilim insanları için de geçerli. Doğayı mantık çerçevesinde ele aldığımızda, elimizdeki en değerli şey olduğunu düşünüyorum. Tüm bunlar doğaya saygı ve sevgimi artırıyor’’ dedi.
Son 10 yıldır yapay zeka ile ilgilendiğini ve çalışmalarında bu teknolojiye yer verdiğini belirten Anadol, yapay zekanın getirdiği kolaylıkların doğayı desteklemesi gerektiğini vurguladı.
Fiziksel dünyaya olan saygısının sonsuz olduğunu, bununla birlikte dijital dünyanın aynı bilgiyi farklı bir şekilde, aynı anda birçok kişiye eşit ve hemen hemen bir limit olmadan ulaştırabildiğini ifade eden Anadol, ‘’Büyük veri yığınlarının yeni kütüphaneler olduğunu öngörebiliriz. Dolayısıyla kurumlar, kuruluşlar, ülkelere ait tüm belgelerin dijitalleşmesini çok mantıklı buluyorum’’ dedi.
İklim krizi sonucu birçok ülkenin varlıklarını dijital ortama aktardığını hatırlatan sanatçı, bu sayede iklim etkisiyle yitirilen değerlerin en azından dijital ortamda varlıklarına devam edebildiklerini vurguladı.
Yapay zeka teknolojilerinin büyük bir enerji tüketimi olduğunun altını çizen Anadol, projelerini yenilenebilir enerji ile gerçekleştirmek için bir yıl boyunca çalıştıklarını ve kullanıcıların yaptıkları araştırma sonunda karbon ayak izlerini görebilecekleri bilgisini paylaştı.
‘’Bir sanatçı olarak etki yaratabiliyorum. Bu da doğa üzerine bir aktivizm olarak nitelendirilebilir. Mesela Google ekibiyle birlikte oturduk, konuştuk. Dünyada gerçekten hiçbir şekilde doğaya zarar vermeden bu yapay zeka ağı nerede eğitilebilir sorusunu sorduk. Zorladık ve onların böyle bir adım, böyle bir alan yaratmasını sağladık’’ dedi.
COP30’a davet
Sanatçı, bu yıl 20-24 Ocak’ta yapılacak Dünya Ekonomik Forumu’na katılacaklarını ve açılış törenindeki ana konularının buzullar olacağını, mercanlar ve yağmur ormanları gibi farklı başlıklar altında doğanın güzelliklerini ve kırılganlıklarını göstermeyi amaçladıklarını söyledi.
Çevre duyarlılıkları sayesinde Birleşmiş Milletler ile pozitif bir ilişki içinde olduklarını aktaran Anadol, ‘’BM çok ciddi bir destek arıyor. Bizim gibi bu alanda öncü ve teknolojiyi doğaya dair konularda iyi kullanabilen kişilere ihtiyaçları var’’ değerlendirmesini yaptı.
Son çalışmalarında Amazon Ormanları’nın önemli bir yeri olduğunu belirten Refik Anadol, bu yıl kasım ayında Brezilya’da gerçekleşecek BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 30. Taraflar Konferansı’na (COP30) davet edildiklerini ve zirveye katılacaklarını açıkladı.
















