Şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performanslarına yönelik şeffaflık beklentisi dünya genelinde hızla artarken, sürdürülebilirlik raporlaması da kurumsal stratejilerin vazgeçilmezi haline geldi. Düzenleyici kurumlar, yatırımcılar ve paydaşların artan talepleri doğrultusunda geliştirilen uluslararası raporlama standartları, şirketlerin iklim, doğa ve yönetişim alanındaki etkilerini ortak bir dil üzerinden ortaya koymasını sağlıyor.
ESG açıklamalarının standartlaşmasıyla birlikte şirketler, faaliyetleri ve tedarik zincirlerinden kaynaklanan çevresel ve sosyal etkileri uluslarlarası kabul gören çerçeveler doğrultusunda raporluyor. Bu standartlar, kuruluşların riskleri daha etkin yönetmesine, performanslarını karşılaştırılabilir şekilde ortaya koymasına ve yatırımcı güvenini artırmasına yardımcı oluyor.
10. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact)
2000 yılında Birleşmiş Milletler tarafından başlatılan UN Global Compact, şirketlerin strateji ve operasyonlarını sorumlu iş yapma ilkeleriyle uyumlu hale getirmesini amaçlıyor.
İnsan hakları, çalışma hayatı, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıklarında belirlenen 10 İlke doğrultusunda faaliyet gösteren girişim, “İlerleme Bildirimi” (Communication on Progress), eğitim programları ve iş birliği ağları aracılığıyla 160’tan fazla şirketin sürdürülebilirlik performanslarını izlemelerine ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na katkı sağlamalarına destek veriyor.
9. Doğayla İlgili Finansal Açıklamalar Görev Gücü (TNFD)
2021 yılında Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi (UNEP FI), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) ve Global Canopy tarafından kurulan TNFD, şirketlerin doğaya olan bağımlılıklarını, etkilerini, risklerini ve fırsatlarını belirleyerek bunları raporlamaları için bir çerçeve sunuyor.
Bilim temelli ve piyasa odaklı bir girişim olan TNFD, doğal sermayenin iş kararlarına entegre edilmesini teşvik ederken, finansal kaynakların doğa pozitif yatırımlara yönlendirilmesini amaçlıyor.
8. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) İklim Açıklama Kuralı
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) tarafından 2024 yılında kabul edilen düzenleme, halka açık şirketlerin iklimle bağlantılı önemli riskleri ve bunların finansal etkilerini standartlaştırılmış şekilde açıklamasını öngörüyor.
Gerekli durumlarda şirketlerden Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyonları, iklim hedefleri, geçiş planları ve aşırı hava olaylarının mali etkilerine ilişkin bilgi paylaşmaları istenebiliyor. Düzenlemenin temel amacı, yatırımcıların daha güvenilir ve karşılaştırılabilir verilere erişimini sağlamak.
7. Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi)
CDP, UN Global Compact, Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) ve WWF tarafından 2014 yılında kurulan Science Based Targets initiative (SBTi), şirketlerin bilimsel veriler doğrultusunda sera gazı azaltım ve net sıfır hedefleri belirlemesine yardımcı oluyor.
Girişim, geliştirdiği standartlar ve hedef doğrulama sistemi sayesinde şirketlerin iklim taahhütlerini güvenilir biçimde ortaya koymasını ve 2050 net sıfır hedefleriyle uyumlu karbonsuzlaşma stratejileri geliştirmesini destekliyor.
6. Karbon Saydamlık Projesi (CDP)
2000 yılında kurulan CDP, şirketler, yatırımcılar ve kamu kurumlarının sera gazı emisyonlarını, iklim risklerini ve çevresel performanslarını raporlamasını sağlayan dünyanın en büyük çevresel veri platformlarından biri olarak kabul ediliyor.
CDP’nin oluşturduğu veri havuzu, yatırımcıların iklim risklerini değerlendirmesine, şirketlerin emisyon azaltım fırsatlarını belirlemesine ve kamu politikalarının geliştirilmesine katkı sağlıyor.
5. Sera Gazı Protokolü (GHG Protocol)
1998 yılında Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) ile Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi (WBCSD) tarafından geliştirilen GHG Protocol, sera gazı emisyonlarının hesaplanması ve raporlanmasına yönelik dünyada en yaygın kullanılan standartlardan biri kabul ediliyor.
Protokol, şirketlerin ve kamu kurumlarının faaliyetleri ile değer zincirlerinden kaynaklanan emisyonlarını ortak bir metodolojiyle hesaplamasına olanak tanırken, bilim temelli emisyon azaltım hedeflerinin izlenmesini de kolaylaştırıyor.
4. Sürdürülebilirlik Muhasebesi Standartları Kurulu (SASB) / Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu (ISSB)
2011 yılında kurulanSürdürülebilirlik Muhasebesi Standartları Kurulu (SASB), yatırımcılar açısından finansal öneme sahip sürdürülebilirlik bilgilerinin sektör bazında raporlanmasını sağlayan standartlar geliştirdi.
2022 yılında bu standarların yönetimi IFRS Vakfı bünyesindeki Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu’na (ISSB) devredildi. ISSB, bu standartları küresel sürdürülebilirlik raporlamasının temel yapı taşlarından biri olarak geliştirmeyi sürdürüyor.
3. Entegre Raporlama Çerçevesi (Integrated Reporting Framework)
İlk kez 2010 yılında geliştirilen Entegre Raporlama Çerçevesi, şirketlerin kısa, orta ve uzun vadede nasıl değer yarattığını yatırımcılara ve paydaşlara bütüncül bir yaklaşımla açıklamasını amaçlıyor.
ISSB ile Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu (IASB) tarafından ortaklaşa sürdürülen çerçeve, finansal veriler ile sürdürülebilirlik performansını tek raporda buluşturuyor.
2. Küresel Raporlama Girişimi (GRI)
1997 yılında kurulan Global Reporting Initiative (GRI), dünyanın en yaygın kullanılan sürdürülebilirlik raporlama standartlarını geliştiren bağımsız uluslararası kuruluşların başında geliyor.
GRI Standartları; ekonomik, çevresel ve sosyal etkilerin evrensel, sektörel ve konu bazlı göstergeler üzerinden raporlanmasını sağlayarak şirketler, kamu kurumları ve diğer kuruluşlar arasında şeffaflık ve karşılaştırılabilirliği güçlendiriyor.
GRI ayrıca eğitim, teknik rehberlik ve politika desteği sunarak kuruluşların değişen düzenlemelere uyum sağlamasına ve sürdürülebilirlik raporlama kapasitesini geliştirmesine katkıda bulunuyor.
1.AB Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) ve Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS)
Avrupa Birliği’nin 2022 yılında yürürlüğe koyduğu Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD), sürdürülebilirlik raporlamasında küresel ölçekte en kapsamlı düzenlemelerden biri olarak değerlendiriliyor.
CSRD, büyük şirketler ile borsaya kote işletmelerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) konularının faaliyetlerini nasıl etkilediğini ayrıntılı biçimde açıklama yükümlülüğü getiriyor.
Şirketler, Avrupa Finansal Raporlama Danışma Grubu (EFRAG) tarafından geliştirilen Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS) doğrultusunda iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik, kaynak kullanımı, çalışan hakları ve kurumsal yönetişim gibi başlıklarda raporlama yapıyor.
Avrupa Birliği, CSRD ile yalnızca raporlama yükümlülüklerini genişletmeyi değil, sürdürülebilirliği şirketlerin stratejilerine entegre etmeyi hedefliyor. Direktif aynı zamanda Avrupa Yeşil Mutabakatı ve net sıfır emisyon hedeflerine ulaşılmasını destekleyen önemli araçlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Kaynak:
https://email.sustainabilitymag.com/c/115zo3UqY9seztLEaOKAqPJ1y3u