Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Dünyanın en büyük yağmur ormanları alarm veriyor

Gezegenin en zengin biyolojik çeşitliliğine ev sahipliği yapan tropikal yağmur ormanları, artan tarım, madencilik ve enerji faaliyetlerinin baskısı altında hızla küçülüyor. Son yirmi yılda yalnızca Amazon’da 30 milyon hektardan fazla birincil orman yok olurken, dünyanın en büyük yağmur ormanlarının neredeyse tamamında ormansızlaşma eğilimi sürüyor.

İklim krizine karşı doğal savunma hatlarının başında gelen tropikal yağmur ormanları, dünyanın en büyük karbon yutakları arasında yer alıyor. Milyonlarca bitki ve hayvan türüne yaşam alanı sağlayan bu ormanlar, aynı zamanda dünyanın en büyük nehir sistemlerini besliyor ve yerli toplulukların önemli bir bölümüne ev sahipliği yapıyor.

Buna rağmen, artan gıda üretimi, hayvancılık, kereste, madencilik ve enerji yatırımları nedeniyle tropikal ormanlardaki kayıplar kritik düzeyde seyrediyor. 

Maryland Üniversitesi (UMD) ile Dünya Kaynakları Enstitüsü’nün (WRI) 2020 verilerine göre, 2002 yılından bu yana her yıl ortalama 3,2 milyon hektar birincil tropikal orman yok edildi. Dünyanın en zengin biyolojik çeşitliliğine ve en yüksek karbon depolama kapasitesine sahip bu ormanların yanı sıra, çok daha geniş alanlardaki ikincil ormanlar da kesiliyor veya tahrip ediliyor.

1. Amazon Yağmur Ormanları

Yaklaşık 628 milyon hektarlık ağaç örtüsüyle dünyanın en büyük tropikal yağmur ormanı olan Amazon, tek başına tropik bölgelerdeki ağaç örtüsünün üçte birinden fazlasını oluşturuyor. Bunun 526 milyon hektarı birincil ormanlardan oluşuyor.

Brezilya başta olmak üzere Peru, Kolombiya, Venezuela, Bolivya, Guyana, Ekvador, Surinam ve Fransız Guyanası’na yayılan Amazon, dünyanın en büyük nehri olan Amazon Nehri’ni besliyor. 

Ancak Amazon aynı zamanda en hızlı tahrip edilen yağmur ormanı olmayı sürdürüyor. Bölge, 2002-2019 döneminde 30 milyon hektardan fazla birincil ormanını kaybetti. Bu kaybın büyük bölümünün Brezilya’da gerçekleştiği ifade ediliyor.

2. Kongo havzası

Yaklaşık 288 milyon hektarlık ağaç örtüsüne sahip Kongo Havzası, dünyanın ikinci büyük tropikal yağmur ormanı olarak öne çıkıyor. Bölgenin büyük bölümü Demokratik Kongo Cumhuriyeti sınırlarında yer alırken, Gabon, Kongo Cumhuriyeti, Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Ekvator Ginesi de havzanın önemli bölümünü paylaşıyor.

Uzun yıllar boyunca siyasi istikrarsızlık, yetersiz altyapı ve büyük ölçekli tarım faaliyetlerinin sınırlı kalması nedeniyle ormansızlaşma görece düşük seyretse de, son yıllarda kayıplar hızla artıyor.

3. Avustralya Yağmur Ormanları

Yeni Gine Adası ile Avustralya’nın kuzeydoğusundaki tropikal ormanları kapsayan bölge, 89 milyon hektarlık ağaç örtüsüne sahip. Bölgenin tüm birincil yağmur ormanları Endonezya ile Papua Yeni Gine arasında paylaşılan Yeni Gine Adası’nda bulunuyor.

Son yıllarda özellikle kereste üretimi ve palmiye yağı plantasyonları nedeniyle orman kayıpları hız kazanırken, Yeni Gine Endonezya’nın tarımsal genişleme açısından son büyük sınırı olarak görülüyor.

4. Sundaland 

Borneo, Sumatra, Cava ve Malay Yarımadası’nı kapsayan Sundaland bölgesi, 103 milyon hektarlık ağaç örtüsüne sahip.

2002-2019 döneminde dünyadaki en yüksek birincil orman kaybı bu bölgede yaşandı. Borneo birincil ormanlarının yüzde 15’ini, Sumatra ise yüzde 25’ini kaybetti. Palmiye yağı plantasyonları, kereste üretimi ve tarım alanı yaratma amacıyla çıkarılan yangınlar başlıca nedenler arasında yer alıyor. Son yıllarda ise kayıpların hızında kısmî yavaşlama gözleniyor.

5. Hint-Burma Bölgesi

Myanmar, Laos, Vietnam, Tayland, Kamboçya ile Hindistan ve Çin’in bazı bölgelerini kapsayan Hint-Burma ekolojik bölgesi, 139 milyon hektarlık ağaç örtüsüne sahip.

Bölge son 20 yılda birincil ormanlarının yaklaşık yüzde 8’ini kaybederken, en büyük kayıp Kamboçya’da yaşandı. Doğal ormanların plantasyonlara ve sanayi projelerine dönüştürülmesi ormansızlaşmanın temel nedenleri arasında gösteriliyor.

6. Mezoamerika

Güney Meksika’dan Panama’nın güneyine kadar uzanan Mezoamerika yağmur ormanları yaklaşık 51 milyon hektarlık ağaç örtüsünü kapsıyor.

Son yıllarda artan orman yangınları ile sığır yetiştiriciliği, plantasyonlar ve küçük ölçekli tarım faaliyetleri nedeniyle orman kayıplarında yeniden hızlanma yaşanıyor. En büyük kayıplar Meksika, Guatemala ve Nikaragua’da görülüyor.

7. Wallacea

Endonezya’nın Sulawesi ve Maluku adalarını kapsayan Wallacea, Asya ile Avustralya kıtalarının biyolojik özelliklerini aynı anda taşıyan dünyanın en özgün ekolojik bölgelerinden biri olarak kabul ediliyor.

Yaklaşık 24,4 milyon hektarlık ağaç örtüsüne sahip bölgede, özellikle palmiye yağı ve hindistan cevizi plantasyonlarının yaygınlaşması nedeniyle 2010’lu yıllarda ormansızlaşma belirgin biçimde hızlandı.

8. Batı Afrika’nın Gine Ormanları

Liberya’dan Nijerya-Kamerun sınırına kadar uzanan Batı Afrika Gine Ormanları’nın büyük bölümü tarım faaliyetleri nedeniyle parçalanmış durumda.

Yaklaşık 42 milyon hektarlık ağaç örtüsüne sahip bölgede, kakao, kereste ve palmiye yağı üretimi başlıca tehditler arasında yer alıyor. Fildişi Sahili son yirmi yılda birincil ormanlarının yaklaşık üçte birini kaybetti.

9. Atlantik Ormanları

Bir zamanlar Brezilya’nın kuzeydoğusundan Arjantin ve Paraguay’a kadar uzanan Atlantik Ormanları, bugün büyük ölçüde tarım ve kentleşme nedeniyle küçülmüş durumda.

Yaklaşık 89 milyon hektarlık ağaç örtüsüne sahip bölgede birincil orman kayıplarının hızı geçmiş dönemlere göre yavaşlamış olsa da, doğal ormanların büyük bölümü artık ikincil ormanlar ve plantasyonlardan oluşuyor.

10. Chocó-Darién

Panama’nın güneyinden Kolombiya ve Ekvador’un Pasifik kıyılarına uzanan Chocó-Darién yağmur ormanları, dünyanın en yağışlı tropikal ormanları arasında yer alıyor.

Yaklaşık 15,6 milyon hektarlık ağaç örtüsüne sahip bölge, listedeki ormanlar arasında en düşük ormansızlaşma oranına sahip olsa da, Ekvador ve Panama’da son yıllarda kayıpların arttığı belirtiliyor.

Araştırmada ayrıca Doğu Himalayalar, Filipinler, Madagaskar’ın da içinde bulunduğu Hint Okyanusu adaları, Batı Gatlar ve Sri Lanka, Karayipler ile Polinezya-Mikronezya gibi önemli tropikal orman ekosistemlerinin de küresel biyolojik çeşitlilik açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulanıyor.

Uzmanlar, yağmur ormanlarının yalnızca yaban hayatı için değil, küresel iklimin dengesi, karbon depolama kapasitesi, tatlı su kaynakları ve milyonlarca insanın geçim kaynakları açısından da hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, bu ekosistemlerin korunmasının iklim değişikliğiyle mücadelenin temel unsurlarından biri olmaya devam ettiğini belirtiyor.

Kaynak:

https://earth.org/world-rainforest-day-worlds-great-rainforests/?utm_source=pwa-app&utm_medium=pwa-app&utm_campaign=pwa-campaign&utm_term=pwa-term&utm_content=pwa-content