Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
BM Biyoçeşitlilik Zirvesi öncesi uyarı: Dünya 2030 doğa hedeflerinden uzaklaşıyor

BM’nin biyoçeşitlilik zirvesi öncesinde hazırlanan değerlendirme, ülkelerin doğa kaybını durdurmak için verdikleri taahhütleri yerine getirmekte yetersiz kaldığını ortaya koyuyor. 2030 hedeflerine ulaşmak için doğayı koruma çabalarının hızlandırılması, finansman açığının kapatılması ve doğaya zarar veren teşviklerin yeniden düzenlenmesi gerekiyor.

Birleşmiş Milletler Biyoçeşitlilik Zirvesi COP17 öncesinde ülkelerin doğayı koruma performansı yeniden gündemde. 2022’de kabul edilen ve kamuoyunda “Doğa için Paris Anlaşması” olarak anılan Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi kapsamında belirlenen 2030 hedeflerine ulaşmak için kaydedilen ilerleme yetersiz kalıyor. 

Ermenistan’ın başkenti Erivan’da düzenlenecek zirve öncesinde hazırlanan değerlendirme, ülkelerin taahhütlerini hayata geçirmekte zorlandığını gösteriyor. 

Kirliliğin azaltılması, tehdit altındaki türlerin korunması ve 2030’a kadar dünya üzerindeki kara ve deniz alanlarının yüzde 30’unun koruma altına alınması gibi hedefleri içeren çerçeve, doğa kaybını durdurmak için ortak bir yol haritası sunuyor. 

BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi İcra Sekreteri Astrid Schomaker ilerleme kaydedildiğini, ancak 2030 hedeflerine ulaşılabilmesi için önemli politika değişiklikleri yapılması gerektiğini ifade etti. Schomaker’a göre özellikle tarım ve fosil yakıt üretimi gibi sektörlere sağlanan, doğaya zarar veren teşviklerin azaltılması konusunda hükümetler bugüne kadar sınırlı ilerleme kaydetti.

30×30 hedefi de tehlikede

COP17, Antalya’da düzenlenecek BM İklim Değişikliği Konferansı COP31’den birkaç hafta önce gerçekleştirilecek. Zirve, 2022’de kabul edilen küresel biyoçeşitlilik anlaşmasından bu yana ülkelerin ortak ilerlemesinin kapsamlı biçimde değerlendirileceği ilk toplantı olacak. 

Temmuz ayında yayımlanan taslak değerlendirme, ülkelerin doğayı koruma çabalarında farklı düzeylerde ilerleme kaydettiğini ortaya koyuyor. Doğa Koruma Kampanyası (Campaign for Nature) tarafından eylülde yayımlanan analize göre bazı ülkeler, 2030’a kadar kara ve su alanlarının yüzde 30’unu korumayı amaçlayan “30×30” hedefi doğrultusunda ilerleme kaydetti. 

Ancak ülkelerin mevcut taahhütlerinin tamamı yerine getirilse bile 2030 sonunda koruma altına alınması öngörülen kara ve iç su alanlarının oranı yüzde 27’de kalacak. Okyanuslar için bu oran yüzde 12 olarak hesaplanıyor. 

Hedeflerin önündeki en büyük engellerden biri de finansman açığı

Ülkeler, 2030’a kadar kamu ve özel sektör kaynaklarından biyoçeşitlilik için yılda 200 milyar dolar sağlama taahhüdünü yerine getirme konusunda da geride kalıyor. Bu tutarın 30 milyar dolarının gelişmekte olan ülkelere yönelik uluslararası finansmandan gelmesi öngörülüyor.

Finansman açığının kapatılması için zengin ülkelere baskı artarken, bu ülkelerin kendi bütçe kısıtları da konuyu siyasi açıdan hassas hale getiriyor. Biyoçeşitlilik sözleşmesine taraf olmayan ABD ise müzakerelere katılmıyor.

Erivan’daki zirvede, özel sektörün finansman açığının kapatılmasına nasıl katkı sağlayabileceği de ele alınacak. Bu kapsamda, gelişmekte olan ülkelerde doğa koruma çalışmalarını desteklemek amacıyla Şubat 2025’te başlatılan BM girişimi Cali Fonu’nun performansı gündeme gelecek.

Şirketlerden yılda 1 milyar dolar kaynak toplamayı hedefleyen fon, bugüne kadar yalnızca 6 bin dolar toplayabildi. Schomaker, girişimin önemli bir dönüşüm yaratma potansiyeli taşıdığını ancak şirketlerin katılımının beklenenden yavaş ilerlediğini söyledi.

Doğaya zarar veren teşviklerin azaltılması da ülkelerin ilerleme kaydetmekte zorlandığı alanlardan biri. BM verilerine göre doğayı korumak veya eski haline getirmek için yatırılan her 1 dolara karşılık, doğaya zarar veren faaliyetlere yaklaşık 30 dolar aktarılıyor.

WWF International’dan Guido Broekhoven’e göre, sübvansiyonların doğayı koruyacak şekilde yeniden düzenlenmesi zirvenin öncelikli konuları arasında olması gerekiyor.

COP17, ülkelerin doğayı koruma taahhütlerini somut politikalara dönüştürme iradesini ve küresel ölçekte birlikte hareket etme kapasitesini sınayacak. Zirveden çıkacak kararlar, yalnızca biyoçeşitliliğin geleceğini değil, gezegendeki yaşamı destekleyen ekosistemlerin korunması için uluslararası iş birliğinin ne ölçüde güçlendirilebileceğini de belirleyecek. 

Kaynak:

https://www.france24.com/en/live-news/20261012-world-leaders-urged-to-course-correct-as-un-nature-goals-fall-short