Birleşmiş Milletler’in yayımladığı yeni rapor, savaş ve çatışma bölgelerinde cinsel şiddetin savaş aracı olarak kullanılmasının giderek yaygınlaştığı uyarısında bulundu. Rapora göre, 2025 yılında çatışmalarla bağlantılı cinsel şiddet vakalarının sayısı bir önceki yıla göre iki katından fazla artarken, kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere binlerce kişi savaşın görünmeyen cephesinde hedef haline geldi.
BM Genel Sekreteri’nin Çatışmalarda Cinsel Şiddet Özel Temsilcisi Pramila Patten tarafından açıklanan raporda, geçen yıl dünya genelinde doğrulanan 9 bin 788 cinsel şiddet vakası kayda geçti. Ancak, bu sayının yalnızca belgelenebilen olayları yansıttığını, gerçek tablonun çok daha ağır olabileceğini vurgulanıyor.
Rapora göre tecavüz, toplu tecavüz, cinsel kölelik, zorla evlendirme, insan ticareti ve kaçırma gibi suçlar, Afrika’dan Orta Doğu’ya, Avrupa’dan Karayipler’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada savaş ve baskı aracı olarak kullanılmaya devam etti.
Mağdurların yaşı 1 ile 70 arasında değişiyor
BM verileri, çatışmalarda cinsel şiddetin en çok kadınlar ve kız çocuklarını hedef aldığını ortaya koydu. Ancak erkekler, erkek çocuklar ve LGBTİ+ bireyler de saldırıların mağdurları arasında yer aldı.
Raporda, mağdurların yaşlarının bir yaşındaki çocuklardan 70 yaşındaki yetişkinlere kadar uzandığı belirtilirken, engelli bireylerin de saldırılardan etkilendiği kaydedildi.
Raporda, cinsel şiddetin çoğu zaman fiziksel işkence, kötü muamele ve ölümle sonuçlanan saldırılarla birlikte gerçekleştiği vurgulandı. Bazı vakalarda mağdurların tecavüz sonrasında öldürüldüğü veya travma sonrası intihara sürüklendiği belirtildi.
BM, çatışma bölgelerinde yaşanan bu ihlallerin yalnızca bireyleri değil, aileleri ve tüm toplulukları etkileyen uzun vadeli sosyal yaralar açtığına dikkat çekti.
Raporda, devlet dışı silahlı grupların ve organize suç örgütlerinin toplulukları kontrol altında tutmak, korku yaymak ve stratejik bölgelerde hakimiyet kurmak için cinsel şiddeti kullandığı ifade edildi.
Özellikle evlerini terk etmek zorunda kalan kadınlar ve kız çocuklarının ciddi risk altında olduğu belirtildi. Mülteci kamplarında, sınır bölgelerinde ve insani yardımın ulaşamadığı alanlarda yaşayanların daha savunmasız hale geldiği kaydedildi.
Güvenlik sorunları ve erişim engelleri nedeniyle birçok bölgede ihlallerin belgelenemediği, mağdurların ise sağlık, psikolojik destek ve hukuki yardım hizmetlerine ulaşamadığı aktarıldı.
BM yetkilileri, kaynak yetersizliğinin sürmesi halinde çok sayıda mağdurun tamamen görünmez hale gelme riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Rusya ve İsrail güçleri listeye eklendi
Raporun, çatışma bağlantılı cinsel şiddet suçlarından sorumlu tutulan 77 tarafın yer aldığı açıklandı. Bunların 62’sini devlet dışı silahlı gruplar oluşturuyor.
Listeye bu yıl, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteren üç yeni silahlı grup daha dahil edildi.
Ayrıca BM’nin tespit ettiği sistematik ihlaller nedeniyle Rus ve İsrail silahlı-güvenlik güçleri de ilk kez raporda adı geçen taraflar arasında yer aldı.
BM’nin önerileri arasında:
- İnsani yardım kuruluşlarının çatışma bölgelerine engelsiz erişiminin sağlanması,
- İzleme ve yaptırım mekanizmalarının güçlendirilmesi,
- BM misyonlarında kadın koruma danışmanlarının desteklenmesi,
- Soruşturma ve yargı süreçlerinin etkinleştirilmesi,
- Tıbbi, psikolojik ve hukuki destek hizmetlerine ayrılan kaynakların artırılması yer aldı.
Patten, çatışmalarda cinsel şiddetin münferit olaylar olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu suçların küresel ölçekte yaşandığını ve yıkıcı sonuçlar doğurduğunu söyledi.
BM raporu, savaşların yalnızca cephelerde değil, sivillerin bedenleri ve yaşamları üzerinde de sürdüğünü bir kez daha ortaya koyarken, en ağır bedeli ise çoğu zaman kadınlar ve çocukların ödediğine işaret etti.
Kaynak: