Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
UN Women: Dijital şiddet kadın gazetecileri susturuyor

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin (UN Women) 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü öncesinde yayımladığı yeni rapor, kadın gazetecilerin ve kamusal alanda çalışan kadınların dijital ortamda giderek büyüyen bir şiddet dalgasıyla karşı karşıya olduğunu ortaya koydu. 

“Dönüm Noktası: Yapay Zekâ Çağında Çevrimiçi Şiddetin Etkileri, Görünümleri ve Çözüm Arayışları” başlıklı rapora göre kadın gazetecilere yönelik çevrimiçi şiddet vakaları 2020’den bu yana iki katına çıkarken, yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşması saldırıları daha sistematik, daha görünmez ve daha yıkıcı hale getiriyor. Bu durum, yalnızca bireysel güvenlik değil, ifade özgürlüğü ve demokratik katılım açısından da ciddi bir tehdit oluşturuyor.

BM Kadın Birimi Şiddeti Sonlandırma Ekibi Lideri Kalliopi Mingerou, yaptığı açıklamada, “Yapay zekâ, istismarı hem daha kolay hem de daha zarar verici hale getiriyor. Demokratik gerilemenin ve organize kadın düşmanlığının olduğu bir ortamda bu durum, binbir güçlükle kazanılmış hakların yok edilmesini tetikliyor” dedi.

119 ülkeden 641 katılımcının yer aldığı araştırmaya göre, kadın gazeteciler, insan hakları savunucuları ve medya çalışanları çevrimiçi saldırılara maruz kalıyor.

Katılımcıların yüzde 12’si özel görüntülerinin rızaları olmadan internette yayıldığını belirtirken, yüzde 6’sı yapay zekâ ile üretilen ve gerçekmiş gibi görünen deepfake içeriklerin kurbanı olduklarını söylüyor. Her üç kadından biri ise çevrimiçi ortamda istenmeyen cinsel mesajlar aldıklarını ifade ediyor.

Raporda, dijital şiddetin yalnızca hakaret ya da tehditten ibaret olmadığı; kadınların mesleki görünürlüğünü azaltan, ekonomik yaşamlarını etkileyen ve kamusal tartışmalardan dışlanmalarına yol açan yapısal bir baskı mekanizmasına dönüştüğü kaydedildi.

Araştırmaya katılan kadın gazetecilerin yaklaşık yarısı sosyal medyada kendilerini sansürlemek zorunda kaldıklarını söylüyor. Bu oran, 2020’ye göre yüzde 50 artmış durumda. 

Yaklaşık her beş kadın gazeteciden biri ise haber çalışmalarında otosansür uyguladığını belirtiyor. Kadınların haber üretiminden dışlanması, toplumdaki farklı seslerin görünürlüğünü azaltıyor.

Çevrimiçi şiddetin kadınlar üzerinde ağır psikolojik etkiler yarattığı da raporun dikkat çekici bulguları arasında yer aldı.

Kadın gazeteci ve medya çalışanlarının yaklaşık dörtte biri anksiyete veya depresyon nedeniyle tedavi gördüğünü belirtirken, yüzde 13’e yakını travma sonrası stres bozukluğu teşhisi aldığını söyledi.

Yasal koruma yetersiz

Rapora göre birçok ülkede kadınları siber taciz ve çevrimiçi takipten koruyan yasal düzenlemeler hâlâ yetersiz. Dünya Bankası verileri, ülkelerin yüzde 40’ından azında bu kadınları siber tacizden koruyan yasaların bulunduğunu ortaya koyuyor.

UN Women, hükümetlere ve teknoloji şirketlerine daha güçlü önlemler alınması çağrısında bulunuyor. Dijital platformların, nefret söylemi, cinsiyetçi saldırılar ve yapay zekâ destekli taciz içeriklerine karşı daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiği vurgulanıyor.

Uzmanlara göre çevrimiçi şiddetle mücadele yalnızca kadınların güvenliği için değil; eşit temsil, basın özgürlüğü ve demokratik katılımın korunması için de kritik önem taşıyor.

Kaynak:

https://news.us15.list-manage.com/track/click?u=372753f560ef60c400f1a4f3f&id=5f97b6aaff&e=8b42edf312