Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Gıda israfının önlenemeyen artışı: Her yıl 1 milyar ton çöpe gidiyor

Dünya genelinde gıda israfı endişe verici boyutlara ulaştı. Her yıl 1 milyar tondan fazla gıda çöpe atılırken, bu durum yalnızca ekonomik kayıplara değil, aynı zamanda derin bir insani krize de işaret ediyor. Verilere göre, her gün dünyada açlık çeken bir birey için 1,3 öğün gıda israf ediliyor. Uzmanlar, bu tablonun aynı zamanda küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 10’una katkı sağlayarak iklim değişikliğini hızlandırdığına dikkat çekiyor.

Sorunun çözümü; tarım politikalarından perakende sektörüne kadar tüm gıda zincirinde kapsamlı bir dönüşüm gerektiriyor. Uzmanlar, fazla yiyeceklerin komşularla paylaşılmasını, mobil uygulamalar aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını veya gıda bankalarına bağışlanmasını öneriyor. Bireylerin günlük alışkanlıklarını değiştirmesi de bu küresel sorunun çözümünde kritik rol oynuyor.

Gıdaların uygun koşullarda saklanmaması, bozulma sürecini hızlandırıyor. Kuru gıdaların kapalı kaplarda, et ürünlerinin soğukta, sebze ve meyvelerin ise uygun bölmelerde muhafaza edilmesi gerektiği belirtiliyor. “İlk giren ilk çıkar” yöntemi de israfı azaltmada etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor.

İsrafın merkezi evler

Gıda israfının yaklaşık yüzde 60’ı hanelerde gerçekleşiyor. Plansız alışveriş, ihtiyaç fazlası ürün alımı ve kampanyalara kapılma bu durumun başlıca nedenleri arasında. Uzmanlar, alışveriş öncesinde yemek planı yapılmasını ve alışveriş listesine sadık kalınmasını öneriyor. Ayrıca buzdolabının kontrol edilmesi, gereksiz alımların önüne geçebiliyor.

Gereğinden fazla yemek hazırlamak, çoğu zaman artan yiyeceklerin çöpe gitmesine neden oluyor. Özellikle temel gıdalarda porsiyon kontrolü yapılması gerektiği vurgulanıyor. Artan yemeklerin ise farklı öğünlerde değerlendirilmesi ya da yeni tariflerde kullanılması öneriliyor.

Gıdaların uygun koşullarda saklanmaması, bozulma sürecini hızlandırıyor. Kuru gıdaların kapalı kaplarda, et ürünlerinin soğukta, sebze ve meyvelerin ise uygun bölmelerde muhafaza edilmesi gerektiği belirtiliyor. “İlk giren ilk çıkar” yöntemi de israfı azaltmada etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor.

Araştırmalar, birçok kişinin “tavsiye edilen tüketim tarihi” geçen ürünleri doğrudan çöpe attığını gösteriyor. Oysa bu tarih, ürünün güvenliğinden çok kalite ve lezzetle ilgili. Avrupa Birliği’nde gıda israfının yüzde 10’u bu yanlış anlamadan kaynaklanıyor. Uzmanlar, ürünlerin görünüm, koku ve tadının kontrol edilerek değerlendirilmesini öneriyor.

Meyve ve sebzelerin önemli bir kısmı, yalnızca görünüşleri nedeniyle tüketilmeden çöpe gidiyor. Oysa şekli bozuk ya da lekeli ürünler, besin değeri açısından herhangi bir sorun taşımıyor. Bu ürünlerin tercih edilmesi, hem israfı hem de üretim için daha fazla kaynak harcanmasını önlüyor.

Tüketilemeyen gıdaların paylaşılması da israfı azaltmanın etkili yollarından biri olarak görülüyor. Uzmanlar, fazla yiyeceklerin komşularla paylaşılmasını veya gıda bankalarına bağışlanmasını öneriyor. Ayrıca bazı işletmelerin gün sonunda sunduğu indirimli ürünler de çöpe gidecek gıdaların değerlendirilmesini sağlıyor.

Kaçınılmaz gıda atıkları çöplüklere gittiğinde metan gazı salınımına yol açıyor. Bu güçlü sera gazı, iklim değişikliğini hızlandırıyor. Kompost yöntemi ise bu atıkları yeniden toprağa kazandırarak hem çevreyi koruyor hem de toprak verimliliğini artırıyor.

Her yıl 30 Mart’ta kutlanan Uluslararası Sıfır Atık Günü, 2026 yılında gıda israfı temasına odaklandı. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ve BM-Habitat öncülüğünde yürütülen çalışmalar, gıda israfını azaltmaya yönelik küresel iş birliğini güçlendirmeyi hedefliyor. 

Bu kapsamda, COP30 sırasında başlatılan “Food Waste Breakthrough” girişimiyle 2030 yılına kadar gıda israfının yarıya indirilmesi planlanıyor. Bu adımın, küresel metan emisyonlarını yüzde 7’ye kadar azaltabileceği belirtiliyor.

Bireysel alışkanlıkların değişmesiyle başlayacak küçük adımların önemine dikkat çeken uzmanlar, gıda israfıyla mücadeleinin herkesin sorumluluğu olduğunu vurguluyor. 

Kaynak:

https://un.mdrtor.com/