Alpler’deki buzul kaybı için geri sayım başladı

Alpler’deki buzul kaybı için geri sayım başladı

İklim krizi, dünya genelinde her yıl binlerce buzulun yok olmasına yol açarak su kaynaklarını ve kültürel mirası tehdit ediyor.

Nature Climate Change dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, Avrupa Alpleri’ndeki buzullar yalnızca sekiz yıl içinde en yüksek yok oluş hızına ulaşacak. 2033’e kadar 100’den fazla buzulun tamamen eriyerek haritadan silinmesi bekleniyor. ABD’nin batısı ve Kanada’daki buzulların ise yaklaşık on yıl sonra benzer bir kırılma noktasına gelerek, her yıl 800’den fazla buzulun kaybedileceği öngörülüyor.

İnsan faaliyetlerinin neden olduğu küresel ısınma nedeniyle hızlanan buzul erimesi, iklim krizinin en net göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Dünyanın farklı bölgelerinde yok olan buzullar için cenaze törenleri düzenlenirken, yok olan her buzulun adı ve hikâyesi Küresel Buzul Kayıp Listesi’nde kayıt altına alınıyor.

Bugün dünya genelinde hâlen yaklaşık 200 bin buzul bulunuyor ve bunların ortalama 750’si her yıl yok oluyor. Ancak fosil yakıt kullanımından kaynaklanan emisyonlar azalmadığı sürece, bu kayıp hızının keskin biçimde artacağına dikkat çekiliyor. 

Mevcut iklim politikalarının küresel sıcaklık artışını 2,7C dereceye taşıması hâlinde, dünya genelinde yıllık buzul kaybı 2040’ta yaklaşık 3.000’le zirve yapacak ve yüzyıl sonunda şu an var olan buzulların %80’i tamamen ortadan kalkacak.

Buna karşılık, karbon emisyonlarının hızla ve derinlemesine azaltılması, küresel sıcalık artışının 1,5C derece ile sınırlandırılmasını sağlayabilir. Bu durumda yıllık buzul kaybı 2040’ta yaklaşık 2.000 ile sınırlı kalacak ve sonraki yıllarda düşüşe geçecek.

Önceki çalışmalar, deniz seviyesinin yükselmesine katkısı nedeniyle ağırlıklı olarak kaybolan buz hacmine odaklanmıştı. Oysa tek tek buzullar, birçok topluluk için içme suyu kaynağı olmanın yanı sıra turizm, geçim ve inanç unsuru açısından hayati öneme sahip. Bu nedenle yeni çalışma, yok olan buzul sayısını mercek altına aldı.

Araştırma ekibinde yer alan ve İsviçre’de ETH Zürih’te kıdemli bilim insanı olarak görev yapan Matthias Huss, “Biz buzulbilimciler yalnızca küresel ölçekte buzulların yok oluşunu modellemiyoruz; günlük çalışmalarımızda bu kaybı doğrudan yaşıyoruz” dedi. İsviçre Buzul İzleme Ağı’nın direktörü olan Huss, ülkede son 30 yılda yaklaşık bin buzulun yok olduğunu, kısa süre önce ise dört buzulun daha resmen ‘’kaybolmuş’’ ilan edildiğini belirtti.

Huss, 2019 yılında Pizol Buzulu ile vedalaşmak için 250’den fazla kişinin zirveye tırmanmasıyla gerçekleşen töreninin çok etkileyici olduğunu söyledi. Benzer veda törenleri İzlanda, Nepal ve başka ülkelerde de düzenlendi. Huss’a göre bu törenler, yalnızca kişisel bir veda değil, aynı zamanda topluma güçlü bir uyarı niteliği taşıyor.

Yeni Zelanda’daki Kā Roimata o Hine Hukatere Buzulu da ciddi buz kaybı yaşayan örnekler arasında yer alıyor. Māori kültüründe buzulların atalar olarak kabul edildiğini hatırlatan Māorili siyasetçi Nā Lisa Tumahai, 2022’de bu buzulun eriyişi ardından şunları söyledi: “Bir zamanlar heybetiyle varlığını hissettiren bu görkemli buzul, şimdi yok oluşa doğru küçülüyor. İnsanlığın eylemleriyle küçültüldü. Geri çekilen bu dev kütle, sanayileşmenin ve iklim değişikliğinin ne kadar gerçek ve yıkıcı sonuçları olduğunu açıkça gösteriyor.’’

Nature Climate Change dergisinde yayımlanan çalışma, uydu görüntülerinden elde edilen verilerle 200 binden fazla buzulun sınırlarını analiz etti. Araştırmacılar, farklı ısınma senaryoları altında buzulların geleceğini değerlendirmek için üç ayrı küresel buzul modelinden yararlandı. 

Kaynak:

https://www.theguardian.com/environment/2025/dec/15/alpine-glaciers-rate-extinction-climate-crisis

Posts Carousel

En Son Makaleler

Videolar