2000-2023 yılları arasında buzullardaki yıllık buz kaybını gösteren bir zaman serisi, eriyen buzun küresel deniz seviyelerinde yaklaşık 2 santimetrelik bir artışa yol açtığını gösteriyor.
Onlarca yıl süren bir çalışma, dünya buzullarının 2000-2023 arasında toplu olarak 6,542 milyar ton buz kaybettiğini gösteriyor. Bulgular, birkaç ABD, Alman ve Avrupa uydusundan toplanan yirmi yıllık gözlemlere dayanıyor.
Dünya genelindeki buzullar, her yıl ortalama 273 milyar ton buz kaybetti ve bu rakam, tüm dünya nüfusunun 30 yıllık su tüketimine denk geliyor.
Edinburgh Üniversitesi ve Zürih Üniversitesi’nden bilim insanlarının öncülüğünde yapılan değerlendirme, bu yüzyılın başından itibaren buzulların toplam hacminin yaklaşık %5’ini kaybettiğini ortaya çıkardı. Bölgesel kayıplar oldukça değişken: Antarktika ve subantarktika adaları hacimlerinin %2’sini kaybederken, Orta Avrupa buzulları hacimlerinin %39’unu kaybetti.
Edinburgh Üniveristesi’nden Profesör Noel Gourmelen rakamların oldukça şaşırtıcı olduğunu söylerken, ‘’Bunlar bazı bölgelerde işlerin hızla değiştiğinin önemli bir göstergesi’’ dedi.
Her on yılda bir kaybedilen buz miktarında keskin bir fark olduğu keşfedildi. 2012-2023 yılları arasında önceki on yıla göre %36 daha fazla buz eridi.
Northumbria Üniversitesi’nden Prof. Andrew Shepherd ise çalışmanın sonuçlarının önemine dikkat çekti: “Buzul erime hızının zaman içinde arttığını doğruluyor. Küçük miktarlardaki deniz seviyesi yükselmesi bile daha sık kıyı taşkınlarına yol açabilir. Deniz seviyesindeki her santimetrelik artış, gezegenimizin herhangi bir yerinde her yıl 2 milyon insanı daha su baskınına maruz bırakıyor.”
Buzul kaybı aynı zamanda dünyanın ücra köşelerinde yaşayan topluluklar ve halihazırda su kıtlığı ile karşı karşıya olan topluluklar için bölgesel tatlı su kaynaklarının tükenmesine de yol açıyor.
Nature dergisinde yayımlanan araştırma, Glambie olarak bilinen Buzul Kütle Dengesi Karşılaştırma Çalışmasının bir parçası. Bu çalışma, saha ölçümlerinin yanı sıra, optik, radar ve lazer uydu görevlerinden elde edilen verileri birleştiriyor ve analiz ediyor.
Gourmelen, ‘’Buzullar enerji üretimi açısından da önemli. Örneğin İzlanda’daki elektriğin %70’i hidroelektrikten geliyor. İşlevlerini yerine getirmek için buzullardan eriyen suya güveniyorlar. Benzer durum, And Dağları’nda ve Avrupa’nın İsviçre gibi bazı kısımları için de geçerli’’ diyor.