Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Donald Trump yüzde 80’i buzlarla kaplı Grönland’ı neden istiyor?

20 Ocak’ta Beyaz Saray’a dönmeye hazırlanan Donald Trump, geçtiğimiz günlerde yaptığı basın açıklamasında Danimarka’nın Grönland’dan vazgeçmesi gerektiğini söyledi.

Grönland dünyanın en büyük adası. Danimarka Krallığı’na bağlı ve özerk statüde. Adada yaşayanlar hem Danimarka hem de Avrupa Birliği vatandaşı. Ada tarih boyunca Norveç ve Danimarka arasında “tartışmalı” statüdeydi.

Uluslararası Sürekli Adalet Divanı’nın (USAD) 1933 tarihli “Doğu Grönland’ın Hukuki Statüsü” davasından sonra adanın Danimarka’ya ait olduğu tescillendi.

1979’a kadar sömürge olan Grönland’a 1979’da özerklik tanındı ve iç işlerinde öz yönetimlerinin olmasına müsaade edildi. Dış işlerinde Kopenhag’a bağlı.

Çoğu yerli İnuitlerden oluşma 60.000’den az insan yaşıyor. Danimarka Parlamentosu’nda temsilcileri var.

Son yıllarda adadan “bağımsızlık” sesleri yükseliyor. Ocak ayında Grönland Başbakanı Mute Egede adada bağımsızlık referandumu yapılması çağrılarını yineledi.

Ada satılık mı?

Danimarka ve Grönland’daki yetkililer, adanın satılık olmadığını vurgulayıp, Trump’ın önerisini defaatle reddetti.

Başbakan Egede geçtiğimiz ay yaptığı bir açıklamada, “Grönland bizim. Satılık değil ve asla olmayacak,” dedi.

İklim bilimciler, Grönland’ı ısınan bir dünya için açık bir buzdolabı kapısı olarak tanımlıyor.

Uzak, buzlu ve büyük ölçüde bakir olan Grönland, milyarlarca insanın günlük hava durumunda ve dünya genelinde meydana gelen iklim değişikliklerinde oldukça büyük bir etkiye sahip.

Dünyanın en büyük adası olan Grönland’ın “jeopolitik ve jeoekonomik rekabetin birçok açıdan merkezi” haline geldiğini söyleyen Dabelko, bunun kısmen iklim değişikliği nedeniyle olduğunu belirtti.

Göreve ilk kez başladığı dönemden itibaren Başkan Donald Trump, büyük bir askeri üsse ev sahipliği yapan Grönland’ı satın alma konusundaki ilgisini dile getirmişti. 

Grönland’ın derinliklerinde, telekomünikasyon için gereken değerli nadir toprak elementleri, uranyum, milyarlarca varil keşfedilmemiş petrol ve eskiden ulaşılması zor olan, ancak artık daha erişilebilir hale gelen büyük bir doğal gaz rezervi bulunuyor.

“Grönland, iklim değişikliği, sınırlı kaynaklar, gergin jeopolitik durumlar ve yeni ticaret modellerinin kesiştiği yerdir’’ diyen Ohio Üniversitesi güvenlik ve çevre profesörü Geoff Dabelko, bu minerallerin çoğunun şu anda ağrılıklı olarak Çin tarafından tedarik edildiğini, bu nedenle ABD gibi diğer ülkelerin de ilgi gösterdiğini söylüyor.

Amerika Birleşik Devletleri’nin dünyanın en kuzeyindeki askeri tesisine ev sahipliği yapan ada nükleer ve konvansiyonel savunmada önemli bir üs olup Rusya’nın Kuzey Kutbu üzerinden başlatacağı olası bir saldırıya karşı erken uyarı sağlıyor. Kuzey Amerika’dan gelen balistik füzelerin izlenmesini sağlayan radar sistemleri bulunuyor.

Öte yandan, Kuzey Kutbu Dairesi’ndeki buzulların erimesi ve yeni nakliye güzergahlarının ortaya çıkmasıyla birlikte Çin ve Rusya’nın ilgisini çeken Kuzey Atlantik rotası, jeopolitik ölçekte Grönland’ın önemini giderek artırıyor.

Ayrıca, Grönland’ın kömür, çinko, bakır, demir, elmas ve petrol gibi çok sayıda keşfedilmemiş madene ev sahipliği yaptığı düşünülüyor.

Toprakların yüzde 80’i buzlarla kaplı ve zorlu koşullara sahip olan adanın yer altı kaynaklarına yönelik net bir bilgi yok.

Uranyum, nikel veya titanyum gibi birçok doğal rezerve sahip olan Grönland’ı önemli kılan faktörlerin yeraltı kaynakları ve deniz yetki alanları olduğu belirtiliyor.

Sonuç olarak,Trumph’ın ada hakkındaki düşüncelerine rağmen, Danimarka’nın Grönland’ın sağladığı avantajlardan vazgeçmeyeceği düşünülüyor. 

Kaynak:

https://u33157014.ct.sendgrid.net/ss/c/u001.k6vn3Yu6gQFtpNOM6DolkrAOqEfBHVZYfEmuonK5TXmyTn5EikuqGvJggliRMurQ/4cz/IRKnxNjdSn-BdrhWlXdWvQ/h111/h001.xVSJ6bF5uImBRwTYXq1m9ELkmFJBeohlppsVy5oeOys