Döngüsel ekonomi, ülkeler ekonomik büyüme yolunda ilerlerken çevreyi de dikkate almaları ve korumaları amacıyla mutlak benimsenmesi gereken bir model olarak dikkat çekiyor.
Bu ekonomik modelin temel amacı, mevcut malzeme, kaynak ve ürünleri mümkün olduğunca uzun süre yeniden kullanmak ve dönüştürmek.
Döngüsel Ekonomi Ağı (CEN) ve Ulusal Yeni Teknoloji, Enerji ve Sürdürülebilir Ekonomik Kalkınma Ajansı (ENEA) tarafından ortaklaşa hazırlanan bir rapor, AB’nin en büyük beş ekonomisini ve bu ekonomilerin sürdürülebilir üretim ve tüketim konusundaki kararlılıklarını değerlendiriyor.
Raporda, İtalya, Fransa, Almanya, İspanya ve Polonya gibi ülkelerdeki atık yönetimi, yenilikçilik ve ekolojik sürdürülebilirlik açısından karşılaştırmalara yer veriliyor.
Döngüsel ekonomi alanında İtalya en üst sıralarda yer alıyor
CEN ve ENEA’nın raporu, İtalya’nın beş ülke arasında en etkin döngüsel ekonomiye sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Çalışmada, üretim ve tüketim; atık yönetimi; ikincil hammaddeler; rekabetçilik ve yenilikçilik; ekolojik sürdürülebilirlik ve dayanıklılık olarak beş kategoride AB ülkeleri karşılaştırılıyor.
Farklı ülkeler farklı kategorilerde öne çıkarken, İtalya 45 puanla genel sıralamada başı çekiyor. Almanya 38 puanla ikinci olurken, onu 30 puanla Fransa takip ediyor. Polonya ve İspanya ise her biri 26 puanla beş ülke arsında dördüncü sıraya yerleşiyor.
İspanya en düşük malzeme tüketimine sahip ülke
İspanya, 2022 yılında 9,8 ton ile kişi başına düşen en düşük malzeme tüketimine sahip ülke oldu.
Bunu kişi başına 12,8 ton İtalya ve ardından Fransa, Almanya ve Polonya takip etti.
Bununla birlikte, kişi başına düşen 593 kilogram kentsel atık üretimiyle AB ortalamasının üzerinde olan Almanya’dan sonra bu oran kişi başına 365 kilogramla Polonya’da gerçekleşti ve bu konuda en iyi performans gösteren ülke oldu.
Atık yönetiminde İtalya en ön sırada
İtalya, genel sıralamada birinci olmasının yanı sıra atık yönetimi kategorisinde de ilk sırada yer aldı.
Rapora göre, İtalya’da kentsel atık geri dönüşüm oranı 2017-2022 yılları arasında yüzde 3,4 oranında arttı.
Almanya, yüzde 48,6 olan AB ortalamasına göre yüzde 69,1’lik oranla özellikle kentsel atık geri dönüşümünde üstünlük sağladı.
Fransa ikincil hammaddeleri en iyi şekilde elde ediyor ve kullanıyor
Bir ülke tarafından kullanılan toplam malzemelerin içinde geri kazanılan ve ekonomiye geri kazandırılan malzemelerin üretimde kullanılması ikincil hammaddeleri temsil ediyor.
Mercek altına alınan beş ülke arasında ikincil hammadde kullanımı alanında en iyi performansı yüzde 19,3 oranıyla Fransa gösteriyor. Bunu yüzde 18,7 oranıyla İtalya takip ediyor.
Almanya yüzde 13 ile AB ortalamasının üzerinde kalırken, Polonya yüzde 8,4 ve İspanya yüzde 7,1 ile ortalamanın altında kalıyor.
Almanya rekabetçilik ve yenilikçilikte üst sıralarda
İncelenen ülkeler arasında döngüsel ekonomi faaliyetlerine en fazla yatırım yapan ülke olan Almanya, rekabetçilik ve yenilikçilik kategorinde birinciliği yakaladı.
2017-2021 yılları arasında Fransa dışında beş ülkenin tamamı yatırımlarda büyüme kaydetti.
Istihdam açısından Almanya 2021 yılında döngüsel ekonomiyle bağlantılı işlerde çalışan 785.000 kişiyle zirvede yar alırken, İtalya’da 613.000 ve Fransa’da 524.000 kişi çalışıyor.
Almanya en düşük tüketim ayak izine sahip olmakla birlikte en yüksek sera gazı emisyonuna sahip ülke
Tüketim ayak izi (mal ve hizmetlerin tüketiminden kaynaklanan çevresel ve iklimsel etkiler) söz konusu olduğunda Almanya, Fransa’nın 98 ve İtalya’nın 104 değerine kıyasla 95 değeriyle en sürdürülebilir ülke olduğunu kanıtlıyor.
Son beş yılda İtalya, Fransa ve Almanya’nın tüketim ayak izi azalırken İspanya ve Polonya’nınki arttı.
2022 yılında üretim faaliyetlerinden kaynaklanan yıllık sera gazı emisyonları açısından, Fransa ve İspanya en düşük karbondioksit değerlerine sahip ülkeler olarak öne çıkıyor.
Yine son beş yılda, analiz edilen ülkelerin tamamında sera gazı emisyonlarında düşüş kaydedildiği belirtiliyor. Bu bağlamda, yüzde 15’lik düşüşle Almanya yine ön sırada yer alırken, onu yüzde 13 ile İspanya ve yüzde 8 ile Fransa takip ediyor. İtalya ve Polonya’da ise sadece yüzde 1 oranında azaldığı bildiriliyor.
Kaynak: