Açlığa son vermek için neler yapılıyor?

Açlığa son vermek için neler yapılıyor?

Yaşanan savaşlar ve iklim değişikliği sebebiyle son üç yıldır açlık çeken insanların sayısı giderek artıyor. Birleşmiş Milletler’e bağlı kuruluşların yayınladığı 2018 verilerine göre, dünyada açlık çekenlerin sayısı 821 milyona ulaştı. Bu gidişe “dur” demek için hayata geçirilen projeleri sizler için derledik.

Dünyada herkese yetecek kadar yiyecek olmasına rağmen günümüzde her dokuz kişiden biri kronik açlık çekiyor. Birleşmiş Milletler’in 2030 yılına kadar ulaşılması amacıyla koyduğu hedeflerin ikincisi Açlığa Son doğrultusunda üretilen çözüm odaklı projelerden bazılarına birlikte göz atalım.

Artık gıdalardan değer yaratan girişim: Fazla Gıda

Türkiye’de 2015 yılında kurulan Fazla Gıda sosyal girişimi, Açlığa Son hedefi doğrultusunda, gıda tedarik zincirinde oluşan gıda atığının 2030 yılına kadar yüzde 50 azaltılması ve işletmelerin gıda fazlasıyla değer kazanması için teknoloji çözümleri üretiyor. Fazla Gıda bağışladığı, sattığı ve geri dönüştürdüğü artık gıdaların, süreç takibini ve raporlamasını yaparak bir pazar yaratıyor. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından desteklenen Accelerate 2030 Hızlandırma Programı’na seçilen dünyadaki dokuz etki odaklı girişimden biri olan Fazla Gıda, sadece Türkiye’de değil dünyada da etkin şekilde gıda atığı ve açlıkla mücadelede teknoloji altyapısıyla çözümler üretiyor.

Malç filmlerle tarımdaki verim artıyor

Novamont Mater-Bi firması, toprakta çözünebilen malç filmler üretmeye başladı. Toprak yüzeyinin kaplandığı bu malç filmi diğerlerinden ayıran ise geri kazanılabilmesi ve imha edilmesine gerek olmaması. Bu sayede tarımsal ürün verimliliğinin ve kalitesinin artırımı sağlanırken, tarımsal plastik atıklar sıfıra indirgeniyor. Üretilen bu malç filmler, mikroorganizmaların etkisiyle toprağın içinde biyolojik olarak parçalanıyor ve toprağın kirlenmesine neden olmuyor. Topraktaki biyo-çözünürlük için uluslararası standartlarla uyumlu olan bu malç film, zaman ve kaynak açısından tasarruf ettirirken, karbon ayak izi oranında yüzde 50’den fazla azalım sağlıyor. 

FAO’nun açlığa karşı sürdürdüğü uygulamalar

Birleşmiş Milletler’in gıda ve tarımla ilgili kuruluşu FAO, Açlığa Son hedefi kapsamında ülkelerin taahhütlerini yerine getirmelerine yardımcı oluyor. Bu sistemler, başta kadınlar olmak üzere dezavantajlı toplulukların temiz suya erişmesine ve suyu depolamasına yardımcı oluyor. Böylece ailelerin tarımsal üretimleri ve dayanıklılıkları artırılarak beslenme koşulları iyileştiriliyor.

Güney Sudan’da çiftçilerin, temel besinleri mısır olan güz tırtıllarıyla mücadele etmesine yardım eden FAO, Sahraaltı Afrika’da ise bu tırtılların tespit edilmesini, istila düzeylerinin bildirilmesini ve tırtılların yayılmasını engellemeye yardımcı olmak için bilgilerin paylaşıldığı bir cep telefonu uygulaması geliştirdi.

Sert hava koşullarına sigorta önlemi

Hava durumu sigortası; sıcaklık, rüzgar hızı veya yağış gibi hava koşullarının oluşturduğu zararlara önlem için oluşturulan bir sigorta ürünü. Myanmar’daki, dünya gözlemi için kullanılan uydunun verileri kullanılarak Japonya’nın ilk hava durumu sigortası geliştirildi. Japonya Uzaktan Algılama Teknoloji Merkezi (RESTEC) ile ortaklaşa geliştirilen bu sigorta, yer gözlem uyduları tarafından elde edilen yağış verilerini kullanıyor. Bu sigorta, ürünleri hava olayları sebebiyle yok olan kişilerin kayıplarını telafi etmelerine katkıda bulunuyor. Sigorta, orta kurak bölgedeki pirinç ve susam çiftçileri için kuraklık riskini de kapsıyor. 2025 yılına kadar Tayland ve diğer Güneydoğu Asya ülkelerindeki 30 bin çiftçiye hava durumu sigortası sağlamak hedefleniyor.

Dijital tarımla dönüşüm başlıyor

Çiftçiliğin geleceği, gelişen teknoloji doğru ve verimli yöntemlerle birleştirildiğinde daha iyi bir yöne doğru gidecek. Bunun tam merkezinde ise dijital tarım var. Climate FieldView ile Climate Corporation, çiftçilere kapsamlı bir dijital malzeme paketi sunarak, endüstriye önemli bir dijital tarım platformu kazandırdı. Çiftçiler, tarlaları daha iyi kontrol ediyor ve yönetim kararlarını daha hızlı ve verimli bir şekilde alıyorlar. Bu yardımların artmasıyla, mahsullerin potansiyelinin de yükselmesi bekleniyor.

Proje, çiftçilerin mahsul verimini daha sürdürülebilir bir şekilde artırmalarını hızlandırıyor. Planlama yapmalarını basitleştiriyor, mahsul koruma ürününün kullanım miktarını düşürüyor, yanlış uygulama riskini azaltıyor ve hastalıkların daha iyi önlenmesini sağlıyor.

Posts Carousel

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar "*" ile gösterilmektedir.

En Son Makaleler

Videolar