Hamileliğin ilk aylarında yüksek düzeyde hava kirliliğine maruz kalan bebeklerin konuşmayı daha geç öğrenebildiği ortaya çıktı.
İngiltere’de yürütülen yeni bir araştırma, anne karnındayken yoğun kirli havaya maruz kalan çocukların konuşmayı daha geç öğrenebildiğini ve dil becerilerinde gerilik görülebildiğini ortaya koydu.
King’s College London araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, Londra’da doğan yüzlerce bebeğin sağlık ve gelişim verileri incelendi. Araştırmacılar, özellikle trafik kaynaklı hava kirliliğinin yoğun olduğu bölgelerde yaşayan hamile kadınların çocuklarında dil gelişiminin daha yavaş ilerlediğini belirledi.
Araştırmaya göre ince partikül maddeler (PM2.5 ve PM10) ile azot dioksit gibi kirleticilere anne karnında maruz kalan bebeklerin, 18 aylık olduklarında yapılan gelişim testlerinde daha düşük puan aldığı görüldü. Bilim insanları, bu çocukların kelime öğrenme, ses çıkarma ve iletişim kurma becerilerinde akranlarına kıyasla gecikmeler yaşayabildiğini ifade ediyor.
Çalışmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise prematüre doğan bebeklerde riskin daha yüksek olması. Erken doğan çocuklarda yalnızca dil gelişiminde değil, motor becerilerde de belirgin gerilemeler tespit edildi. Uzmanlara göre kirli hava, gelişmekte olan beynin özellikle hassas olduğu hamileliğin ilk dönemlerinde daha büyük etkiler yaratabiliyor.
2015-2020 yılları arasında Londra’daki St Thomas’ Hospital’da doğan 498 bebeğin incelendiği çalışmada, yüksek kirliliğe maruz kalan çocukların dil becerilerinde ortalama 5 ila 7 puanlık düşüş görüldü. Prematüre doğan bebeklerde ise motor becerilerde de belirgin gerileme tespit edildi.
Araştırmanın başyazarı Dr. Alexandra Bonthrone, bu çocukların ilerleyen yaşlarda akranları ile gelişim farkını kapatıp kapatamayacağının henüz net olmadığını, ancak elde edilen verilerin endişe verici olduğunu söyledi.
Uzmanlara göre mesele yalnızca çevre değil, aynı zamanda bir halk sağlığı ve sosyal eşitsizlik sorunu. Çünkü yoğun trafik ve kötü hava koşullarına en fazla maruz kalan bölgelerde genellikle düşük gelirli aileler yaşıyor. Bu durum, çocukların daha doğmadan sağlık açısından dezavantajlı bir başlangıç yapmasına yol açabiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü de dünya nüfusunun büyük bölümünün güvenli sınırların üzerindeki kirli havayı soluduğuna dikkat çekiyor. Bilim insanları temiz hava politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, hava kirliliğinin gelecek nesillerin sağlığı üzerinde sessiz ama derin bir etki yarattığını belirtiyor.
Kaynak: