Avrupa’da iklim krizi her geçen yıl daha sert hissediliyor.
Avrupa Birliği’nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi tarafından yayımlanan 2025 Avrupa İklim Durumu (ESOTC) raporu, kıtanın dünyanın en hızlı ısınan bölgesi olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Avrupa kıtasının yüzde 95’i yıl boyunca mevsim normallerinin üzerinde sıcaklıklarla karşı karşıya kaldı.
Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) tarafından hazırlanan rapor, Avrupa Çevre Ajansı’nın 2024 tarihli Avrupa İklim Risk Değerlendirmesi ile de örtüşüyor.
Raporda, 2025’in Avrupa için rekorlarla dolu bir yıl olduğu belirtildi. Kıta, tarihindeki en şiddetli ikinci sıcak hava dalgasını yaşarken, Kuzey Avrupa’nın subarktik bölgelerinde şimdiye kadarki en uzun ve en yoğun temmuz sıcakları kaydedildi. Kuzey Kutup Dairesi çevresindeki bazı bölgelerde sıcaklıklar 30 dereceyi geçti.
Aşırı sıcaklıkların etkisi yalnızca karada hissedilmedi. Avrupa çevresindeki denizler de tarihin en yüksek ortalama yüzey sıcaklığına ulaştı. Böylece deniz sıcaklıklarında üst üste dördüncü kez yıllık rekor kırıldı.
Uzmanlara göre yükselen sıcaklıklar, kuraklık ve orman yangınlarını da büyütüyor. 2025 boyunca yaklaşık 1 milyon hektardan fazla alan kül oldu. Bu rakam, şimdiye kadar kaydedilen en geniş yangın tahribatı olarak kayıtlara geçti.
2025 yılı boyunca Avrupa genelinde etkili olan sıcak hava dalgaları dikkat çekici boyutlara ulaştı. Kıta, kayıtlardaki en şiddetli ikinci sıcak hava dalgasını yaşarken, Kuzey Avrupa’nın subarktik bölgelerinde temmuz ayında şimdiye kadarki en uzun ve en yoğun sıcaklık dönemi görüldü. Kuzey Kutup Dairesi çevresindeki bazı bölgelerde sıcaklıklar 30 dereceyi aştı.
Bilim insanları, bu durumun deniz ve kara ekosistemlerinde biyolojik çeşitlilik üzerinde ciddi baskı yarattığını, aynı zamanda Avrupa’nın su kaynaklarını da tehdit ettiğini belirtiyor.
Rapor, Avrupa Birliği’nin sera gazı emisyonlarını azaltma hedeflerini sürdürdüğünü de ortaya koydu. 2025’te yenilenebilir enerji kaynakları Avrupa’nın elektrik üretiminin yüzde 46,4’ünü karşılarken, güneş enerjisinin payı rekor kırarak yüzde 12,5’e ulaştı. AB’nin toplam sera gazı emisyonları, 1990’a göre yüzde 39 alzalarak ciddi bir düşüş gösterdi.
Ancak bilim insanları, mevcut ilerlemenin iklim krizinin hızını kesmek için hâlâ yetersiz olduğu uyarısını yapıyor. Avrupa’nın giderek daha sık ölümcül sıcak hava dalgaları, kuraklık, yangın ve su krizleriyle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.
Avrupa Komisyonu’nun yıl içinde iklim risk yönetimi ve dayanıklılık için yeni bir çerçeve açıklaması bekleniyor.